Posts Tagged "kolik"

Uyku eğitimi – Doğumdan itibaren uyku geçmişimiz

Posted by on Eki 23, 2013 in Bebekle Hayat | 0 comments

Bayram tatilini uyku eğitimine ayırdık. Madem ek gıdaya geçişti, uykuya geçerken ağlamalardı derken bu bayram seyahate çıkmayı göze alamadık, bari bize ve Ayşe’ye fayda sağlayacak bir konunun üzerinde çalışalım dedik. Bütün yaklaşımlarda önerilen iki ebeveynin de uykuyu dert etmeyeceği bir haftasonu başlamak önerisini bi 10 gün tatil olarak yaydık. Ayşe bu, belli olmaz ne kadar süreceği. Hikayenin en başından, yani Ayşe’nin uyku geçmişinden başlamalıyım aslında. Ayşe 20.günden 3.ayının sonuna kadar wrap slingde uyudu. Daha dogrusu orada yaşadı. Annem doğumdan sonraki 20.gün İzmir’e döndü. Tam da bu günlerde Ayşe’nin sarılığı gecti, sürekli uyuyan o hali gitti, gözleri açıldı. İlk sabah uyandık, emzirdim, sevdim, ve kahvaltı etmek üzere onu ev tipi anakucağına koydum. Ve 10.saniye ağlama krizi. Slingi dolaptan ilk çıkartışım ve Ayşe kucağımda nasıl bağlandığını videodan izleyişim aklından çıkmıyor. Ve Ayşe slingde mutlu oldu, ben de iki elim rahat olduğu için kahvaltı hazırlayıp yedim. Ve bundan sonraki her gün böyle geçti. İlk 2,5 ay akşam uykularını genelde banyo-emzirme-uyku rutini sayesinde beşiğinde uyudu. Gece gaz sancısıyla uyandığında önce 2 saat sallama evde dolaşma halinde rahatlatmaya çalışırken bir gece yarısı slinge koydum ve 10 dakikada sakinleşip uyudu, ben de üzerimde slingle yatıp yavaşça onu uyandırmadan çözerek kucağımda uykuya devam etmesini sağladım. Sonra da beşiğine koydum. Bu şekilde hep slingde geçti uykuların çoğu. Gündüz uykusu varken eğer yürüme halinde değilsem ağlıyordu, ben de en kolay sakinleştiği hareketimi, yani dizlerimi kırarak aşagı yukarı inip çıktığım asansör hareketimi yapıyordum. Kulağına sşş liyordum. Koyun koyuna yaşadık böyle. Her yere rahatça gidebildiğimden, evde yalnızken – haftada 2 yardımcı oluyordu – işlerimi rahatça yapabildigimden ben de durumdan memnundum. Puset dostu olmayan bir semtte oturduğum için dışarda da çok rahat ettim. Slingi bilmeseydim ne yapardım diye düşünüp duruyorum. Kucakta o kadar minik bebekle hiç ama hicbir şey yapamazdım. 2.dakikada morarıp katıldığı için “biraz ağlasın, alışır” da diyemedim. Koynumda mutluydu, o mutluysa ben de mutluydum. Derken tam 2,5 aylıkken slingde bile uykuya direnmeye ve uzun uzun ağlamaya başladı. Beşiğine koyduğum an uyanıyordu. Ben ağlamaklı bir tweet attım, sağolsun pedagog ve psikolojik danışman sevgili arkadaşım Tansu yetişti. Ben size bir gelip bakayım duruma dedi. Gecenin körü demedi yanımızda kaldı uzun sure ve Ayşe’yi gözlemledi, sağolsun. Meğer Ayşe kolikmiş, yaşadıklarımızı anlatınca teşhisi koydu Tansu. Ama ben doğru yaptığım hareketlerle en ağlamaları hafif şekilde geçirerek ve koliği hissetmeden yaşamışım. 2,5 aylık olduğundaysa kolik tavan yapmış ve artık eski numaralar sökmez olmuş. Neyse ki 10 gün sürdü. Bodrum’a ayak bastığımızda tam 3 aylıktı. Slinge veda ettik. O sıcakta wrap sling imkansızdı, artı sabahtan akşama plajda olacaktık. Ve kucakta sallayarak uyutma dönemi başladı. Slingde sallanarak uyumaya o kadar alışmıştı ki ancak 10-15 dakika dizlerimi kırarak hızlı şekilde çöküp geri kalktığımda uyuyordu. Yavaşça pusetine koyuyordum. Git gide sallamalar yetmez oldu. Benim de dizlerim alarm verir hale geldi. Tam bu günlerde Allah’ın işi bir baktım plajda karşımda sevgili Seride, namı diğer Uyku Meleği oturuyor. Konuştuğumuz yarım saatte bana çok faydalı şeyler öğretti. Kademeli olarak yavaş yavaş sallamayı bırakmak, akşam uyku saatini erkene çekmek gibi. Sallamaları dediği gibi saniye saniye azalttım. 5 kez salla 1 saniye dur, ve her gün durma saniyesini artır şeklinde sallamayı 15-20 günde yavaş yavaş azalttarak bitirdik. Yatay pozisyonda sallayarak uyutmadan gaz çıkartma pozisyonunda, yani dik şekilde ve poposuna pış pış yaparak uyutmaya geçtik. Tabii ilk günler biraz ağlamalı geçti, neredeyse 1 kez bile sallasam uyuyabilecek kadar şartlanmıştı sallamaya ama yapmadım. Dizlerim artık şişmişti ve alarm veriyordu. Bir kez sallarsam yine başa döneceğimiz için sallamadım. Zaten sallasam da kucakta da tutsam pışpış yapsam uykuya geçmeden hemen önce ağlıyordu Ayşe. O yüzden hiç ağlamayan huzurlu bir uykuya geçişi bozuyor değildim. Her şekilde aglıyordu, ben sadece uykuya geçerkenki yardımlarımı azaltıyordum. Kucakta da 10-15 gün pışpışla uyuttum....

