Posts Tagged "Gina Ford"

Uzun İnce Bir Yol – Uyku Eğitimi Son Bölüm

Posted by on Ara 19, 2013 in Bebekle Hayat | 5 comments

En son 27 Ekim’de yazmışım uyku eğitiminin ilk gecesini. O zamandan beri hiç zaman bulamadım. Bebekle yalnız ilgilenince kendine tahminimden daha az vakit ayırabiliyormuş insan. Ayşe uyurken yemek mi yiyeyim, evi mi toparlayayım, iş mi yapayım derken bir bakıyorum uyanmış =) Bir de zaman bulamamayı geçtim insanın blog yazmak için kafasının sakin olması lazım. Benim uyku eğitimi esnasında çok da sakin, dingin olduğum söylenemezdi, emek ve sabır isteyen bir dönem gerçekten. Bayram tatilinde yani Ekim ortasında başlayan uyku eğitimimiz yaklaşık 1 ay sürdü. Neden bu kadar uzun sürdü diye şaşırmayın. Bebek pışpışsız, kucaksız, emmesiz uyumayı çok daha kısa sürede öğreniyor. 1 hafta maksimum. Ancak olay gece uyanmalarını bitirmek. Ben Ayşe’nin kilo alımı sınırlarda olduğu için gece emzirmesini uyku eğitiminden önce kesemedim. Eğitimin bir parçası yaptım. Önce ilk geceden itibaren pışpışı kestim. Ve bir daha hiç pışpışlamadım. Son hallerimden sonra artık söz vermiştim kendime. Yazmış mıydım hatırlamıyorum. Ayşe’yi son zamanlarda pışpışlarken korkuyordum beline, omurgasına falan bir zarar vereceğim diye. O kadar tatminsiz olmuştu ki, çok şiddetli pışpışlanınca uyuyabiliyordu. 45.dakikadaki uyku döngüsünde uyanınca da aynı şiddette bir pışpış bekliyordu. Neyse ki bir daha hiç yapmadım. Ayşe’nin zaten ağlayarak uyuyabildiğini, uyanınca geri dalamazsa çok sinirlenip ağlama krizine girdiğini de yazmışımdır. Benim uyku eğitiminde ağlatmaktan çekinmememin sebebiydi bu halleri. Öyle de ağlıyor böyle de diyerek en azından vicdanım rahat bir şekilde devam ettim. Ve sonu iyi olacaktı onun için. Düzgün, deliksiz uyumayı öğrenecekti. Şimdi 5-6 saat kesintisiz uyuyorum da görüyorum o bile ne kadar farklıymış. Onun için de sürekli uyandığı bir gece uykusu çok verimsiz oluyor, bütün günü de huysuz ve huzursuz geçirmesine neden oluyordu. Yaklaşık 1 ayı özetlersem, ilk 3 gün elim sırtında, sonraki 3 gün yatağın yanında, sonraki 3 gün kapıda, sonraki 3 gün de kapıyı kapatıp dışarda durarak devam ettim tüm uykularında. Tabii ki banyo ve emme/biberon sonrası uykusu en kolayı. Sabah uykusu ikinci sırada. Öğlen ve öğleden sonra uykuları ise en inatçı uykular. Ayşe ilk ay hep sabah 05:00-05:30 gibi uyanmaya devam etti. O nedenle ilk sabah uykusu da kolay oluyordu. İlk gün 15 dakika ağladı, sonraki günler eğer doğru zamanda yatırırsam ağlama süreleri git gide azaldı. Hala uykuya ağlayarak geçiyor. Bu onun tarzı. Gece uyanmaları gün içinde uyuduğu uyku sürelerine göre çok değişken oldu. Bazı geceler 6-7 saat hiç uyanmadı, bazı geceler 2 saatte bir uyandı. Nerede durmam gerekiyorsa orada durdum. Hep konuştum. Sesimi hep duydu. Bazı geceler uzun uzun ağladı, içim burkulsa da dua ettim sadece. Ve içimden hep “şimdi müdahale edersen bütün ağlatmalar boşa gidecek” diye geçirdim. Ancak kriz durumunda gidip kucağıma alıp sakinleştirip tekrar yatırdım. Emzirmeyi kesmeyi de şu şekilde yaptım. 19:00’ya yatarken tok olduğuna emin olduğum için geceyarısından önce uyanırsa açlık olmadığını bildiğim için hiçbir şey vermedim. Gece 12’de 120cc biberonla anne sütü verdim. 2 saat sonra yine uyanınca ilk geceler az rezene verdim, birkaç gece sonra vermedim, ve uyanmamaya başladı. 05:00’te kesin uyanış yapıyordu, o zaman da mecbur emziriyordum. Emzirdıkten sonra yerine geri yatırıyordum ama uyumuyordu. 15 günden sonra 7.ay kontrolünde iyi kilo aldığını öğrenince gece emzirmesini kesmek için yeşil ışık yaktı doktorumuz. 120cc verdiğim anne sütünü 100cc-80cc-60cc-40cc-20cc şeklinde keserek tamamen bitirdim. Uyandığı zaman çok ağlarsa rezene de vermedim, yatır kaldır yaptım. İlk gece 10 dakika ağladı, 10-15 kez yatır-kaldır yaptım, sonraki geceler ağlama süreleri git gide azaldı ve uyanma bitti. Tek sorunumuz kalmıştı. O da sabah 05.00 uyanmalarıydı. Gün içinde güzel uyuyordu. Sabah 1.5 saat, öğlen 2 saat, eğer 1 saat uyursa akşamüzeri 45 dakika yedek uyku. Akşamüzeri uykuları çok inatçı oluyordu ve çok ağlıyordu, ben de çoğunu slingde uyuttum. Her gün yürüyüşe başlamıştım, 45 dakika çok keyifle uyuyordu. Bu da one uyku eğitimi hediyem oldu. En zorlandığı uykuyu bayıla bayıla slingde...

