Posts Tagged "Tracy Hogg"

Uyku Eğitimi – Tavsiyelerim

Posted by on Ara 23, 2013 in Bebekle Hayat | 0 comments

Uyku Eğitimi – Tavsiyelerim

Uyku eğitimi konusunda tavsiyelerimi bir özet şeklinde toparlamak istedim. – Bebeğinizin uyku eğitimine ihtiyacı olduğuna emin olun. Uykuya geçmede çok zorlanıyorsa, en ufak ses veya harekette uyanıyor ve geri uyuyamıyorsa, gece uykuları çok bölünüyorsa ve bu kalitesiz uyku sebebiyle gün içinde huysuz, huzursuz ise uyku eğitimi vermeyi düşünebilitsiniz. Bebeğinizin gelişimi için kaliteli uyku çok önemli. Ayşe’nin hiç bir şey yapmaya hali ve isteği olmuyordu bazı günler. Ve anne bebeğin kesinlikle ihtiyacı olduğuna eminse yaparken daha tutarlı davranıyor. Kolay kolay vazgeçmiyor. Ayşe sakince yanına uzandığımda veya hafif bir pışpışla ağlamadan uyuyabilen bir bebek olsaydı, her gece 3 saatte bir uyanmasaydı ve her sabah 5’te tam uyanışa geçmeseydi uyku eğitimi vermeye gerek duymazdım. Günlük hayatı etkilenmişti kalitesiz uykudan. – Evde yaşayan herkes eğitim verilmesi konusunda anneye destek olmalı ve bebeğin ağlayacağını kabul etmeli. Ağlamadan uyku eğitimi olmuyor. Kontrollü ağlatmadan bahsediyorum, bebeği bir başına bırakıp ağlatmıyoruz tabii ki. Ama o bile zor. Anne yıpranıyor, üzülüyor. Dakikalarca sürebiliyor. Mesela ben artk 10. günde filandık, kapının dışında olmam gerekiyor, konuşuyorum, ama ağlama uzun sürdüğü zaman artık günlerin de verdiği birikimle kapıda onunla ağlıyordum, sürekli dua ediyordum. Murat da hep birazdan uyuyacak, merak etme, üzülme, çok yol kat ettin diye bana moral veriyordu. Birkaç günden sonra – ki ilk 3-4 günü atlatmak çok önemli – yeter artık çok ağladı, olmuyor, bırakalım derse baba, veya anneanne/babaanne, annenin bırakma ihtimali çok yüksek zaten çok hassas, dokunsan patlayacak durumda olabiliyor. Ben böyleydim, belki sizin bebeğiniz 3.günde öğrenecek ve iş bitecek. Ayşe biraz inatçı çıktı. Ve ben şunu farkettim, ben odasındayken ve konuşurken daha çok ağladı, ağlama değil de mızmız durumdayken sessizce kapıda beklediğimde kendi kendini daha rahat sakinleştirdi. Kriz olduğu zaman yatır-kaldır yaptım, o da sakinleştirdi. – Tüm yöntemleri okuyup kendinize en uygunu seçin. Benim gibi harman da yapabilirsiniz. İmkanınız varsa mutlaka bir uzmanla çalışın. Uyku eğitimi zorlu bir süreç, profesyonel destek çok iyi geliyor. Herşeyi yaptım ama olmuyor, yine uyanıyor dediğinizde uzman hemen sebebi buluyor ve düzene sokuyor. Ben Uyku Meleği’nden destek aldığımı yazmıştım zaten. – Bebekler birbirinden çok farklı, anneler de öyle. Bir arkadaşınızın yaptığı eğitim size uymayabilir. Ya da bebeğiniz kitapta önerilen bir programa tepki gösterebilir. Örneğin Ayşe kısa sabah uykusu, uzun öğle uykusu formülüne çok tepki gösterdi. Birikmiş yorgunluk ve gece uyanmaları olarak geri döndü bize. İkisini de eşit olarak 1-1.5 saat olarak uyumayı istedi. – Uyku eğitimini vermeye karar verdiğinizde bebeğiniz çok ağladığında vazgeçmemeye çalışın. Boşuna ağlatmış olmayın. 2-3 gün çok şiddetli ağlıyorlar. Yanında olun, sırtını sıvazlayın, kucağınıza alın, sustuğu anda yatağa geri bırakın. Ayşe’yi bıraktığım an tepinerek ağlamaya devam etti ilk geceler. Ama alıp koydum alıp koydum sonunda sakinleşip uyudu. Ağlarken terketmediğiniz sürece içiniz rahat olsun. Evet ağlıyor çünkü uyumayı bilmiyor. Sallanarak, pışpışla, emerek uyumayı biliyor. Kendi kendine uyumak bir kilometre taşı onun için. Kendi kendini sakinleştirmeyi, ve güvende hissederek uyumayı öğreniyor. – Bebeğiniz için sakin bir müzik, veya okyanus, deniz dalgası sesi gibi müzikler açın. Ben Ayşe doğduğundan beri Sleepy Sheep’in okyanıs sesini açıyorum. Bir de doğduğundan beri yatağında uyku arkadaşı var. Uyku eğitimi sırasında sarıldı, kollarını emdi, çok işe yaradı. Emzik almadığı için de bizim vazgeçilmezimiz oldu. Şimdi pusette uyumayı öğrettim, o zaman da uyku arkadaşı çok faydalı oldu. – Bir de kendim dahil herkese son tavsiye. Bu iş oldu, kesintisiz uyumayı başardı, artık rahatım diye birşey yok. Birkaç gece uyuyor, sonra bir gece herşey tepetaklak oluyor. Sebepli (diş, yorgunluk, gürültü vs) veya sebepsiz. Örneğin ben son yazıyı yazdıktan sonra Ayşe 2 gün çok düzensiz uyudu, çok sık uyandı. Ne olduğumu şaşırdım. Hani bitmişti dedim. Sonra yine düzene girdi. Şimdi 2.diş geliyor, bu akşam 2 kez uyandu, müdahale etmeden tekrar uyudu. Sabah kaçta kalkacağını merak ediyorum. Büyüme ataklarında, yürümeye başladığında...

