Posts Tagged "süt pompalama"

Sağarsan bağ, sağmazsan dağ olur

Posted by on Tem 17, 2013 in Bebekle Hayat, Emzirme | 2 comments

Doğumdan eve geldiğimiz anda ilk yaptığım iş pompayı salonun baş köşesine koymak oldu. Ayşe sarılıktan dolayı mütemadiyen uyuyor, emmeyi de beceremediği için ilk düzgün öğünlerini hazır etmem gerekiyordu. Emzirmenin en önemli noktalarından biri sağmak bence. Bazı bebekler ilk günlerde iyi ememiyor, veya çabuk doyuyor. Sütün artması ve göğüslerin boşaltılması için çok gerekli sağmak. Bebeğiniz iyi emse de emzirme sonralarında 10 dakika sağarsanız sütünüz artar, hem de göğüslerinizde süt birikerek kanal tıkanıklığı ya da mastite neden olmaz. Ben de doğumdan sonraki ilk gün itibariyle 2. ayın ortalarına kadar 3 saatte bir düzenli olarak sağdım. İlk hafta doktorunun yönlendirmesiyle 3 saatte bir 30-40cc verdim. 3 saatten fazla uyursa uyku arasında ver, daha uzun süre aç kalmasın dedi. İkinci hafta 50cc ve giderek yavaş yavaş arttı. Biberondan memeye geçtiğimiz zaman 80cc’de kaldı ve sonra direkt memeden aldığı ve doyunca bıraktığı için ne kadarla doydu bilmiyorum. Emmeye başladığı zaman da emmediği göğsü sağdım. 2.ayın ortalarından sonra Ayşe’nin koliği nedeniyle – bu da ayrı bir yazı konusu- pek sağamadım. Sağarken ilk hafta sarı renkli ilk süt geldi. En kıymetli sütler. “Anne sütü ve doğumdan sonra gelen ilk sarı süt ishal, solunum yolu enfeksiyonu gibi hastalıklardan koruyor. Anne sütü ile beslenmiş çocuklar astım, alerji, çocuk diyabeti gibi hastalıklara karşı daha dirençli oluyor ve kanser oranının daha düşük olduğu biliniyor. Anne sütünün içinde yeterli demir olduğu için, emzirilen bebeklerde kansızlık görülmez. Ayrıca anne sütü alan bebeklerde, pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.” Kaynak: Unicef.org Geceleri de mutlaka Ayşe’yi besledikten sonra yatırıp sağmaya gidiyordum. Evet gece sağmak zor, uyku çok tatlı geliyor. Zaten vücut yorgun, uyumak istiyor ama iki gece çok yorgunum sağmayıvereyim dedim, süt ateşi oldum. Yatağın içinde titrer halde buldum kendimi. Göğüslerim şişmiş, kıpkırmızı olmuştu. Hemen sıcak duşa girdim, çok sıcak su tutarak göğüslere masaj yaptım. Çıkar çıkmaz 20 dakika sağdım ve sonrasında soğuk kompres yaptım. Daha fazla süt salgılama olmasın, ve kızaran göğüsler rahatlasın diye. 3 saatte bir sağma tempoma devam ettim. Daha sık sağılırsa vücut daha çok üretiyor ve şişkinlik, hassasiyet devam ediyor. İlk ateşte – 2 gün sürdü – ilaç almadan indirmeyi başardım. 1 hafta sonra düzenli sağmama rağmen yine oldu. Bu kez halsiz dolaşmak istemedim, çünkü annemin dönmesine 1-2 gün kalmıştı. Minoset aldım ve sıcak duş, masaj, sağma ve soğuk komprese devam ettim. Sağdığım sütlerin bir kısmını taze taze Ayşe’ye verip, bir kısmını da depoladım buzluğa. Lansinoh süt saklama posetlerini kullandım. Üzerlerine tarih, saat ve miktar yazarak. Biz emzirme eğitimini alırken yani 3 yıl önce süt saklama koşulları daha farklıydı. Sağlık Bakanlığı geçen yıl şöyle revize etti: “Anne sütü uygun kap/torba içerisinde; dışarıda 3 saat, buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay saklanabilir” Buzdolabında da kapağa değil, üstteki 0 derece olan bölüme koymak daha iyi. Bir kere annemle yalnız bıraktım Ayşe’yi. Olur da dolaptaki yetmezse diye (daha doğrusu annemin içi rahat etsin diye) 1 gece önceden buzdolabına indirdim. Acil ihtiyacım olduğunda ise ılık-sıcak suyun altına tutarak ya da ılık-sıcak arası su dolu kap icine oturtarak (benmari usulü) çözdürdüm. Çözülen sütü çok az ve yavaşça çalkalayıp biberona koymak gerekiyor. Çok ve hızlı çalkalamak da sütün proteinlerini öldürebiliyor. Dondurucudan indirilen süt ısıtılmazsa 24 saat dayanıyor. Zaten daha uzun kalınca bozulduğunu anlarsınız. Kesik kesik oluyor ve kokusu bir garip oluyor. Isıtılan sütün 1 saat icinde bitmesi gerekiyor. Sütlerimi depolarken “umarım hep sütüm iyi olur ve bunları ihtiyacı olan bir bebeğe veririm” dedim içimden. Çok şükür ki öyle oldu. Canım Özge’nin lokumları Asım ve Yade’nin süt annesi oldum. Ne büyük mutluluk! Süt sağma konusunda en önemli tavsiyelerimden biri de şu, pompa yaparken iyice oturtup süt akmaya başladıktan sonra hiç bakmayın, ne kadar geldi, kaç cc oldu diye. Süt utangaçtır, baskıya gelemez. Ben hep...