Read More

Uyku eğitimi – Hazırlıklar ve ilk gece

Posted by on Eki 27, 2013 in Bebekle Hayat | 4 comments

Ve önümde Gina Ford ve Kim West’in kitapları, kulağımda Seride’nin ve tecrubeli arkadaşlarımın öğütleriyle uyku eğitimine başladım. Her konuda yaptığım gibi farklı fikirler alıp kendi süzgecimden geçirip bir karma yaptım. Umarım bu karma tutar dedim ve ilk gün Ayşe’nin gündüz uykusunu güzel uyuduğundan ve akşam çok yorgun olmadığından emin oldum. Yorgun bir akşam başlamak için uygun değil. Ek gıdaya geçeli 15 gün olmuştu ve çok şükür bir sıkıntımız yoktu. Ayşe’nin tek sorunu bence uyku zaten, o bütün ruh halini belirliyor. Evet ilk akşam 20 gün- 1 aylıktan beri uyguladığım banyo-masaj-emzirme- uyku rutinini yaptım. Burada bir parantez açmam lazım. İlk 15-20 gün Ayşe sarılıktan dolayı mütemadiyen uyuyordu, saat 18:00’de mi uyanık, o zaman yıkıyorduk, bazen uyanmıyordu 20:30, 21:00’leri buluyordu. 1.aydan sonra ise yavaş yavaş düzene girdi ve 20:00’den geçe kalmadık hiç. Çoğu akşam giydirirken çok ağladı, uykusu çok geldiği için bana seremoniyi bir an evvel sütümü ver uyuyayım diyordu. Uyku sıkışması yani uyutma saatinde geçe kalma durumu da olabilir ama ben bu rutini erkene de çeksem ağladığı oldu. Belki de banyodan çıkmak istemiyordu, belki giyinmeyi sevmiyordu. Ah bir dili olsaydı da konuşsaydı. Neyse. 4.aydan sonra rutine daha çok alıştı diyebilirim. Loş ışık yerine normal ışıkta ağlamadığını farkettikten sonra ışığı hep açık tuttum, bu memede ya da biberondan süt içerken uyumasına da bir nebze engel oldu. Ayşe’nin kilo alımı sınırda olduğu için doktoru emzirme sonrası biberonla anne sütü takviyesi önermişti. Emdi, biberonu içti ve öptüm iyi geceler dedim, ve yatağına koydum. Pışpış yapmadan, elim sırtına koydum. Biraz ağladı ama yeterince mayışmış olduğu için direnç uzun sürmedi. 10 dakika içinde uyudu. Ek olarak kaloriferini kapattığımızî da belirteyim. Akşamüzeri odasını iyice havalandırıp serinletiyorum. Ve uykuda kalın giydirmiyorum. Eylülde hep penceresi açık uyudu, ama hem güneşin ilk ışıklarına hem de saat 05.00’te martıların sesinden uyanıyordu. Mecburen kapattık. Yoksa oda sıcaklığı 20-22 arası olsa daha iyi olurdu, daha kalın giydirirdim. Kitaplardaki 18-22 derece arası olsun önerisini uygulamak klima olmazsa zor, klimasız bebek odasının ısısını düşüren varsa paylaşırsa çok sevinirim. Gina Ford’un önerisiyle blackout yani güneş ışığı geçirmeyen perdemiz olmasına rağmen kenarlardan ışık sızdığı için ek koyu renk kumaş alıp pencerenin tam cerçevesine minik askılarla astık. Böylece tam karanlığı yakaladık. Gina Ford evde uyuduğu her uykuda odasının kapkaranlık olmasını öneriyor. Hem kolay uyanmaması için, hem iyi uyku alışkanlığını daha kolay kazandığı için, hem de beynin büyüme hormonlarını daha iyi salgıladığı kanıtlandığı için. Biz de odamızı sabahın ilk ışıklarına karşı hazırlamıştık ilk günümüzden. Son olarak Ayşe’ye bir sleepbag yani bacakları torba gibi olan uyku tulumumdan aldım o akşam kullanmaya başladım. Sürekli döndüğü için üstünü açıyordu ve rahatsız olup uyanıyordu. Bu da Gina Ford’un kitabında uyku bölünmesini ortadan kaldırmak için önerilerden biriydi. Tulumla rahat edemez diye düşünmüştüm ama yanılmışım, çok rahat etti. Gelelim gece emzirmesine. Uyku eğitimine başlamak için gece emzirmesini kesmek gerekiyor, çünkü amaç 7’den 7’ye kesintisiz uyku. Fakat Ayşe yaz boyunca gece beslendi diyebilirim. Bodrum çok sıcak olduğu için gündüzleri iştahsızdı, sadece susuzluğunu gideriyor, geceleri de uzun uzun emiyordu. Bu alışkanlık kaldı bu aya kadar. Kilo alımı da sınırda olduğu için doktoru kesmemizi istemedi. Ek gıdaya da başladık. İlk 15 gün gözlemledim, gece emişleri çok kısaldı, belli ki gün içinde doyuyordu. Sabah uyanınca emziriyorum, 10.00’a doğru az meyvesi var, öğlen sebze püresi, 14:30 gibi öğle uykusundan uyanınca emiyor biraz, 16:00 gibi az meyve ve arkasından emzirme, ve 19:00’da uyumadan önce 160cc biberondan anne sütü. Banyo sonrası mayıştığı için emmeyip memede uyuyakaldığı için öğlen sağıp akşam o sütü içiriyorum gözleri kapansa da bitiriyor. Bazen 21:00 gibi uyanıyor sebepsiz, önceleri ya gidip pışpışlıyordum ya da uyumazsa emzirmeyi deniyordum. Eğitimde ne yaptığımı anlatacağım. Gece 23:00 gibi tekrar sağıp 23:30-geceyarısı gibi 140cc yi uyandırmadan yavaşça ağzına biberonu sokarak içiriyorum uykuya...