Read More

Uzun İnce Bir Yol – Uyku Eğitimi Son Bölüm

Posted by on Ara 19, 2013 in Bebekle Hayat | 5 comments

En son 27 Ekim’de yazmışım uyku eğitiminin ilk gecesini. O zamandan beri hiç zaman bulamadım. Bebekle yalnız ilgilenince kendine tahminimden daha az vakit ayırabiliyormuş insan. Ayşe uyurken yemek mi yiyeyim, evi mi toparlayayım, iş mi yapayım derken bir bakıyorum uyanmış =) Bir de zaman bulamamayı geçtim insanın blog yazmak için kafasının sakin olması lazım. Benim uyku eğitimi esnasında çok da sakin, dingin olduğum söylenemezdi, emek ve sabır isteyen bir dönem gerçekten. Bayram tatilinde yani Ekim ortasında başlayan uyku eğitimimiz yaklaşık 1 ay sürdü. Neden bu kadar uzun sürdü diye şaşırmayın. Bebek pışpışsız, kucaksız, emmesiz uyumayı çok daha kısa sürede öğreniyor. 1 hafta maksimum. Ancak olay gece uyanmalarını bitirmek. Ben Ayşe’nin kilo alımı sınırlarda olduğu için gece emzirmesini uyku eğitiminden önce kesemedim. Eğitimin bir parçası yaptım. Önce ilk geceden itibaren pışpışı kestim. Ve bir daha hiç pışpışlamadım. Son hallerimden sonra artık söz vermiştim kendime. Yazmış mıydım hatırlamıyorum. Ayşe’yi son zamanlarda pışpışlarken korkuyordum beline, omurgasına falan bir zarar vereceğim diye. O kadar tatminsiz olmuştu ki, çok şiddetli pışpışlanınca uyuyabiliyordu. 45.dakikadaki uyku döngüsünde uyanınca da aynı şiddette bir pışpış bekliyordu. Neyse ki bir daha hiç yapmadım. Ayşe’nin zaten ağlayarak uyuyabildiğini, uyanınca geri dalamazsa çok sinirlenip ağlama krizine girdiğini de yazmışımdır. Benim uyku eğitiminde ağlatmaktan çekinmememin sebebiydi bu halleri. Öyle de ağlıyor böyle de diyerek en azından vicdanım rahat bir şekilde devam ettim. Ve sonu iyi olacaktı onun için. Düzgün, deliksiz uyumayı öğrenecekti. Şimdi 5-6 saat kesintisiz uyuyorum da görüyorum o bile ne kadar farklıymış. Onun için de sürekli uyandığı bir gece uykusu çok verimsiz oluyor, bütün günü de huysuz ve huzursuz geçirmesine neden oluyordu. Yaklaşık 1 ayı özetlersem, ilk 3 gün elim sırtında, sonraki 3 gün yatağın yanında, sonraki 3 gün kapıda, sonraki 3 gün de kapıyı kapatıp dışarda durarak devam ettim tüm uykularında. Tabii ki banyo ve emme/biberon sonrası uykusu en kolayı. Sabah uykusu ikinci sırada. Öğlen ve öğleden sonra uykuları ise en inatçı uykular. Ayşe ilk ay hep sabah 05:00-05:30 gibi uyanmaya devam etti. O nedenle ilk sabah uykusu da kolay oluyordu. İlk gün 15 dakika ağladı, sonraki günler eğer doğru zamanda yatırırsam ağlama süreleri git gide azaldı. Hala uykuya ağlayarak geçiyor. Bu onun tarzı. Gece uyanmaları gün içinde uyuduğu uyku sürelerine göre çok değişken oldu. Bazı geceler 6-7 saat hiç uyanmadı, bazı geceler 2 saatte bir uyandı. Nerede durmam gerekiyorsa orada durdum. Hep konuştum. Sesimi hep duydu. Bazı geceler uzun uzun ağladı, içim burkulsa da dua ettim sadece. Ve içimden hep “şimdi müdahale edersen bütün ağlatmalar boşa gidecek” diye geçirdim. Ancak kriz durumunda gidip kucağıma alıp sakinleştirip tekrar yatırdım. Emzirmeyi kesmeyi de şu şekilde yaptım. 19:00’ya yatarken tok olduğuna emin olduğum için geceyarısından önce uyanırsa açlık olmadığını bildiğim için hiçbir şey vermedim. Gece 12’de 120cc biberonla anne sütü verdim. 2 saat sonra yine uyanınca ilk geceler az rezene verdim, birkaç gece sonra vermedim, ve uyanmamaya başladı. 05:00’te kesin uyanış yapıyordu, o zaman da mecbur emziriyordum. Emzirdıkten sonra yerine geri yatırıyordum ama uyumuyordu. 15 günden sonra 7.ay kontrolünde iyi kilo aldığını öğrenince gece emzirmesini kesmek için yeşil ışık yaktı doktorumuz. 120cc verdiğim anne sütünü 100cc-80cc-60cc-40cc-20cc şeklinde keserek tamamen bitirdim. Uyandığı zaman çok ağlarsa rezene de vermedim, yatır kaldır yaptım. İlk gece 10 dakika ağladı, 10-15 kez yatır-kaldır yaptım, sonraki geceler ağlama süreleri git gide azaldı ve uyanma bitti. Tek sorunumuz kalmıştı. O da sabah 05.00 uyanmalarıydı. Gün içinde güzel uyuyordu. Sabah 1.5 saat, öğlen 2 saat, eğer 1 saat uyursa akşamüzeri 45 dakika yedek uyku. Akşamüzeri uykuları çok inatçı oluyordu ve çok ağlıyordu, ben de çoğunu slingde uyuttum. Her gün yürüyüşe başlamıştım, 45 dakika çok keyifle uyuyordu. Bu da one uyku eğitimi hediyem oldu. En zorlandığı uykuyu bayıla bayıla slingde...

