Posts Tagged "epizyotomi"

Doğuma Yaklaşırken

Posted by on Mar 14, 2013 in Blog, Hamilelik | 2 comments

Bugün kontrolümüz vardı. 32 artı 4 günde Bebo güzel güzel büyümüş, 2 kilo 140 gram olmuş. Kafası aşağıda. Omurgası karnımdan destek alıyor. Ayaklar sağ kaburgamda. Zaten 3 haftadır öne doğru eğilirken acıyor. “Sen gel, ben de o kaburgalarıma basan ayakları yemezsem” diye konuşup duruyordum. Ki canlı canlı gördüm topuğuyla tam kemiğimin oraya bastığını. Popo da sola dayalı, doktorlar sola yatmayı  önerse de ve yoga eğitiminde ben de o şekilde öğrenmiş olsam da – ana toplar damar Vena Cava’ya baskı yapıp kan akışını etkilememesi için- ben mümkün değil yatamıyorum, kıpır kıpır rahatsız olur gibi itiyor. Ben de mecbur sağa yatıyorum. Doktorum nerede rahatsanız oraya yatın dedi, o nedenle içim rahat. Kontrolde her şey normal, çok şükür dedik ve geçtik doktorun ofisine. Cumartesi-Pazar günü gittiğimiz doğum eğitimini heyecanla anlatmaya başladık. Benim için daha önceden parça parça bildiğim detayların kafamda netleşmesini sağladığı için çok verimli oldu eğitim. Ama özellikle Murat için çok faydası oldu. Bakış açısını çok değiştirdi. Normal doğum, doğal doğum, sezeryan çok farketmiyordu onun için. Anne ve bebek sağlıklı olsun gerisi önemli değildi. Benim için de her zaman o önemli. Kursta da müdahaleler konusunda grup çalışmasını yaparken her şeyden vazgeçebiliriz, ödün verebiliriz ama “sağlıklı anne sağlıklı bebek” en önemlisi ve sadece ondan vazgeçmeyiz diye bir sonuçla bitirdik. Ama şimdi Murat’ın da önceliği anne ve bebek sağlıklı ve her şey yolunda ise olabildiğince doğal olması yönünde. Minimum müdahale olsun, bebekle ilk buluşma ve sonrasında isteklerimizi belirleyelim ve doktorumuzla, hastaneyle paylaşalım düşünceleriyle çıktık eğitimden. Benim için de ikimizin aynı düşüncede olması çok önemliydi. O da doğumun bir parçası olsun istiyordum çünkü. Hem kendimi en güvenli ve rahat hissettiğim yer onun yanı olduğu için hem de babayla bebeğin bağlanmasında ilk buluşmanın önemini bildiğim için. O ise doğuma girip girmeyeceğinden bile emin değildi. Şimdi öncelikle her şey yolunda ve normal seyrinde gitmesini diliyoruz ve bebeğimizi birlikte karşılamaya hazırız. Çok etkilendiğimiz bir bölüm oldu, babanın bebeği ilk kucaklarken yarı çıplak olması, bebeğin ona bakışları, konuşmaları, eğitimden sonra Murat’ın da o bölümden çok etkilendiğini farkettim. O sahneyi anlatırken Nur şu detayı da verdi. Bebekler sadece anne-babalarının taşıdığı mikroplara karşı bağışıklık kazanmış şekilde doğuyorlarmış. O nedenle ilk doğduklarında anne ve babanın çıplak kucağı hastanenin en steril köşesinden bile daha sağlıklıymış. Doğanın döngüsü nasıl bir mucizelere sahip demeden edemiyor insan. Doktorum çok pozitif bir insan. Bana çok güzel bir enerji veriyor. Geçen kontrolde her şey yolunda giderse minimum müdahale ile doğum yapmak istiyorum deyince “nasıl istersen öyle olacak” diye bana destek olmuştu. Bu kontrolde Murat’ın da eğitime katıldığını ve bana olan desteğini görünce çok memnun oldu. Suni sancı ve epidural istemediğimi belirtmiştim. Onlara zaten yorum yapmadı. Epizyotomi için “gerekli görmediğim sürece yapmam, ama yırtık olacağını hissedersem kontrollü bir şekilde yapmayı tercih ederim” dedi. Ben de o günü yaşamadan çok ısrarcı bir yaklaşımda değilim. Bebeğim sağlıkla doğsun en önemlisi o. Doktoruma da güveniyorum. Benim isteklerime saygı duyuyor. “Nasıl istersen” diyor. Bundan sonrası o günü yaşamaya kalıyor. “Doulam da var” dedim, ona da memnun oldu. “Destekçimiz çok desene” dedi. Şimdilik minimum müdahale ile normal doğum yolundayız. Hayırlısı =) Ama doktorum gerekli görürse sezeryan da olabilirim. Ben kendimi hazırlayayım da, sonrasında “keşke normal doğum hakkında biraz daha bilseydim, belki kendim bazı şeyleri kontrol edebilir, süreci değiştirebilirdim” diye hayıflanmayayım. Hayatımda bir kez ameliyat oldum. Tiroid bezimin bir kısmı alındı. İlk doktorumun yanında 5 dakika kaldım. Test sonuçlarına baktı, “15 gün sonra ameliyat randevusu al” dedi. Ben de ağlayarak çıktım yanından. Tiroid nedir, neden bozulur, bana ne oldu, hiç bir etkisini görmedim, nerden çıktı bu ameliyat şimdi, gibi kafamda milyon soruyla. Sonra başka bir doktora gittim. 1 saatten fazla kalmışımdır yanında. Detayıyla tiroidi ve durumumu anlattı. “İlaç tedavisi deneyeceğim, seni ameliyattan kurtarabilir miyim ona...