Read More

Uyku eğitimi – Hazırlıklar ve ilk gece

Posted by on Eki 27, 2013 in Blog | 4 comments

Ve önümde Gina Ford ve Kim West’in kitapları, kulağımda Seride’nin ve tecrubeli arkadaşlarımın öğütleriyle uyku eğitimine başladım. Her konuda yaptığım gibi farklı fikirler alıp kendi süzgecimden geçirip bir karma yaptım. Umarım bu karma tutar dedim ve ilk gün Ayşe’nin gündüz uykusunu güzel uyuduğundan ve akşam çok yorgun olmadığından emin oldum. Yorgun bir akşam başlamak için uygun değil. Ek gıdaya geçeli 15 gün olmuştu ve çok şükür bir sıkıntımız yoktu. Ayşe’nin tek sorunu bence uyku zaten, o bütün ruh halini belirliyor. Evet ilk akşam 20 gün- 1 aylıktan beri uyguladığım banyo-masaj-emzirme- uyku rutinini yaptım. Burada bir parantez açmam lazım. İlk 15-20 gün Ayşe sarılıktan dolayı mütemadiyen uyuyordu, saat 18:00’de mi uyanık, o zaman yıkıyorduk, bazen uyanmıyordu 20:30, 21:00’leri buluyordu. 1.aydan sonra ise yavaş yavaş düzene girdi ve 20:00’den geçe kalmadık hiç. Çoğu akşam giydirirken çok ağladı, uykusu çok geldiği için bana seremoniyi bir an evvel sütümü ver uyuyayım diyordu. Uyku sıkışması yani uyutma saatinde geçe kalma durumu da olabilir ama ben bu rutini erkene de çeksem ağladığı oldu. Belki de banyodan çıkmak istemiyordu, belki giyinmeyi sevmiyordu. Ah bir dili olsaydı da konuşsaydı. Neyse. 4.aydan sonra rutine daha çok alıştı diyebilirim. Loş ışık yerine normal ışıkta ağlamadığını farkettikten sonra ışığı hep açık tuttum, bu memede ya da biberondan süt içerken uyumasına da bir nebze engel oldu. Ayşe’nin kilo alımı sınırda olduğu için doktoru emzirme sonrası biberonla anne sütü takviyesi önermişti. Emdi, biberonu içti ve öptüm iyi geceler dedim, ve yatağına koydum. Pışpış yapmadan, elim sırtına koydum. Biraz ağladı ama yeterince mayışmış olduğu için direnç uzun sürmedi. 10 dakika içinde uyudu. Ek olarak kaloriferini kapattığımızî da belirteyim. Akşamüzeri odasını iyice havalandırıp serinletiyorum. Ve uykuda kalın giydirmiyorum. Eylülde hep penceresi açık uyudu, ama hem güneşin ilk ışıklarına hem de saat 05.00’te martıların sesinden uyanıyordu. Mecburen kapattık. Yoksa oda sıcaklığı 20-22 arası olsa daha iyi olurdu, daha kalın giydirirdim. Kitaplardaki 18-22 derece arası olsun önerisini uygulamak klima olmazsa zor, klimasız bebek odasının ısısını düşüren varsa paylaşırsa çok sevinirim. Gina Ford’un önerisiyle blackout yani güneş ışığı geçirmeyen perdemiz olmasına rağmen kenarlardan ışık sızdığı için ek koyu renk kumaş alıp pencerenin tam cerçevesine minik askılarla astık. Böylece tam karanlığı yakaladık. Gina Ford evde uyuduğu her uykuda odasının kapkaranlık olmasını öneriyor. Hem kolay uyanmaması için, hem iyi uyku alışkanlığını daha kolay kazandığı için, hem de beynin büyüme hormonlarını daha iyi salgıladığı kanıtlandığı için. Biz de odamızı sabahın ilk ışıklarına karşı hazırlamıştık ilk günümüzden. Son olarak Ayşe’ye bir sleepbag yani bacakları torba gibi olan uyku tulumumdan aldım o akşam kullanmaya başladım. Sürekli döndüğü için üstünü açıyordu ve rahatsız olup uyanıyordu. Bu da Gina Ford’un kitabında uyku bölünmesini ortadan kaldırmak için önerilerden biriydi. Tulumla rahat edemez diye düşünmüştüm ama yanılmışım, çok rahat etti. Gelelim gece emzirmesine. Uyku eğitimine başlamak için gece emzirmesini kesmek gerekiyor, çünkü amaç 7’den 7’ye kesintisiz uyku. Fakat Ayşe yaz boyunca gece beslendi diyebilirim. Bodrum çok sıcak olduğu için gündüzleri iştahsızdı, sadece susuzluğunu gideriyor, geceleri de uzun uzun emiyordu. Bu alışkanlık kaldı bu aya kadar. Kilo alımı da sınırda olduğu için doktoru kesmemizi istemedi. Ek gıdaya da başladık. İlk 15 gün gözlemledim, gece emişleri çok kısaldı, belli ki gün içinde doyuyordu. Sabah uyanınca emziriyorum, 10.00’a doğru az meyvesi var, öğlen sebze püresi, 14:30 gibi öğle uykusundan uyanınca emiyor biraz, 16:00 gibi az meyve ve arkasından emzirme, ve 19:00’da uyumadan önce 160cc biberondan anne sütü. Banyo sonrası mayıştığı için emmeyip memede uyuyakaldığı için öğlen sağıp akşam o sütü içiriyorum gözleri kapansa da bitiriyor. Bazen 21:00 gibi uyanıyor sebepsiz, önceleri ya gidip pışpışlıyordum ya da uyumazsa emzirmeyi deniyordum. Eğitimde ne yaptığımı anlatacağım. Gece 23:00 gibi tekrar sağıp 23:30-geceyarısı gibi 140cc yi uyandırmadan yavaşça ağzına biberonu sokarak içiriyorum uykuya...

