Posts Tagged "pozitif doğum hikayesi"

İpek ve Ata’nın Doğum Hikayesi – Normal Doğum

Posted by on Oca 26, 2015 in Hamilelik | 0 comments

İpek ve Ata’nın Doğum Hikayesi – Normal Doğum 39+2. Günümde güzel bir Pazar sabahına uyanmıştık, bu güzel hava boş geçmemeli diyerek, kahvaltıdan sonra annem ve eşimle Yeniköy sahile inip kısa bir yürüyüş keyfi yaptık. O gün herşey normaldi, kendimi oldukça iyi hissediyordum. Akşam evde otururken birden vücudum beni yogaya davet etti ve eşimi bırakıp odama çıktım, müzik, ışık, koku, özenli bir ortamdan sonra yogaya başladım. Nefes egzersizlerinde bebeğimin yanına gittim ve ilk defa ona hazır olduğumu, artık gelebileceğini, herzaman onunla olacağımı söyledim, sevdim onu… Sonra Zeynep’in öğrettiği yoga hareketlerimi yapmaya başladım sonlara geldiğimde hafiften suyumun geldiğini hissettim, emin olamadım. Gevşeme bölümünü de bitirdikten sonra ayağa kalktığımda doğumumun başlamış olduğunu farkettim. Eşime söyledikten sonra o toparlanırken duşumu aldım hazırlandım. Beklediğimden daha sakindim. Serpil Ebe, doktorum İbrahim Bildirici ve fotoğrafçım Esra Hanım’a da haber vererek hastanede buluşmak üzere yola çıktık :) Muayene edildim ve kasılmalarım olmadığından dolayı rahim ağzından ilaç verildi. 11 ocak akşam 11 gibi dalgalarım başlamıştı. Gece 3 te muayene edildiğimde 2cm açılmamın olduğu söylendi. Sabah 11 e kadar şiddetli dalgalarım vardı, yatağa uzanıp dinlenemedim ama Zeynep’in gösterdiği birçok hareket ile dalgaları en hafifletici şekilde karşıladım. Doktor tekrar geldiğinde artık doğuma gideceğime inanıyordum fakat açılmanın hala 2 cm olduğunu duyunca kendime olan güvenim, doktoruma olan inancım bitmişti. Ağlayarak sezeryana girmek istediğimi söyledim. Artık dayanamıyordum. Doktorum, Serpil Ebe ve kahramanım eşim biraz daha dayanmam konusunda ikna ettiler. Akşam üzeri kontrolde açılmam 3 cm di ve doktorum henüz verilmemesi önerildiği halde dayanamadığım için ve normal doğum yapabilecek gücü bulabilmem için bana epidural verdi. O biraz rahatlatmıştı beni. Epiduralin tek taraflı olduğunu çok geçmeden farkettim ve çıkarıp tekrar taktılar. İkinci epiduralden sonra açılmam 5 6 cm olmuştu, canım eşim ve serpil ebe ile doğum sürecine girmiştik :) Dalgaları eşimin kucağında, boynunda karşılarken Serpil ebenin mucizevi