Posts Tagged "süt annesi"

Annelerden Sütlü Tarifler – 198

Posted by on Eki 10, 2014 in Blog, Emzirme | 0 comments

Bugünkü konuğum canım Demet’im, iki yıldır her ama herşeyimi paylaştığım canım arkadaşım. Kıymetlilerimden biri o benim. Hayatıma geldiği için şükrettiklerimden. Birlikte yaşlanmak istediklerimden. Mina’m da Ayşe’yle birlikte büyüyor, inşallah onlar da hayat boyu arkadaş olurlar. Demet bugün emzirme deneyimlerini ve tavsiyelerini paylaşıyor. Mina’yla hayatını da blogunda paylaşıyor, desem de inanmayın çünkü yazmaya üşeniyor. Buraya yazayım da yazmaya teşvik olsun =) Ama Twitter ve Instagram‘ı oldukça aktif, keyifle takip edebilirsiniz =) Demet’imle hamileliğimizden beri neredeyse her anı paylaşıyoruz. Birlikte yoga yaptık, iki ay arayla doğurduk, birlikte emzirdik, birlikte güldük birlikte ağladık. Resmen birlikte yaşadık :) O yüzden ben Demet’in sütlü tariflerini o yazmadan ezbere biliyordum, siz de buyrun buradan okuyun: 1- Bebeğini emzirirken hissettiklerini 3 kelimeyle anlatabilir misin? Mutluluk, şükür, keyif 2- Bebeğinle ıssız bir adada kalsan sütünü arttırmak için yanına alacağın 3 şey ne olurdu? Su, kısır, rezene 3- Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyen ne olur? Kesinlikle etraftan gelen olumsuz yorumlara kulak tıkamalarını istiyorum. İlk günler çok acemice çok zor ama bir o kadar da keyifli. Sütünün olacağına önce annenin kendisinin inanması gerekiyor. Ve bence altın kural bol uyku ve bol su. Kesinlikle kendinizi bebeğinize yoğunlaştırın ve onun uyuduğu her anı sizde uyuyarak geçirin. Sütüm az ya da doymuyor bu çocuk psikolojisine girdiğiniz an süt üretmeniz imkansız. Tam aksine benim sütüm bebeğime yetiyor psikolojisi ilk günlerin en önemli kuralı diye düşünüyorum. Sık ve sürekli emzirmek hatta emzirme üzeri süt sağmak da çok işe yarıyor. 4- Emzirme döneminde yaşadığın en  komik olay neydi? İlk günler yara olan göğüs uçlarımı hep öyle kalacak sanmam ve bir emzirme anında “bu boyle olacaksa bir daha asla doğurmam” diye eşime bas bas bağırdığım anı hiç unutamıyorum :). Tabii ki şu an aynı şekilde düşünmüyorum :) 5- Emzirmeye başladığın andan itibaren en sinir olduğun soru neydi, şimdiki aklın olsa nasıl cevap verirdin? Ben Allah’a şükürler olsun ki sütü daha hamileliğin 7-8.ayında gelmeye başlamış şanslı azınlıktanım. Çok rahat ve stressiz hamilelik geçirmenin de bununla ilgisi olduğunu düşünüyorum. Öyle ki sezaryen olmama rağmen kucağıma aldığım an bebeğimi besleyebildim. Hatta o kadar fazla sütüm vardı ki litrelerce sağıp buzlukta muhafaza ediyordum. Benden 2 gün sonra doğum yapan arkadaşım Özge Kopuz’un ikizlerine neredeyse 3 ay süt anneliği yapma şansım bile oldu. Bu sebeple ilk günler kimseden aç bu çocuk ya da sütün yetmiyor mama ver yorumları almadım. Sadece daha ilk günden sütümüzü paylaşmaya başladığımız için bir dönem “çocuğunun rızkını veriyorsun, belki birkaç ay sonra bu kadar sütün olmayacak ve doymayacak. Neden dolaba hiç süt ayırmıyorsun” yorumlarına maruz kaldım. Cevabım orada iki bebek yeterli süt alamazken ben yarın acaba biter mi diye süt stoğu yapamam oluyordu. O dönem bu yorum çok canımı sıksa da şu an düşününce belki de gerçekten bir süre bir miktar da olsa süt stoğu yapmak gerekiyor diye düşünüyorum. Verdiğim ikizlere tabii ki helal olsun, çok mutluyum süt annesi olduğum için. Ama 5.aydan sonra sütüm azalmıştı ve doyurmak da çok zorlandığım zamanlar yaşadım. Ama öyle böyle 1 yıl emzirdim. Şu an şükürler olsun çok sağlıklı bir kızım var. Herkesin bebeğini emzirme keyfini yaşamasını diliyorum. Bol sütlü günler. Eline, sütüne sağlık arkadaşım, desteğin için çok teşekkür ederim. Tüm annelere bol sütlü günler, sevgiler...