Read More

Emzirme hikayemiz – 2

Posted by on Tem 16, 2013 in Bebekle Hayat, Emzirme | 2 comments

İlk 10 gün emziremediğimi, hep sağıp verdiğimi yazdım dün. Ama her gün dua ettim. Umarım biberona alışıp memeyi reddetmez diye. Geçtiğimiz 3 yıl boyunca annelere destek vermeye çalıştığım emzirmenin keyfini kendim yaşayamazsam diye korktum. Aynı benim gibi erken doğum yapan arkadaşlarımla konuştum. Onların bebekleri alışmamıştı ve memeyi bir süre sonra almıştı. Her biberon verişimde Ayşe”benim güzel kızım, çenen güçlensin güzel güzel emersin” diye konuştum hep. Doktoruna emzik versem çenesi güçlenip memeyi alır mı diye sorduğumda, gerek yok, biberon alıyor, onunla yeterince güclenir demişti. Açıkçası ben de biberonu bırakıp memeye iyice alışınca emzik denemek istiyordum. 10.günden sonra sarılığımız iyice düşüşe geçince yavaş yavaş meme denemelerini artırdım. Çekişi çok kuvvetsiz olduğu için göğsümün ucu çıkamıyordu, dolayısıyla Ayşe de kavrayamıyordu. Philips Avent’in Niplette isimli göğüs ucu çıkartıcı ürününü denedim. İçe dönük göğüs uçları için yapılmış bende öyle bir durum yoktu ama belki daha çıkık olursa minik ağzıyla daha rahat kavrar dedim. Ve işe yaradı. Bir gece boyunca göğsümde tutuyordum. Sabaha iyice çıkmış oluyordu. Fakat Ayşe yine de çok kısa süre çekebildiği için yine düzleşiyordu. Birkaç gün böyle devam ettik, birkaç dakika meme sonra biberon. Annem 20 gün yanımdaydı, sürekli biberon yıkama ve steril etme halindeydi. Mutfakta sürekli bir faaliyet =) Sterilizatör olarak da Avent kullandım, büyük boyunu, iki kat olduğu için pompanın tüm aparatlarını ve biberonları aldı, çok kullanışlı. Annemin gidişi yaklaşırken Ayşe de yavaş yavaş toparlanıyordu. Bir gün yine biberon verirken Avent’in silikon göğüs uçlarını hatırladım, doğumdan önce Ceylancım vermişti, kullanmasına gerek kalmamış, bana devretmişti. Lohusa kafası işte, ancak aklıma geldi. Doğum çantası hazırlayabilseydim içine mutlaka atacaktım halbuki. Ama aniden olduğu için eve gelince de kafamı uzun süre toparlayamadım. Neyse, silikon uçları bir deneyeyim dedim. Ayşe daha uzun memede kaldı. Ama çabuk yoruldu, yine biberonla takviye yaptım. Annemin gideceği gün yani 20.gün artık sadece silikon uçlarla emiyordu. Biberon sadece yedek olarak buzdolabında duruyordu. Olur da gece uyanınca emmek istemezse diye. Ama çok şükür gerek kalmadı. Her gün inandım, her gün dua ettim, Ayşe’yle konuştum ve sonunda silikon uçla da olsa emzirmeye başladım. Eğer emmeseydi de dünyanın sonu değildi. Ama hem emzirmek bebekle çok güzel bir bütünlük, hem de sağıp biberonla vermek çok daha meşakkatli. Silikon ucu da yaklaşık 10 gün kullandık ve sonra tamamen başbaşa kaldık. Emzirmek gerçekten çok güzelmiş, insan emzirememe durumunu yaşayınca değerini daha da biliyor, şükrediyormuş. Siz de ilk günlerde bunları yaşarsanız inancınızı kaybetmeden her gün deneyin, bebeğiniz emmese de memede tutun, konuşun, farklı emzirme pozisyonları, benim gibi yardımcı emzirme aksesuarları deneyin. Yine de olmazsa üzülmeyin, sütünüz mutsuzluktan etkilenmesin. Bol bol sağıp bebeğinizi gözlerinin içine baka baka, aynı emziriyormuş gibi besleyin. Sağma tempom bir sonraki yazıda. Tüm annelere bol sütler, keyifli emzirmeler…...