Read More

Uyku eğitimi – 3. Aydan 6.aya uyku geçmişimiz

Posted by on Eki 23, 2013 in Bebekle Hayat | 4 comments

Evet nerede kalmıştık, kucakta pışpışlayarak uyutuyordum ama yine uykuya geçerken uzunca ağlayıp yerine yatırdığımda uyanıyordu. Uyutmam bir saati geçiyordu. Dizlerimden sonra belim de artık alarm veriyordu. Ve kendi kendime dedim ki, zaten kucağımda da ağlıyor, bari yatağına koyayım orada ağlasın. İlk 3 ay ağlamaması için elimden ne geliyorsa yaptım. Artık yavaş yavaş alışabilir, ağlayarak yorgunluğunu, stresini atabilir. Birkaç akşam tepindi yatakta, kucak istiyoruuuum sallanmak istiyoruuuum dercesine ağladı. Ben de konuşa konuşa, okşaya okşaya pışpışlıyordum. Sevgili Seride tavsiyelerini verirken hep sabırlı ve tutarlı olmamı önermişti. Ve ilk 3-4 gün zor olabilir sonra kolaylar demişti. Aynen öyle oldu. Yavaş yavaş tepinmeleri azalttı, pışpış uzun sürse de yine de yatağında uyuduğu için mutluydum. 3.ve 4.aylardayız. Akşam yatış saati ve gece uyanmaları konusunda yine Seride’nin önerileri çok işime yaradı. Kaçta uyursa uyusun 06.00’da güneşin doğuşuyla uyandığı için yatış saatini 19:30’dan önce 19:00’a, sonra 18:30’a çektim. Bunu da öğleden sonra 17:00’den sonra uyumamasını sağlayarak yaptım. Gece uyanmalarına gelince. Akşam 18:30’da uyuyup 00:00’dan önce uyanmıyordu. Hatta bazen 02.00’yi buluyordu. Sonra ilk uyanıştan 3 saat sonra ve 06:00’da tam uyanıyordu. 3.ayda geçirdiği büyüme atağında 4-5 gün gece saat başı uyandı. Neyse ki uzun sürmedi. Bodrum’dan döndüğümüzde ilk hafta kabus gibiydi. Hem gün içinde hem gece çok huzursuzdu. Hem evi yadırgamış hem de yatağına ilk kez yatmıştı. 10 gün alışması için mümkün olduğunca evde yatağında uyuttum. Bodrum’da yanına koymaya başladığım uyku arkadaşını hep dibine soktum ki tanıdık birşey olsun, iyi hissetsin. Her uyanışında yanına gittim, pışpışladım. Kimi zaman uyudu kimi zaman uykusu olmasına rağmen oyunu tercih etti ama uykusunu yeterince almadığında 15 dakika sonra yine yorgunluktan ağlıyordu. 45 dakika uyku ona kesinlikle yetmiyordu 4 aylıkken. 1,5 saat uyudu mu kendine geliyordu. 