Read More

Uyku eğitimi – 3. Aydan 6.aya uyku geçmişimiz

Posted by on Eki 23, 2013 in Bebekle Hayat | 4 comments

Evet nerede kalmıştık, kucakta pışpışlayarak uyutuyordum ama yine uykuya geçerken uzunca ağlayıp yerine yatırdığımda uyanıyordu. Uyutmam bir saati geçiyordu. Dizlerimden sonra belim de artık alarm veriyordu. Ve kendi kendime dedim ki, zaten kucağımda da ağlıyor, bari yatağına koyayım orada ağlasın. İlk 3 ay ağlamaması için elimden ne geliyorsa yaptım. Artık yavaş yavaş alışabilir, ağlayarak yorgunluğunu, stresini atabilir. Birkaç akşam tepindi yatakta, kucak istiyoruuuum sallanmak istiyoruuuum dercesine ağladı. Ben de konuşa konuşa, okşaya okşaya pışpışlıyordum. Sevgili Seride tavsiyelerini verirken hep sabırlı ve tutarlı olmamı önermişti. Ve ilk 3-4 gün zor olabilir sonra kolaylar demişti. Aynen öyle oldu. Yavaş yavaş tepinmeleri azalttı, pışpış uzun sürse de yine de yatağında uyuduğu için mutluydum. 3.ve 4.aylardayız. Akşam yatış saati ve gece uyanmaları konusunda yine Seride’nin önerileri çok işime yaradı. Kaçta uyursa uyusun 06.00’da güneşin doğuşuyla uyandığı için yatış saatini 19:30’dan önce 19:00’a, sonra 18:30’a çektim. Bunu da öğleden sonra 17:00’den sonra uyumamasını sağlayarak yaptım. Gece uyanmalarına gelince. Akşam 18:30’da uyuyup 00:00’dan önce uyanmıyordu. Hatta bazen 02.00’yi buluyordu. Sonra ilk uyanıştan 3 saat sonra ve 06:00’da tam uyanıyordu. 3.ayda geçirdiği büyüme atağında 4-5 gün gece saat başı uyandı. Neyse ki uzun sürmedi. Bodrum’dan döndüğümüzde ilk hafta kabus gibiydi. Hem gün içinde hem gece çok huzursuzdu. Hem evi yadırgamış hem de yatağına ilk kez yatmıştı. 10 gün alışması için mümkün olduğunca evde yatağında uyuttum. Bodrum’da yanına koymaya başladığım uyku arkadaşını hep dibine soktum ki tanıdık birşey olsun, iyi hissetsin. Her uyanışında yanına gittim, pışpışladım. Kimi zaman uyudu kimi zaman uykusu olmasına rağmen oyunu tercih etti ama uykusunu yeterince almadığında 15 dakika sonra yine yorgunluktan ağlıyordu. 45 dakika uyku ona kesinlikle yetmiyordu 4 aylıkken. 1,5 saat uyudu mu kendine geliyordu. 