Read More

Ayşe Mahallenin En Mutlu Bebeği Olsun

Posted by on Şub 12, 2013 in Bebekle Hayat, Blog, Hamilelik | 0 comments

Ayşe Mahallenin En Mutlu Bebeği Olsun

Geçtiğimiz perşembe sevgili arkadaşım Psikolojik Danışman Tansu Oskay’ın İstanbul Doğum Akademisi’nde gerçekleştirdiği “The Happiest Baby on the block” – Mahallenin En Mutlu Bebeği – eğitimine katıldım. İlk 3 ayda bebeklerin anne karnından sonra gerçek dünyaya adaptasyon sürecinde yaşadıkları birtakım huzursuzluklardan kaynaklanan ağlama nöbetlerini nasıl sakinleştirebileceğimize dair bilgiler veriyor eğitimde. Amerikalı ünlü doktor Harvey Karp’ın eğitiminin Türkiye’deki tek temsilcisi olan Tansu Oskay, bu yaklaşımı hamilelerle ve annelerle sık sık açtığı eğitimlerle paylaşacak. Programını sitesinden takip edebilirsiniz. Peki ben boncuk Ayşe’nin Mahallenin En Mutlu Bebeği olması için neler öğrendim? – Bebeklerin tek iletişim yolu ağlamaktır. Ağlamasına mutlaka karşılık vermeliyiz ki ilk günlerden itibaren iletişimimiz kuvvetli olsun. İlk 3 ay ağlamasını sakinleştirmek, bebeğin anne-babasına karşı güven duymasını sağlıyor. İlk 3 ayda yaşanan bu ağlama krizlerini sakinleştirmezsek bebekte duygusal ve fiziksel patlamaya yol açıyor. – Kolik, ilk 2-3 ay sebepsiz şekilde ağlamaya konulan teşhis. Günde 3 saatten fazla, haftada 3 günden fazla ve 3 ay boyunca ağlayan bebeğin kolik olduğu kabul ediliyor. Dr.Harvey Karp’a göre kolik bağırsakların henüz gelişmemiş olması ve gaz sorunu değil, öyle olsaydı bu krizler günün her saati olabilirdi. Ama bu ağlamalar genelde akşam saatlerinde oluyor, bebek arabaya bindirilince, aspiratörün yanında sallanınca, ya da önerilen diğer hareketler yapılınca bebek susuyor. Demek ki bu sadece fiziksel bir gelişememişlik ya da rahatsızlık durumu değil. Bu yaklaşıma göre bebekler ilk 3 ay gelişimlerini tamamlamamış olduklarından sakinleşme refleksleri var, aç/kapat düğmesi gibi. Bir anda doğru hareketi yaptığınız anda sakinleşebiliyorlar. Ve sakinleştirme düğmesine basılmaya ihtiyaçları var. Bunu Harvey Karp’ın videolarından da net bir şekilde gördük. İşte bu eğitimde bebeği sakinleştiren 5 hareketi anlatıyor sevgili Tansu. 1- Kundaklama 2- Yan veya Karın Üstü Yatırma 3- ŞŞŞŞ’lama 4- Hafifçe Sallama 5- Emme/Emzirme Gösterdiği videolarla ve tekniklerle herşey çok daha netleşiyor. Herkes kundaklama pratiği de yapıyor, çok faydalı. Eski zamanlardaki gibi kollar bacaklar sımsıkı şekilde değil, bacaklar serbest, kollar çıkmayacak kadar sıkı sarılıyor. Umarım öğrendiklerimle boncuk Ayşe’nin sakinleşme düğmesine basabilir, onu mahallenin en mutlu bebeği yapabilirim =) Eğitimi tüm hamilelere tavsiye ederim, bebeği sakinleştirmeyi öğrenmemin ilk zamanlarda yaşayacağım panik ve stresi kesinlikle azaltacağını düşünüyorum. En azından “neden ağlıyor” diye çaresiz kalmayacağım, ağlamasının bir ihtiyaç ve iletişim kurma isteği olduğunu bilerek sakinliğimi korumaya ve öğrendiğim teknikleri uygulamaya çalışacağım. Bizden bugünlük bu kadar… Sevgiler Zeyno&Bebo Kundak pratiği yaparken, sevgili Tansu’yla ve bebeğimi sallarken hatıra pozu da vermekten geri kalmadım =)    ...