Read More

Annelerden Sütlü Tarifler – 178

Posted by on Oca 11, 2013 in Emzirme Deneyimleri | 0 comments

Haftanın son sütlü tarifleri sevgili Ayşegül Anne’den, nam-ı diğer Anne Müdürü’nden geliyor. Twitter‘dan, Instagram‘dan bol bol yazışıyoruz, yüz yüze tanışmayı da hevesle bekliyorum. Kızımın adaşı lokum Ayşe’yi görmeyi ve öpmeyi de… Ve işte Anne Müdürü’nden sütlü tarifler: 1- Bebeğini emzirirken hissettiklerini 3 kelimeyle anlatabilir misin? Ben iki çocuğumu da emziremedim. Oğlumda doğru emzirmeyi bilemediğimden ve sabredemediğimden sanırım (ki bunun hala vicdan azabını çekmekteyim) kızımda ise kuvözde kaldığı dönemde her ne kadar her seferinde önce memeye tuttursak da emme gücünün gelişmemiş olmasından üstüne de biberonun rahatlığına alışmasından emziremedim. Ancak sonrasında eve kiraladığım pompa ile 8,5 ay sürekli sütümü sağdım ve onu içirdim. 8,5 ay sonunda sürekli sütü sağmaktan göğüslerim tekrar yara olmaya başlayınca sağmayı bırakmak zorunda kaldım. 2- Bebeğinle ıssız bir adada kalsan sütünü arttırmak için yanına alacağın 3 şey ne olurdu? Beni strese sokmayacak, bol bol gülüp eğleneceğim eş, dost, arkadaş, (huzur), su ve su 3- Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyen ne olur? Etraflarında kendilerini rahatsız edecek her türlü şeyden uzak dursunlar. Emzirmeyle ilgili her şeyi çok bilenlere körü körüne inanmasınlar, herkesin doğrusu kendine çünkü ve çok çok su içsinler. Her 3 saatte bir süt sağdığım günlerde 3 saatte bir 3 lt su içtiğimi, günde neredeyse bir damacana su içtiğimi de belirtmek isterim. Fazla su içmenin çeşitli komplikasyonlara neden olabileceği belirtilse de ben sütüm olmasını ancak bu kadar su içmeye bağlıyordum. Neticede herkes hep dediğim gibi en iyi kendisini tanır. Neyi ne kadar yapacağını anneler hep kendileri bilir. Genel olarak şunu söyleyebilirim ki, anneler ve anne adayları günümüzde elbette Google search yapacaklar, arabalar ve komşu teyzeler de sağolsun onlardan da iyi performaslar alınabilir bu konularda ama dediğim gibi her şeye asla ama asla körü körüne inanamak gerekiyor. Tekrar söylüyorum annelikte her şeyin en doğrusunu annenin kalbi ve beyni bilir. Kibarlık olsun başkalarına diye hı hıı desinler yeter. 4- Emzirme döneminde yaşadığın en komik olay neydi? Göğüslerimde uzun süre tuttuğum lahana yapraklarından göğüslerim yara olunca acildeki doktor bu ne ya karadeniz li misin? demişti ve bayağı gülmüştükJ hala daha anlatırım ve güleriz. 5- Emzirmeye başladığın andan itibaren en sinir olduğun soru neydi, şimdiki aklın olsa nasıl cevap verirdin? İlk doğumdan sonra akıllanmıştım. Kızımdayken başkaları bana soru sormaya cesaret edemiyordu =) Anne Müdürü emzirmeyle ilgili tavsiyelerini blogunda da yazmış, buradan...