3-4 aylıkken uyku rutini genelde şöyleydi: 06:00 uyanış 08:30 uyku 45 dakika 11:00 uyku 1,5-2 saat 15:30 uyku 45dakika- 1 saat 18:30 akşam uykusu Bu arada Bodrum’da çok sevdiğim bir arkadaşımla uyku sohbeti yapıyorduk. Bana bir arkadaşının bebeğine yaptığı uyku eğitiminden bahsetti. Gina Ford’un uyku kitabını al ve yap bak göreceksin çok iyi olacak dedi. Bu ismi ilk kez duymuştum. Zaten ben Ayşe’nin uyku eğitimine ihtiyaç duyan bir bebek olduğunu uzun zamandır biliyordum ve bu konuda kitap ve blog okumaya başlamıştım. Tracy Hogg’un uyku bölümlerini, Kim West’in İyi Uykular Tatlı Rüyalar El Kitabı’nı, tecrubesiyle ve tüm yaklaşımlara hakimliğiyle bu konuda bayağı uzmanlaşmış olan canım İrem’in (Slingomom) uyku üzerine tüm yazılarını (bu hafta yine uyku yazmaya başladı, mutlaka okuyun, tüm yaklaşımları özetliyor) sevgili Eren’in blogundaki yazıları, ve Gina Ford’u araştırırken karşıma çıkan Koç Ahu’nun yazılarını okudum. 5.aya girdiğimizde doktoruna gece emzirmesini kesebilir miyim diye sordum, çünkü uyku eğitiminde bu önemli bir noktaydı. Bebeğe kendi kendine uyumayı, uyanınca tekrar dalmayı öğreterek, gece boyu kesintisiz uyku sağlamaktı amaç. Doktorumuz izin vermedi çünkü Ayşe’nin kilo alımı sınırdaydı. Tamam dedim, bekleriz, acelemiz yok. Bu arada da kitap gelir. Türkçe çevirisini baskısı bitmesine rağmen internetten buldum, bulmaz olsaydım, berbat bir özet çeviri, hiç bir şeye benzemiyor. (Sağolsun arkadaşım Londra’dan getirdi orijinal kitabı.) Ve 5.ay uyku durumu özeti şöyleydi: Günün hangi saati olursa olsun uykuya geçişte ağlamalar arttı. Pışpış pışpışlıktan çıktı bir nevi yatığı yerden sallamaya benzedi çünkü asla tatmin olmuyordu. 45.dakikada mutlaka uyanıyor pışpışlanmak istiyordu. Biraz geç kalırsam uykusu açılıyor ve sonrasında uykusuz kaldığı için huysuzluk tavan yapıyordu. Ben de 40.dakikada yanına gidip sessizce uyanır gibi olduğunda pışpışı basıyordum çoğu zaman işe yarıyordu. (Tüyo SlingoMom’dan, canım arkadaşım her soruna pıt öneri pıt çözüm) Yani sonuç olarak Ayşe uyku konusunda ilerleme değil gerileme kaydediyordu. Tamam yatağında uyuyordu ama bu ağlamalar her gün artarsa kucakta sakinleştirdiğim için gitgide kucakta uyutmaya geri dönüş olacak gibiydi. O kadar da akıllı ki ağlamasına dayanamadığımı biliyor. Tut beni kucağında diye ağlıyor. Ama ne o sağlıklı uyuyor (yatağına koyduğumda...