Read More

Ayşe Tolga ile Bütünsel Anne ve Bebek Bakımı

Posted by on Nis 9, 2012 in Blog | 0 comments

Bugün sizlere güzel bir söyleşi (workshop) haberim var. Sevgili Ayşe Tolga ile “Bütünsel Anne ve Bebek Bakımı”söyleşisi. Doğal bakım, doğal çözümler dendi mi benim gözlerim parlar. Ben duyar duymaz kaydımı yaptırdım, hem siz annelerimle paylaşmak, hem de ilerde kendi bebeğime uygulamak için =) Sevgili Ayşe içeriği şöyle paylaşıyor: “Dünyaya saf halleriyle gelen bebeklerimizi bu şekilde korumak anne- baba olarak görevlerimizdendir.    Aromaterapiyi ve bütünsel ( Holistik) sağlık anlayışını biraz inceleyecek, temel yağları ve faydalarını öğreneceğiz. Bebek bakımında ve sağlığında izlenecek doğal yol haritalarının izini beraber sürecek, hamilelikte, doğum ve lohusalıkta karşılaştığımız sorunlara karşı yapılabilecek doğal kozmetik formüller ve uygulamalardan bahsedeceğiz. Bebeğimiz geldikten sonra ise klasik bebek sorunlarına karşı yapabileceğimiz doğal ilaçlara, Doğal bebek bakımı ile ilgili tüm başlıkları konuşacağız ve pişik yağı, diş ağrısı, nezle, kolik, konak aralarında yer alan bebek ve çocuk rahatsızlıklarına karşı hazırlayacağımız % 100 doğal, basit formülleri öğreneceğiz.   YER : DOĞAL TERAPİLER AKADEMİSİ- Mareşal Sk No 31/5 Reşitpaşa/ Sarıyer Tarih ve saat: 28 Nisan 2012 13.30-16.30 arası Katılım ücreti: 120 TL Katılım İçin Ayşe Tolga’yla iletişime geçebilirsiniz: ayse@aisha.com.tr Sevgiler,...

Read More

Annelerden Sütlü Tarifler – 131

Posted by on Şub 13, 2012 in Emzirme Deneyimleri | 0 comments

Haftanın ilk sütlü tarifleri LeiLeo sayesinde tanıştığım Ayşe Anne. Doğuma girmeden önce siteye üye olmuş, ürünlerimden almıştı. Ben de emzirmeyle ilgili bir yardımım olabilirse bana her zaman yazabileceğini söyledim. İlk sorusu nasıl emzireceğim oldu, başka annelere de destek olabileceğini düşündüğüm için burada da paylaştım. Emzirmeye birlikte hazırlandığımız ve sütlü tariflerden de yararlanan sevgili Ayşe Anne şimdi emzirme deneyimlerini ve tavsiyelerini yeni annelerle paylaşıyor. 1- Bebeğini emzirirken hissettiklerini 3 kelimeyle anlatabilir misin? Bağlanma, tanışma, anlaşma/konuşma 2- Bebeğinle ıssız bir adada kalsan sütünü arttırmak için yanına alacağın 3 şey ne olurdu? Su, marul, hurma 3- Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyen ne olur? Eğer kolikli bir bebeğiniz varsa ilk 10 günden sonra emzirme aralarını çok kısa tutmayın; sindirimin tamamlanması için emzirmeler arası en az 2.5 saat bekleyin. Ancak bebeğiniz kolikli değilse sık sık emzirin tabii ki! 4- Emzirme döneminde yaşadığın en komik olay neydi? Nil’imizin kolik krizi esnasında son çare arabayla turlamaya çıkmıştık. Hava çok soğuktu (Ankara’nın ocak ayazı). Arabada kızım uyurken uyanıp ağlamaya başladı tekrar. Acıktığını anladım. Montumu açmıştım, bebeğim de kalın bir çanta montun içindeydi. O kadar kat giysiyi aralayıp onu arabayla giderken emzirmek durumunda kalmıştım..! Gayet komik, gergin ve soğuk bir emzirmeydi! 5- Emzirmeye başladığın andan itibaren en sinir olduğun soru neydi, ve şimdiki aklın olsa nasıl cevap verirdin? Kolikli bebeğim günün çoğu saatinde olduğu gibi acılar içinde ağlarken insanların (bakıcı, anne, anneanne, vs.) “aç mı bu çocuk?”, “doymamış mı?” soruları beni çok sinir etmişti. Pek tepki vermemiş, sadece “hayır, onun derdi sindirimiyle” diye açıklamaya çalışmıştım. Sanırım yine aynı tepkiyi verirdim. Şunu unutmayın bebeklerini en iyi “anne”leri anlarlar ve hiçbir anne bebeğini aç bırakmak istemez. O nedenle alınganlık yapmayıp sorulara “he” diyip geçmek de yerinde olabilir. Keyfinizi bozmaya, sütünüzü azaltmaya değmez...

Read More