Posts Tagged "tıkanan göğüs kanallarını açma"

Annelerden Sütlü Tarifler – 155

Posted by on Kas 28, 2012 in Emzirme Deneyimleri | 0 comments

Bugün Sütlü Tarifler yine Twitter‘dan tanıdığım sevgili Fulden Anne’den. Tüm annelere bol sütler diliyorum ve sizleri Fulden Anne’nin emzirme deneyimleri ve tavsiyeleriyle başbaşa bırakıyorum.  1- Bebeğini emzirirken hissettiklerini 3 kelimeyle anlatabilir misin? Sadece 3 kelimeyse: huzur, bağlılık, ihtiyaç. Açmam gerekirse, bebeğin duyduğu huzur, ikimizin arasındaki bağlılık ve onun bana duyduğu ihtiyaçtan bahsediyorum. 2- Bebeğinle ıssız bir adada kalsan sütünü arttırmak için yanına alacağın 3 şey ne olurdu? Ben bu konuda doğadaki diğer memelileri ama özellikle de inekleri  örnek alıyorum. Onlar ot yedikçe sütleri çoğalıyor, otlar hem besleyicilik açısından süt kalitesini artırıcı özellikte, hem de bol su içerdiği için ve sütün de temel kaynağı H2O olduğu için bence en gerekli şey. Aslında yanıma 3 şey almaz, adadaki su ve yeşillikle ihtiyacımı giderirdim. Ama illa alacaksam, ananas, bulgur ve dereotu alırdım =) 3- Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyen ne olur? Sütlerinin ne kadar olduğuyla kafayı bozmasınlar =) Hiç gerek yok. Çocuk kendisi içeceği kadar içer zaten. 4- Emzirme döneminde yaşadığın en  komik olay neydi? Tek bir olay değil de, eşimle çok güldüğümüz bir şey var, Begül meme emerken öbür memeyi de sanki bırakırsa kaçacakmış gibi eliyle tutuyor. Bir de arada emmeyi kesip memeye bakarak bir şeyler anlatıyor, bağırıp çağırıyor, konuşuyor onunla, sonra emmeye devam ediyor. Bu memeyle olan haşin ilişkisine çok gülüyoruz. 5- Emzirmeye başladığın andan itibaren en sinir olduğun soru neydi, şimdiki aklın olsa nasıl cevap verirdin? Bazen bazı mekanlarda emzirmem gerekiyor kızımı. Mesela en son Midpoint’e gitmiştik kardeşimle. Kardeşim de bana Midpoint’in ortasında nasıl emzirebildiğimi sordu. Kendisinin asla böyle birşey yapamayacağını söyledi. Ben de ona “Sen hele bir doğur da bakayım çocuk ağladığında nerede ne şekilde olduğuna bakacak mısın yoksa örtünü örtüp emzirecek misin” diye cevap verdim. İnsanlar emzirmenin yeri zamanı olduğunu düşünüyorlar, bu beni biraz kızdırıyor Ek bir notu var Fulden Anne’nin: Tek bir tavsiyeyi “altın” diye niteleyemem aslında ama; eğer emzirirken çektikleri göğüs sıkıntıları onları bezdirecek gibi geliyorsa buna kanmasınlar, çok kısa süre sonra geçiyor. Yani ne kadar çok emzirirlerse, göğüsler o kadar hızlı iyileşiyor. Korkacak bir şey yok =) Ben ilk 3 ay iki göğsümle de ilgili çok fazla sıkıntı çektim, ama şimdi 10. ayımıza girdik ve hala efektif şekilde emziriyorum.  Emzirme döneminin başlarında, öncesinde emzirme hakkında ne kadar okursanız okuyun, deneyimlemeden anlamayacağınız bir süreç gelişiyor. En basitinden ilk göğüs tıkanıklığında dehşete düşüyor insan, şaşıp kalıyor, bunların hiç önemi yok. Çok kısa süre sonra, özellikle de sütün kolay kolay kesilmediğini, azalmadığını anladıktan sonra, emzirme işinin %99’unun kafada bittiğini anladıktan sonra, her şey daha kolay oluyor. Hatta sonradan o göğüs tıkanıklıklarını falan bile özlüyor insan.   Fulden Anne’nin blogunda emzirme dönemiyle ilgili paylaştığı yazıları da okumanızı öneriyorum: http://fuldeninbebegi.blogspot.com/2012/02/ooo-memintolar-da-tombiktoymus.html http://fuldeninbebegi.blogspot.com/2012/03/meme-diyeni-dinlenerek-dovme-istegi.html...