Read More

Uyku eğitimi – 3. Aydan 6.aya uyku geçmişimiz

Posted by on Eki 23, 2013 in Bebekle Hayat | 4 comments

Evet nerede kalmıştık, kucakta pışpışlayarak uyutuyordum ama yine uykuya geçerken uzunca ağlayıp yerine yatırdığımda uyanıyordu. Uyutmam bir saati geçiyordu. Dizlerimden sonra belim de artık alarm veriyordu. Ve kendi kendime dedim ki, zaten kucağımda da ağlıyor, bari yatağına koyayım orada ağlasın. İlk 3 ay ağlamaması için elimden ne geliyorsa yaptım. Artık yavaş yavaş alışabilir, ağlayarak yorgunluğunu, stresini atabilir. Birkaç akşam tepindi yatakta, kucak istiyoruuuum sallanmak istiyoruuuum dercesine ağladı. Ben de konuşa konuşa, okşaya okşaya pışpışlıyordum. Sevgili Seride tavsiyelerini verirken hep sabırlı ve tutarlı olmamı önermişti. Ve ilk 3-4 gün zor olabilir sonra kolaylar demişti. Aynen öyle oldu. Yavaş yavaş tepinmeleri azalttı, pışpış uzun sürse de yine de yatağında uyuduğu için mutluydum. 3.ve 4.aylardayız. Akşam yatış saati ve gece uyanmaları konusunda yine Seride’nin önerileri çok işime yaradı. Kaçta uyursa uyusun 06.00’da güneşin doğuşuyla uyandığı için yatış saatini 19:30’dan önce 19:00’a, sonra 18:30’a çektim. Bunu da öğleden sonra 17:00’den sonra uyumamasını sağlayarak yaptım. Gece uyanmalarına gelince. Akşam 18:30’da uyuyup 00:00’dan önce uyanmıyordu. Hatta bazen 02.00’yi buluyordu. Sonra ilk uyanıştan 3 saat sonra ve 06:00’da tam uyanıyordu. 3.ayda geçirdiği büyüme atağında 4-5 gün gece saat başı uyandı. Neyse ki uzun sürmedi. Bodrum’dan döndüğümüzde ilk hafta kabus gibiydi. Hem gün içinde hem gece çok huzursuzdu. Hem evi yadırgamış hem de yatağına ilk kez yatmıştı. 10 gün alışması için mümkün olduğunca evde yatağında uyuttum. Bodrum’da yanına koymaya başladığım uyku arkadaşını hep dibine soktum ki tanıdık birşey olsun, iyi hissetsin. Her uyanışında yanına gittim, pışpışladım. Kimi zaman uyudu kimi zaman uykusu olmasına rağmen oyunu tercih etti ama uykusunu yeterince almadığında 15 dakika sonra yine yorgunluktan ağlıyordu. 45 dakika uyku ona kesinlikle yetmiyordu 4 aylıkken. 1,5 saat uyudu mu kendine geliyordu. 