3-4 aylıkken uyku rutini genelde şöyleydi: 06:00 uyanış 08:30 uyku 45 dakika 11:00 uyku 1,5-2 saat 15:30 uyku 45dakika- 1 saat 18:30 akşam uykusu Bu arada Bodrum’da çok sevdiğim bir arkadaşımla uyku sohbeti yapıyorduk. Bana bir arkadaşının bebeğine yaptığı uyku eğitiminden bahsetti. Gina Ford’un uyku kitabını al ve yap bak göreceksin çok iyi olacak dedi. Bu ismi ilk kez duymuştum. Zaten ben Ayşe’nin uyku eğitimine ihtiyaç duyan bir bebek olduğunu uzun zamandır biliyordum ve bu konuda kitap ve blog okumaya başlamıştım. Tracy Hogg’un uyku bölümlerini, Kim West’in İyi Uykular Tatlı Rüyalar El Kitabı’nı, tecrubesiyle ve tüm yaklaşımlara hakimliğiyle bu konuda bayağı uzmanlaşmış olan canım İrem’in (Slingomom) uyku üzerine tüm yazılarını (bu hafta yine uyku yazmaya başladı, mutlaka okuyun, tüm yaklaşımları özetliyor) sevgili Eren’in blogundaki yazıları, ve Gina Ford’u araştırırken karşıma çıkan Koç Ahu’nun yazılarını okudum. 5.aya girdiğimizde doktoruna gece emzirmesini kesebilir miyim diye sordum, çünkü uyku eğitiminde bu önemli bir noktaydı. Bebeğe kendi kendine uyumayı, uyanınca tekrar dalmayı öğreterek, gece boyu kesintisiz uyku sağlamaktı amaç. Doktorumuz izin vermedi çünkü Ayşe’nin kilo alımı sınırdaydı. Tamam dedim, bekleriz, acelemiz yok. Bu arada da kitap gelir. Türkçe çevirisini baskısı bitmesine rağmen internetten buldum, bulmaz olsaydım, berbat bir özet çeviri, hiç bir şeye benzemiyor. (Sağolsun arkadaşım Londra’dan getirdi orijinal kitabı.) Ve 5.ay uyku durumu özeti şöyleydi: Günün hangi saati olursa olsun uykuya geçişte ağlamalar arttı. Pışpış pışpışlıktan çıktı bir nevi yatığı yerden sallamaya benzedi çünkü asla tatmin olmuyordu. 45.dakikada mutlaka uyanıyor pışpışlanmak istiyordu. Biraz geç kalırsam uykusu açılıyor ve sonrasında uykusuz kaldığı için huysuzluk tavan yapıyordu. Ben de 40.dakikada yanına gidip sessizce uyanır gibi olduğunda pışpışı basıyordum çoğu zaman işe yarıyordu. (Tüyo SlingoMom’dan, canım arkadaşım her soruna pıt öneri pıt çözüm) Yani sonuç olarak Ayşe uyku konusunda ilerleme değil gerileme kaydediyordu. Tamam yatağında uyuyordu ama bu ağlamalar her gün artarsa kucakta sakinleştirdiğim için gitgide kucakta uyutmaya geri dönüş olacak gibiydi. O kadar da akıllı ki ağlamasına dayanamadığımı biliyor. Tut beni kucağında diye ağlıyor. Ama ne o sağlıklı uyuyor (yatağına koyduğumda...