Read More

Annelerden Sütlü Tarifler – 178

Posted by on Oca 11, 2013 in Emzirme Deneyimleri | 0 comments

Haftanın son sütlü tarifleri sevgili Ayşegül Anne’den, nam-ı diğer Anne Müdürü’nden geliyor. Twitter‘dan, Instagram‘dan bol bol yazışıyoruz, yüz yüze tanışmayı da hevesle bekliyorum. Kızımın adaşı lokum Ayşe’yi görmeyi ve öpmeyi de… Ve işte Anne Müdürü’nden sütlü tarifler: 1- Bebeğini emzirirken hissettiklerini 3 kelimeyle anlatabilir misin? Ben iki çocuğumu da emziremedim. Oğlumda doğru emzirmeyi bilemediğimden ve sabredemediğimden sanırım (ki bunun hala vicdan azabını çekmekteyim) kızımda ise kuvözde kaldığı dönemde her ne kadar her seferinde önce memeye tuttursak da emme gücünün gelişmemiş olmasından üstüne de biberonun rahatlığına alışmasından emziremedim. Ancak sonrasında eve kiraladığım pompa ile 8,5 ay sürekli sütümü sağdım ve onu içirdim. 8,5 ay sonunda sürekli sütü sağmaktan göğüslerim tekrar yara olmaya başlayınca sağmayı bırakmak zorunda kaldım. 2- Bebeğinle ıssız bir adada kalsan sütünü arttırmak için yanına alacağın 3 şey ne olurdu? Beni strese sokmayacak, bol bol gülüp eğleneceğim eş, dost, arkadaş, (huzur), su ve su 3- Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyen ne olur? Etraflarında kendilerini rahatsız edecek her türlü şeyden uzak dursunlar. Emzirmeyle ilgili her şeyi çok bilenlere körü körüne inanmasınlar, herkesin doğrusu kendine çünkü ve çok çok su içsinler. Her 3 saatte bir süt sağdığım günlerde 3 saatte bir 3 lt su içtiğimi, günde neredeyse bir damacana su içtiğimi de belirtmek isterim. Fazla su içmenin çeşitli komplikasyonlara neden olabileceği belirtilse de ben sütüm olmasını ancak bu kadar su içmeye bağlıyordum. Neticede herkes hep dediğim gibi en iyi kendisini tanır. Neyi ne kadar yapacağını anneler hep kendileri bilir. Genel olarak şunu söyleyebilirim ki, anneler ve anne adayları günümüzde elbette Google search yapacaklar, arabalar ve komşu teyzeler de sağolsun onlardan da iyi performaslar alınabilir bu konularda ama dediğim gibi her şeye asla ama asla körü körüne inanamak gerekiyor. Tekrar söylüyorum annelikte her şeyin en doğrusunu annenin kalbi ve beyni bilir. Kibarlık olsun başkalarına diye hı hıı desinler yeter. 4- Emzirme döneminde yaşadığın en komik olay neydi? Göğüslerimde uzun süre tuttuğum lahana yapraklarından göğüslerim yara olunca acildeki doktor bu ne ya karadeniz li misin? demişti ve bayağı gülmüştükJ hala daha anlatırım ve güleriz. 5- Emzirmeye başladığın andan itibaren en sinir olduğun soru neydi, şimdiki aklın olsa nasıl cevap verirdin? İlk doğumdan sonra akıllanmıştım. Kızımdayken başkaları bana soru sormaya cesaret edemiyordu =) Anne Müdürü emzirmeyle ilgili tavsiyelerini blogunda da yazmış, buradan...