3-4 aylıkken uyku rutini genelde şöyleydi: 06:00 uyanış 08:30 uyku 45 dakika 11:00 uyku 1,5-2 saat 15:30 uyku 45dakika- 1 saat 18:30 akşam uykusu Bu arada Bodrum’da çok sevdiğim bir arkadaşımla uyku sohbeti yapıyorduk. Bana bir arkadaşının bebeğine yaptığı uyku eğitiminden bahsetti. Gina Ford’un uyku kitabını al ve yap bak göreceksin çok iyi olacak dedi. Bu ismi ilk kez duymuştum. Zaten ben Ayşe’nin uyku eğitimine ihtiyaç duyan bir bebek olduğunu uzun zamandır biliyordum ve bu konuda kitap ve blog okumaya başlamıştım. Tracy Hogg’un uyku bölümlerini, Kim West’in İyi Uykular Tatlı Rüyalar El Kitabı’nı, tecrubesiyle ve tüm yaklaşımlara hakimliğiyle bu konuda bayağı uzmanlaşmış olan canım İrem’in (Slingomom) uyku üzerine tüm yazılarını (bu hafta yine uyku yazmaya başladı, mutlaka okuyun, tüm yaklaşımları özetliyor) sevgili Eren’in blogundaki yazıları, ve Gina Ford’u araştırırken karşıma çıkan Koç Ahu’nun yazılarını okudum. 5.aya girdiğimizde doktoruna gece emzirmesini kesebilir miyim diye sordum, çünkü uyku eğitiminde bu önemli bir noktaydı. Bebeğe kendi kendine uyumayı, uyanınca tekrar dalmayı öğreterek, gece boyu kesintisiz uyku sağlamaktı amaç. Doktorumuz izin vermedi çünkü Ayşe’nin kilo alımı sınırdaydı. Tamam dedim, bekleriz, acelemiz yok. Bu arada da kitap gelir. Türkçe çevirisini baskısı bitmesine rağmen internetten buldum, bulmaz olsaydım, berbat bir özet çeviri, hiç bir şeye benzemiyor. (Sağolsun arkadaşım Londra’dan getirdi orijinal kitabı.) Ve 5.ay uyku durumu özeti şöyleydi: Günün hangi saati olursa olsun uykuya geçişte ağlamalar arttı. Pışpış pışpışlıktan çıktı bir nevi yatığı yerden sallamaya benzedi çünkü asla tatmin olmuyordu. 45.dakikada mutlaka uyanıyor pışpışlanmak istiyordu. Biraz geç kalırsam uykusu açılıyor ve sonrasında uykusuz kaldığı için huysuzluk tavan yapıyordu. Ben de 40.dakikada yanına gidip sessizce uyanır gibi olduğunda pışpışı basıyordum çoğu zaman işe yarıyordu. (Tüyo SlingoMom’dan, canım arkadaşım her soruna pıt öneri pıt çözüm) Yani sonuç olarak Ayşe uyku konusunda ilerleme değil gerileme kaydediyordu. Tamam yatağında uyuyordu ama bu ağlamalar her gün artarsa kucakta sakinleştirdiğim için gitgide kucakta uyutmaya geri dönüş olacak gibiydi. O kadar da akıllı ki ağlamasına dayanamadığımı biliyor. Tut beni kucağında diye ağlıyor. Ama ne o sağlıklı uyuyor (yatağına koyduğumda...

Read More