Read More

Sağarsan bağ, sağmazsan dağ olur

Posted by on Tem 17, 2013 in Bebekle Hayat, Emzirme | 2 comments

Doğumdan eve geldiğimiz anda ilk yaptığım iş pompayı salonun baş köşesine koymak oldu. Ayşe sarılıktan dolayı mütemadiyen uyuyor, emmeyi de beceremediği için ilk düzgün öğünlerini hazır etmem gerekiyordu. Emzirmenin en önemli noktalarından biri sağmak bence. Bazı bebekler ilk günlerde iyi ememiyor, veya çabuk doyuyor. Sütün artması ve göğüslerin boşaltılması için çok gerekli sağmak. Bebeğiniz iyi emse de emzirme sonralarında 10 dakika sağarsanız sütünüz artar, hem de göğüslerinizde süt birikerek kanal tıkanıklığı ya da mastite neden olmaz. Ben de doğumdan sonraki ilk gün itibariyle 2. ayın ortalarına kadar 3 saatte bir düzenli olarak sağdım. İlk hafta doktorunun yönlendirmesiyle 3 saatte bir 30-40cc verdim. 3 saatten fazla uyursa uyku arasında ver, daha uzun süre aç kalmasın dedi. İkinci hafta 50cc ve giderek yavaş yavaş arttı. Biberondan memeye geçtiğimiz zaman 80cc’de kaldı ve sonra direkt memeden aldığı ve doyunca bıraktığı için ne kadarla doydu bilmiyorum. Emmeye başladığı zaman da emmediği göğsü sağdım. 2.ayın ortalarından sonra Ayşe’nin koliği nedeniyle – bu da ayrı bir yazı konusu- pek sağamadım. Sağarken ilk hafta sarı renkli ilk süt geldi. En kıymetli sütler. “Anne sütü ve doğumdan sonra gelen ilk sarı süt ishal, solunum yolu enfeksiyonu gibi hastalıklardan koruyor. Anne sütü ile beslenmiş çocuklar astım, alerji, çocuk diyabeti gibi hastalıklara karşı daha dirençli oluyor ve kanser oranının daha düşük olduğu biliniyor. Anne sütünün içinde yeterli demir olduğu için, emzirilen bebeklerde kansızlık görülmez. Ayrıca anne sütü alan bebeklerde, pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.” Kaynak: Unicef.org Geceleri de mutlaka Ayşe’yi besledikten sonra yatırıp sağmaya gidiyordum. Evet gece sağmak zor, uyku çok tatlı geliyor. Zaten vücut yorgun, uyumak istiyor ama iki gece çok yorgunum sağmayıvereyim dedim, süt ateşi oldum. Yatağın içinde titrer halde buldum kendimi. Göğüslerim şişmiş, kıpkırmızı olmuştu. Hemen sıcak duşa girdim, çok sıcak su tutarak göğüslere masaj yaptım. Çıkar çıkmaz 20 dakika sağdım ve sonrasında soğuk kompres yaptım. Daha fazla süt salgılama olmasın, ve kızaran göğüsler rahatlasın diye. 3 saatte bir sağma tempoma devam ettim. Daha sık sağılırsa vücut daha çok üretiyor ve şişkinlik, hassasiyet devam ediyor. İlk ateşte – 2 gün sürdü – ilaç almadan indirmeyi başardım. 1 hafta sonra düzenli sağmama rağmen yine oldu. Bu kez halsiz dolaşmak istemedim, çünkü annemin dönmesine 1-2 gün kalmıştı. Minoset aldım ve sıcak duş, masaj, sağma ve soğuk komprese devam ettim. Sağdığım sütlerin bir kısmını taze taze Ayşe’ye verip, bir kısmını da depoladım buzluğa. Lansinoh süt saklama posetlerini kullandım. Üzerlerine tarih, saat ve miktar yazarak. Biz emzirme eğitimini alırken yani 3 yıl önce süt saklama koşulları daha farklıydı. Sağlık Bakanlığı geçen yıl şöyle revize etti: “Anne sütü uygun kap/torba içerisinde; dışarıda 3 saat, buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay saklanabilir” Buzdolabında da kapağa değil, üstteki 0 derece olan bölüme koymak daha iyi. Bir kere annemle yalnız bıraktım Ayşe’yi. Olur da dolaptaki yetmezse diye (daha doğrusu annemin içi rahat etsin diye) 1 gece önceden buzdolabına indirdim. Acil ihtiyacım olduğunda ise ılık-sıcak suyun altına tutarak ya da ılık-sıcak arası su dolu kap icine oturtarak (benmari usulü) çözdürdüm. Çözülen sütü çok az ve yavaşça çalkalayıp biberona koymak gerekiyor. Çok ve hızlı çalkalamak da sütün proteinlerini öldürebiliyor. Dondurucudan indirilen süt ısıtılmazsa 24 saat dayanıyor. Zaten daha uzun kalınca bozulduğunu anlarsınız. Kesik kesik oluyor ve kokusu bir garip oluyor. Isıtılan sütün 1 saat icinde bitmesi gerekiyor. Sütlerimi depolarken “umarım hep sütüm iyi olur ve bunları ihtiyacı olan bir bebeğe veririm” dedim içimden. Çok şükür ki öyle oldu. Canım Özge’nin lokumları Asım ve Yade’nin süt annesi oldum. Ne büyük mutluluk! Süt sağma konusunda en önemli tavsiyelerimden biri de şu, pompa yaparken iyice oturtup süt akmaya başladıktan sonra hiç bakmayın, ne kadar geldi, kaç cc oldu diye. Süt utangaçtır, baskıya gelemez. Ben hep...

Read More