Read More

Uyku eğitimi – 3. Aydan 6.aya uyku geçmişimiz

Posted by on Eki 23, 2013 in Bebekle Hayat | 4 comments

Evet nerede kalmıştık, kucakta pışpışlayarak uyutuyordum ama yine uykuya geçerken uzunca ağlayıp yerine yatırdığımda uyanıyordu. Uyutmam bir saati geçiyordu. Dizlerimden sonra belim de artık alarm veriyordu. Ve kendi kendime dedim ki, zaten kucağımda da ağlıyor, bari yatağına koyayım orada ağlasın. İlk 3 ay ağlamaması için elimden ne geliyorsa yaptım. Artık yavaş yavaş alışabilir, ağlayarak yorgunluğunu, stresini atabilir. Birkaç akşam tepindi yatakta, kucak istiyoruuuum sallanmak istiyoruuuum dercesine ağladı. Ben de konuşa konuşa, okşaya okşaya pışpışlıyordum. Sevgili Seride tavsiyelerini verirken hep sabırlı ve tutarlı olmamı önermişti. Ve ilk 3-4 gün zor olabilir sonra kolaylar demişti. Aynen öyle oldu. Yavaş yavaş tepinmeleri azalttı, pışpış uzun sürse de yine de yatağında uyuduğu için mutluydum. 3.ve 4.aylardayız. Akşam yatış saati ve gece uyanmaları konusunda yine Seride’nin önerileri çok işime yaradı. Kaçta uyursa uyusun 06.00’da güneşin doğuşuyla uyandığı için yatış saatini 19:30’dan önce 19:00’a, sonra 18:30’a çektim. Bunu da öğleden sonra 17:00’den sonra uyumamasını sağlayarak yaptım. Gece uyanmalarına gelince. Akşam 18:30’da uyuyup 00:00’dan önce uyanmıyordu. Hatta bazen 02.00’yi buluyordu. Sonra ilk uyanıştan 3 saat sonra ve 06:00’da tam uyanıyordu. 3.ayda geçirdiği büyüme atağında 4-5 gün gece saat başı uyandı. Neyse ki uzun sürmedi. Bodrum’dan döndüğümüzde ilk hafta kabus gibiydi. Hem gün içinde hem gece çok huzursuzdu. Hem evi yadırgamış hem de yatağına ilk kez yatmıştı. 10 gün alışması için mümkün olduğunca evde yatağında uyuttum. Bodrum’da yanına koymaya başladığım uyku arkadaşını hep dibine soktum ki tanıdık birşey olsun, iyi hissetsin. Her uyanışında yanına gittim, pışpışladım. Kimi zaman uyudu kimi zaman uykusu olmasına rağmen oyunu tercih etti ama uykusunu yeterince almadığında 15 dakika sonra yine yorgunluktan ağlıyordu. 45 dakika uyku ona kesinlikle yetmiyordu 4 aylıkken. 1,5 saat uyudu mu kendine geliyordu. 