Read More

Sütü en çok artıran şey: İnanç

Posted by on Şub 7, 2012 in Blog, Emzirme, Emzirme Deneyimleri | 4 comments

Bugünkü konuğum hem LeiLeo sayesinde tanıştığım sonrasında Twitter‘da yeniden buluştuğum sevgili Serina Anne. Twitter’da emzirme deneyimlerini ve tavsiyelerini yeni annelerle paylaşacak gönüllü anneler arıyorum dedikten çok kısa bir süre sonra e-posta adresime yazmıştı bile. Soruları cevaplamak yerine kendi hikayesini paylaşmak istedi yeni annelerle. Sütü en çok artıran şey: İnanç Sanırım hayatımda herhangi bir şey için bu kadar çok çaba sarfetmemiştim. Sanki tüm güçler emzirmeme karşı birleşmisti ve ben aylarca onlarla savaştım ve hala da savaşmaya devam ediyorum… Hamileliğimin son dönemi oldukça zor geçti. Babam çok hastaydı, bu yüzden çok stresliydim. Normal doğumu çok istememe rağmen 39. hafta sonunda birden ”ya önce babama birşey olursa” korkusuyla sezaryen olmaya karar verdim. Alp gayet sağlıklı doğdu ve tüm hamileliğim boyunca gözümde büyüttüğüm doğum olayı aslında çok da çabuk ve problemsiz halledilmiş oldu ve o an anladım ki asıl iş doğurmakta değil süt vermekteydi. 2. gün hastanede hemen çok kilo verdi diye 30 cc mama verdiler. Ağlaya ağlaya oğlumun mamayı lıkır lıkır içişini izledim. Hemşirelere çok kızdım, herkese kırıldım. “Ben ona yeterim” diye bağırıp çağırdım. Sütüm az diye kimse buna inanmadı, eve giderken yanımıza bir kutu mama da verildi. O mamanın kutusu açıldı. Bir kere bile kullanılmadı. O kadar çok inandım ki süt verebileceğime, canım oğlumun da yardımıyla ilk ay sadece memeden süt verdim. 20. gün pompa yapmaya başladım. Durum fena görünmüyordu. Süt artırsın diye bol bol su içiyordum ama herkesin söylediği gibi sadece su pek işe yaramıyordu. 2. ayımda tahin helvasını keşfettim. Şahane işe yaradı. Gel gör ki azı karar çoğu zarar lafı da doğru zira göğüslerim deli gibi tıkanmaya başladı. (Sonradan keşfettik ki tahin helvası sütü iyice yoğunlaştırıyor, bu da kanalların daha çabuk tıkanmasına sebep oluyor) Bodrum’da tatilde bir gece deliler gibi hastane gezdik tıkanan göğüslerimi açabilen birini buluruz umuduyla, ama nafile. Doktorumun tavsiyesiyle kaynar suyun altında cayır cayır yanarak masaj yaparak ve sonrasında tam 2,5 saat pompa yaparak göğüslerimi açtım. Ağlaya ağlaya… Sıcak kompres, nazik masaj falan hiçbir işe yaramadı, benden tavsiye boşuna zaman harcamayın başınıza gelirse. Sonrasında çok tıkanma oldu ama o büyük belayı atlattıktan sonra hep aynı yöntemle o problemi çözdüm. Çoğu zarar verirken bu sefer azalma eğilimi başladı. Oğlum aç kalıyor diye üzülerek tahin helvaları, hurmalar, malt içeceği vs. yüklendim durdum. İşe yaradı bu arada ama hep kendi kendimi telkin ederek “bitmeyecek sütüm” diyerek bugüne kadar geldim. Alp’in 3. ayı dolduğu gün babamın cenazesi oldu. Ben perişan bir halde cenazede sadece kendime “sütüm gitmeyecek, sütüm gitmeyecek” diye mırıldandığımı hatırlıyorum. O gece ateşlendim üzüntüden. 3 gün 40 derece ateşle yattım. Üzüntü ve stres süt ateşine sebep oluyormuş ( çok tıkanık kalırsa da aynı şey oluyor) Ateşler içinde yine “sütüm bitmeyecek” diye mırıldandım durdum. Hep emzirdim hiç pompa yapmaktan vazgeçmedim. Bazı sefer 150 cc, bazı sefer 20 cc çıkıyordu göğsümden ama ben hiçbir zaman “bitti, yeter” demedim. Alp şu an 6,5 aylık. Ek gıdalara başladık ve çok da iyi gidiyor. Sütüm öncelere nazaran çok azalmış olsa da halen telkinle süt vermeye devam ediyorum. Zaten oğlum asla formül mama içmeyi kabul etmiyor. (2 kere denedik, nefret etti) Mümkün olduğunca emzirmeye calışıyorum. Sadece pompa yapmak sütü kesinlikle azaltıyor. Bu ara yeni bir süt artırma yöntemi keşfettim, onu uyguluyorum oldukça işe yarıyor. Her gün 7 kuru incir ve 1 havucu 5 dakika haşlayıp suyunu içiyorum öğle yemeğinden sonra. 21 gün bunu yapmak gerekiyormuş. Özetle süt vermek için inanç ve istek en önemli öğeler, onlara su, iyi beslenme, tahin helvası ve kuru hurma eklenince bebeğinizi en azından 6 ay sadece kendi sütünüzle beslemek gayet mümkün...

Read More