Read More

Hypnobirthing – Mongan Yöntemi

Posted by on Ara 17, 2012 in Blog, Hamilelik | 3 comments

Kütüphanede sıra sıra beni bekleyen ve okumak istediğim birçok kitabım var. Hafta hafta hamilelikle ilgili olan hep salonda, haftalar geçtikçe bölüm bölüm okuyorum. 15-16.haftamda Hypnobirthing-Mongan Yöntemi kitabını aldım. Gün Yayıncılık yakın bir zamanda türkçeye çevirip basımını yaptı, emeklerine teşekkürler, ne kadar çok anne okursa o kadar iyi. Neden mi? Çünkü doğal doğumun ne kadar “doğal” olduğunu anlatıyor kitap. Diyor ki: “Bütün doğal doğumların bir amacı ve planı vardır. Kelebek çıkarken kozasını yırtıp açmayı kim düşünür? Kim civcivi dışarı çekip çıkarmak için kabuğunu kırar?” Ne kadar doğru, değil mi? Yazıya başlamadan önce doğal doğumla normal doğum arasındaki farkı çok sade bir şekilde açıklamak istiyorum. Doğal doğum, müdahalesiz, ilaçsız, annenin dilediği gibi hareketlerini yapmasına izin veren, rahat, sakin ve saygılı bir doğum şekli. Normal doğumda ise serum, ağrı kesici, suni sancı, epidural, epizyotomi gibi müdahaleler olması ihtimali yüksek. Normal doğumda annenin hareketleri kısıtlanabilir ve doğum süresinin kısalması için anne ve bebek üzerine baskı olabilir. Ben bu kitaptan ve bu yaklaşımdan şunları öğrendim: 1 – Doğal doğum, üzerinde çalışılması gereken, her detayının öğrenilmesi ve hazırlanılması gereken bir olaydır. Bir konu hakkında ne kadar çok çalışır, ne kadar iyi bilirsek o kadar rahat olmaz mıyız? Her ne kadar içgüdüsel bir olay da olsa, anne doğurmayı, bebek doğmayı biliyor da olsa, bu içgüdülerin harekete geçmesine ve bebeğimizin nazikçe doğmasına izin verecek rahatlıkta olmamız için neler olup bittiğini, aşama aşama doğumda nasıl davranmamız gerektiğini bilmemiz gerekiyor. “Normal doğuracağım” diye hastaneye gittiğinizde uygulanan teknikler doğal doğuma izin vermiyor. Bu nedenle doğal doğuma hazırlanmakla, normal doğuma hazırlanmak arasında çok fark var. Ne yapacağımızı bilmenin ve hazırlıklı olmanın rahatlığıyla bedenimiz stresten ve korkudan arınıyor, bedenimizdeki dalgalanmaların yarattığı hislerle baş etmemizi sağlayan endorfin hormonu maksimum düzeyde salgılanıyor ve bizi rahatlatıyor. Bize, güzel ve sakin nefesler alarak bebeğimizin doğum yolunu açmak kalıyor. (Stres ve korku olduğu sürece vücudumuz malesef endorfin salgılayamıyor.) 