ellerini vucudumda sürekli hissediyordum. Bir kere gördüğüm birinin yanında rahat edemem diye düşünmeyin, öyle anlar oluyorki iyi ki varmış diyorsunuz. Serpil Hanım olarak başlamış olduğumuz doğum maceramıza sancılar arttıkça Serpiiiiiil diye devam ettik :) Doğum sonrasında yüzünü okşayıp “iyi ki varsın iyi kii varsın” dediğimi hatırlıyorum :) Doktorum 13 Ocak gece 1 gibi gelip kontrol etti, odada birkaç ıkınmadan sonra başının çıkmak üzere olduğunu dokunmak isteyip istemediğimi sordu. Başına dokundum bebeğimin. Odada doğurabileceğimi söyledi ancak ben istemedim. Doğumhaneye götürdüler ve birkaç ıkınmadan sonra bebeğimi kucağıma aldım. Doğum boyunca eşim ve Serpil hep yanımdaydı bir an olsun yalnız bırakmadılar, destekleriyle beni ayakta tuttular. Son 1 saati kesik kesik hatırlıyorum sanırım doğumistana gittim o ara :) Hep bebeğimin yüzü vardı gözümün önünde. Sancılarda ona sarılıyordum, şarkılar söylüyordum. Gerçekten de söylüyormuşum eşim şaşkın bir şekilde ağrı çekerken melodi mırıldanıp gülümsüyordun dedi :) Parça parça kesitlerde doktorumun doğumhanede Marc Anthony çaldığını arada gidip hadi sana şu müziği açayım dediğini, güler yüzünü hatırlıyorum. “İşte bu mucizevi birşey” diyerek bebeği alışını hatırlıyorum. Günümüzde bu kadar çok doğum yaptırıp doğumun mucizevi olduğunu dile getiren nadir doktorlardandır diye düşünüyorum. Epizyotomi yapılmadı. Küçük sıyrıklar birkaç dikişle ayağa kalktım. Bebişleri kucağından indirmeyen eşim Ata’mız ilk muayenesinde seninle olsun elinden tut dediğimde “tutamam çok küçük” diye ağladı :) Babalık fazlaca şaşkınlık yaratmıştı benim güçlü kocamda :) Ne kadar zorlu bir doğum olsa da Ata’mı kucağıma aldığımda herşey bitmişti, bütün acılar. Tam hayalindeki gibiydi Ata’m… Hamilelikle başlayan doğum süreci hayatımızdaki en özel anımız. Bu özel anımıza renk katacak, mutluluk getirecek güçlü meleklerimiz olmalı. Küçücük tereddüt yaşadığınız doktor doula varsa düşünmeden değiştirin derim. 36-37. Haftamda doktorunu değiştirmiş biri olarak iyiki yapmışım diyorum. Ben bu süreçteki meleklerim, kahramanlarım canım eşim Engin’ime, doktorum Ibrahim Bidirici’ye, ebem doulam Serpilimmme :) ve Zeynepime sonsuz teşekkür ediyorum. İyiki hayatıma dokundular, en özel anımı güzelleştirdiler. İpek PERAY Ata’nın annesi Engin’in eşi...