3-4 aylıkken uyku rutini genelde şöyleydi: 06:00 uyanış 08:30 uyku 45 dakika 11:00 uyku 1,5-2 saat 15:30 uyku 45dakika- 1 saat 18:30 akşam uykusu Bu arada Bodrum’da çok sevdiğim bir arkadaşımla uyku sohbeti yapıyorduk. Bana bir arkadaşının bebeğine yaptığı uyku eğitiminden bahsetti. Gina Ford’un uyku kitabını al ve yap bak göreceksin çok iyi olacak dedi. Bu ismi ilk kez duymuştum. Zaten ben Ayşe’nin uyku eğitimine ihtiyaç duyan bir bebek olduğunu uzun zamandır biliyordum ve bu konuda kitap ve blog okumaya başlamıştım. Tracy Hogg’un uyku bölümlerini, Kim West’in İyi Uykular Tatlı Rüyalar El Kitabı’nı, tecrubesiyle ve tüm yaklaşımlara hakimliğiyle bu konuda bayağı uzmanlaşmış olan canım İrem’in (Slingomom) uyku üzerine tüm yazılarını (bu hafta yine uyku yazmaya başladı, mutlaka okuyun, tüm yaklaşımları özetliyor) sevgili Eren’in blogundaki yazıları, ve Gina Ford’u araştırırken karşıma çıkan Koç Ahu’nun yazılarını okudum. 5.aya girdiğimizde doktoruna gece emzirmesini kesebilir miyim diye sordum, çünkü uyku eğitiminde bu önemli bir noktaydı. Bebeğe kendi kendine uyumayı, uyanınca tekrar dalmayı öğreterek, gece boyu kesintisiz uyku sağlamaktı amaç. Doktorumuz izin vermedi çünkü Ayşe’nin kilo alımı sınırdaydı. Tamam dedim, bekleriz, acelemiz yok. Bu arada da kitap gelir. Türkçe çevirisini baskısı bitmesine rağmen internetten buldum, bulmaz olsaydım, berbat bir özet çeviri, hiç bir şeye benzemiyor. (Sağolsun arkadaşım Londra’dan getirdi orijinal kitabı.) Ve 5.ay uyku durumu özeti şöyleydi: Günün hangi saati olursa olsun uykuya geçişte ağlamalar arttı. Pışpış pışpışlıktan çıktı bir nevi yatığı yerden sallamaya benzedi çünkü asla tatmin olmuyordu. 45.dakikada mutlaka uyanıyor pışpışlanmak istiyordu. Biraz geç kalırsam uykusu açılıyor ve sonrasında uykusuz kaldığı için huysuzluk tavan yapıyordu. Ben de 40.dakikada yanına gidip sessizce uyanır gibi olduğunda pışpışı basıyordum çoğu zaman işe yarıyordu. (Tüyo SlingoMom’dan, canım arkadaşım her soruna pıt öneri pıt çözüm) Yani sonuç olarak Ayşe uyku konusunda ilerleme değil gerileme kaydediyordu. Tamam yatağında uyuyordu ama bu ağlamalar her gün artarsa kucakta sakinleştirdiğim için gitgide kucakta uyutmaya geri dönüş olacak gibiydi. O kadar da akıllı ki ağlamasına dayanamadığımı biliyor. Tut beni kucağında diye ağlıyor. Ama ne o sağlıklı uyuyor (yatağına koyduğumda...

Read More