2 – Her anne bebeğini doğurmak üzere kodlanmıştır. Bebekler de zamanı geldiğinde doğmayı içgüdüsel olarak bilirler. Tek yapmamız gereken kendimize güvenmek ve bu konuda çalışan uzmanlardan destek almaktır. Bunlardan en önemlisi kendimize güvenmek, bunu yapabileceğimize inanmak. İkincisi de hazırlanmak. Deneyimleri okuyarak, Doğal Doğum Kursları’na katılarak ve Doula (Doğum Destekçileri) ile çalışarak. Doğal doğum yapmanıza imkan sağlayan ve doğumun başladığı dakikalardan sonuna kadar tüm evrelerde yanınızda olacak bir doktorunuz ve birlikte çalıştığı bir ebesi var ise çok şanslısınız, onların desteğiyle de harika bir doğum yapabilirsiniz. Doğal doğum kararı aldığınızda en önemli konulardan biri doktor seçimi. Doktorunuz bu konuda size mutlaka destek olmalı. Doktorunuzla bu konuyu konuşabilir, eğer doğumunuza yardımcı olacak bir ekibi yoksa, kendi doulanızı – doğum destekçinizi seçip doğuma hazırlıklı gidebilirsiniz. Doulalar doktorlarla doğum öncesinde tanışıp işbirliği içinde oluyorlar. Kendimize ve bebeklerimize bu mucizeyi yaşamak için bir şans vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Ve bu şansı vermek üçüncü kişilerde değil, bizim elimizde. 3- Baba adaylarının doğumdaki katkısı çok önemli. Baba olduklarını doğuma katılınca çok daha net hissediyorlar. Aile olmak, doğumla başlıyor. Yapılan araştırmalar da doğumda aktif rol alan babaların, bebeklerine çok daha hızlı bağlandıklarını ve bebekli hayata çok daha hızlı adapte olduklarını gösteriyor. Nasıl duygulu, nasıl heyecanlı ve mucizevi bir paylaşım… Yaşayanların deneyimlerini okuyorum, gözlerim doluyor. 4- İlaçsız doğum, doğumda anneyi de bebeği de güçlendirir. Bebekler ilaçsız (suni sancısız, epiduralsiz) doğumlarda gözleri açık, nefesleri düzenli, kalp atışları düzenli, emzirmeye hazır bir şekilde doğuyorlarmış. Kanlarına ya da süte karışan bir ağrı kesici/uyuşturucu etki olmadığı için bilinçleri açık, hayata hazır bir şekilde doğmaları harika. Anne de dışarıdan bir uyaran almadığı için doğum bitince oldukça rahat oluyormuş. 5- Doğal doğumla dünyaya gelen bebeklerde doğum sonrası travmaları görülmez. Şu anda okuduğum Bilinçli Bebek kitabında bebekler neden ağlar bölümünde en çok bahsedilen konulardan biri doğum travması. Bu kitaptan da bahsedeceğim bitirince. Doğal akışında yaşanmayan doğumlardan sonra...

Read More