Read More

Selin ve Ela’nın Doğum Hikayesi – Normal Doğum

Posted by on Ara 21, 2014 in Hamilelik | 0 comments

Doğum hikayeleri devam ediyor, bugün hem eski işimde birlikte çalıştığım, beni yogada tesadüfen bulan ve hamileliği boyunca birlikte hamile yogası yaptığımız sevgili Selin’in normal doğum hikayesi var. Zamanı gelip doğmayan bir bebeğiniz olursa sezeryandan önce böyle bir alternatif olduğunu unutmayın. Benim doğumum aslında her ne kadar doğal bir doğum olsa da bir o kadar doğal olmayan bir doğum oldu :) Maalesef ölümüne yürüyüş, hurma yemek, pilates topu üzerinde zıplamak gibi her türlü taktiği denememe rağmen sevgili Ela dünyaya gelme konusunda biraz tembel davrandı. Doktorun terminolojisiyle Ela “miladını doldurdu” ve ne yazık ki 40 + 6 günde hala karnımda kalma konusunda ısrarcıydı. Kilosu da 4 kiloya doğru yaklaşıyordu, ben de normal doğuramayacağım diye endişe ediyordum. Bunun üzerine doktorum İbrahim Sözen ile 16 Haziran günü yani 40 + 6. günde hastanede buluşmak üzere sözleştik. 15 Haziran gecesine kadar Ela kendiliğinden gelsin diye dua ettim ancak ne yazık ki 16 Haziran sabahında hala “tık” yoktu. Doktora söz verdiğimiz üzere sabah 08:00’da Liv Hospital’a yatışımı yaptık. Artık normal ya da sezaryen bir şekilde Ela doğacaktı. Doktorumu seçerken çok araştırmıştım ve özellikle normal/doğal doğum konusunda hassas olan ve bana son dakikada bir bahane yaratıp sezaryeni diretmeyecek bir doktor istiyordum. Dayım sayesinde İbrahim hocayı buldum. Hakikaten de İbrahim hoca benim kadar inatçı çıktı. Onun yerinde başka doktor olsa beni çoktan sezaryene almıştı. İbrahim hoca beni indüksiyon yöntemiyle doğurtmayı planladı. 16 Haziran sabahı öncellikle doğum katının baş hemşiresi vajinal yoldan Cytotec diye bir fitil uyguladı. Normalde bu fitil 3-4 saat içerisinde açılmayı sağlayacaktı ancak maalesef fitil düzgün bir şekilde erimediği için saat 11:00 gibi doktorum geldiğinde bende hiçbir değişiklik yoktu. Bunun üzerine doktorum bir şans daha tanıdı ve ikinci fitili yerleştirdi. Birinci fitil ve ikinci fitilin erimesiyle birlikte doğum süreci bir nebze başlamış oldu çünkü açılma başladı ve bununla birlikte sancılanma da hafif hafif başladı. Önce 1 santimetre ile başladık sonra 2 saat sonra 3 santimetreye çıktık, sonra uzun bir süre sonra 4 santimetre olmuştu. İbrahim hoca “bu hızla gidersek sabaha kadar buradayız” dedi. Onun için suni sancıyı vermeye karar verdi. 3 santimetredeyken epidüral için aneztezi ekibi gelmişti, tüm düzeni kurmuşlardı ancak epidürali 4 santimetre de vermeye başladılar. Bu andan itibaren işte gerçek anlamda benim için çok uzun ve zor bir süreç başladı. Doktorum ayrıca süreci hızlandırmak için suyumu da patlattı. Hayatımda yaşadığım en enteresan andı, benden nerdeyse bir havuzu dolduracak kadar su geldi. Bütün oda sırılsıklam oldu. Gerçekten çok garip bir duyguydu. Suni sancı ile sancılarım nerdeyse 2 dakikada bire düştü. Bu süreçte odayı karartmalarını istedim. Odada baştan beri yanımda olan eşim Cenkay, kız kardeşim Deniz ve annem vardı. Zamanla etrafımdakiler değişti, arkadaşlarım Çağla, Sibel geldiler. Eşim bana yürürken eşlik etti, yogada öğrendiğim hareketleri yaparken bana yardımcı oldu, bol bol masaj yaptı. Acı artmaya başladıkça eşimin işi zorlaşmaya başladı çünkü en çok ondan destek almak istiyordum. Onu hakikaten takdir ettim, yeniden aşık oldum. Çok iyi bir baba olacak kesin. Hastane bana bir ebe atamıştı ama acı arttıkça benim ebeye olan tahammülüm azalıyordu. Dula olayına girmedim çünkü tanımadığım birinin bana yardımcı olacağını düşünmüyordum. Çok da doğru bir karar almışım çünkü yanımda hep en yakınlarımın olmasını istedim, hastanenin ebesini bile istemedim. Çocukluk arkadaşlarımdan Azra’nın desteği çok büyük oldu. Onun iki tane oğlu var ve her ikisini de aynen benim gibi doğurdu yani müdahale edilerek dolayısıyla tecrübesi çok fazlaydı ve bana çok yardımcı oldu. Bir de ailemizin fotoğrafçısı Gülüm vardı. Bizim düğünü de o çekmişti, doğum fotoğraflarını da o çekti, o da benim için dula gibiydi, o kadar çok doğum yaşamış, o kadar çok doğum türüne şahit olmuş ki yorumları benim için çok değerliydi. Ben de ağrı sürecini iyi yönettim diyebilirim, ağrı geldiğinde belli bir hareketim vardı kalça...

Read More