Read More

Annelerden Sütlü Tarifler – 115

Posted by on Oca 17, 2012 in Emzirme Deneyimleri | 8 comments

 Bugünkü konuğum Emziren Anneler Facebook Grubu‘ndan sevgili Ceren Anne. Kendi deyimiyle travmatik bir emzirme tecrübesi yaşamış. Fazla karamsar yazarsam diye çekindi ama aynı farklı durumları yaşayan/yaşayabilecek olan annelerin kendileriden bir duygu veya davranış bulup, kendini yalnız hissetmemelerini istediğim için, özellikle hem olumlu hem olumsuz emzirme deneyimlerine yer vermek istiyorum. Ceren Anne bebeğine anne sütünü sadece pompayla sağarak verdiği  için ona ek sorular da sormak istedim. Sizin de sormak istedikleriniz olursa yorum bırakırsanız ben Ceren Anne’yle birlikte cevaplamaya hazırım. İşte Ceren Anne’nin pompa ile başbaşa geçen sütlü tarifleri:   1- Bebeğini emzirirken hissettiklerini 3 kelimeyle anlatabilir misin? Benim bebeğim emmeyi en baştan reddetti, 10 aylık hayatı boyunca toplam 23 dakika emdi. En uzun emdiği süre 9 dakikaydı, o zaman üç kelimeyle “Oldu bu iş” demiştim ama yanılmışım. Bir daha hiç emmedi, hep reddetti. 10 aydır sütümü sadece sağarak veriyorum.   2- Bebeğinle ıssız bir adada kalsan sütünü arttırmak için yanına alacağın 3 şey ne olurdu? Uyku, huzur, sosyal hayat (adaya arkadaş lazım! =) Birçok gıda maddesi denedim ama hiçbir şey arkadaşlarımla geçirdiğim bir iki keyifli saat, iyi bir dinlenme ve güçlü bir moralden daha fazla arttırmadı sütümü…   3- Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyen ne olur? En önemlisi, moralinizi yüksek tutmanız, kendinize güvenmeniz. Ben bebeğim hiç emmediği halde sağa sağa sütümü 20 ml’lerden arttırabilmişsem, siz emzirerek haydi haydi yaparsınız! Bir şeyler ters giderse de dünyanızı karartmayın, elinizden geleni yapın, bir emzirme danışmanı bulmaya çalışın. Ama unutmayın ki bebeğinizin sizden alacağı en önemli besin, sevgi…   4- Emzirme döneminde yaşadığın en komik olay neydi? Sanırım 8 aydır sağıyordum ki, bir gün pompam çekmemeye başladı. Valfı kontrol ettiğim halde, sorunun ne olduğunu anlayamadım. Kızımıza bakan ve son derece saygılı bir genç kız olan bakıcımız, eşime fısıltıyla “E pompa da yoruldu artık” demişti. Güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim =)   5- Emzirmeye başladığın andan itibaren en sinir olduğun soru neydi, ve şimdiki aklın olsa nasıl cevap verirdin? Yurtdışında olduğumuz için “mahalle baskısına” maruz kalmadım, bu açıdan şanslıyım sanırım…    6- Pompa ile sütünü nasıl artırdın? Hastaneden çıktığımda süt sağma konusunda hiçbir fikrim yoktu, ancak kızımın emmeme durumunun vehametinin artmasıyla birlikte, pediatristimizin önerisiyle şehirdeki Süt Bankası Şefi Hanımla tanıştık. Bir yandan emzirme çalışmaları yapıyorduk, bir yandan da bana sağma tekniklerini gösterdi. Her gün 5 ya da 6 kez düzenli sağarak sütümü arttırdım. Önceleri dinlenmişken 20, yorgunken 10 ml olan sütüm, düzenli sağma ile günde 500 ml civarına ulaştı. Kızım hiç emmediği için daha yukarı çıkaramadım bu rakamı ve formülle takviye etmek durumunda kaldım.   7- Kaç saatte bir pompaladın? Yaklaşık 2,5-3 saatte bir. Ancak uykunun sütüm üzerindeki etkisini bildiğimden geceleri süt sağmak yerine, uyumayı tercih ettim.   8- Bebeğinin memeyi reddetme sebebini biliyor musun? (Emme gücü olmaması, biberonun hızlı akışını tercih etmesi vs.)   Göğüs ucumun düz olması (aslında içe gömük ya da hiç çıkmıyor değil) ve sezaryen olmak zorunda kaldığım özel hastanedeki hemşire ve sözde emzirme danışmanlarının bebeğimin kafasına sürekli bastırması. İkinci unsur, bebeğimde travma yarattı ve sürekli başını geriye atmaya başladı. Emzirme danışmanıyla bir ay süresince uğraşmamıza rağmen başarılı olamadık. Bu süreçte biberona alışmaması için önce plastik bardakla, sonra da finger feeding yöntemiyle (serçe parmağınızın yanına bantla tutturduğunuz sondanın ucunu süt dolu biberona/bardağa koyuyor ve bebeğinize serçe parmağınızı emdiriyorsunuz) bebeğimi besledim, emmesi de çok kuvvetliydi, hatta serçe parmağımda yanma hissi yaratacak kadar…Ancak 42. günün sonunda bebeğime tepki duymaya başladığımı farkettiğim için pes ettim ve biberon verdim. Daha sonra emzirmeyi ara ara denediysem de bebeğim hiç ilgilenmedi!   9- Pompa düzeni sırasında hiç sorun yaşadın mı? Nasıl aştın? Düzeni bozmamak adına neredeyse tüm sosyal hayatımı başlangıçta pompa saatine göre ayarladım, yakın arkadaşlarımın evine pompamı da götürdüm. Ofiste de patronuma durumu anlattım, gece çok geçe kaldıysam...

Read More