Posts Tagged "epidural normall doğum"

ASLI NİSAN ve NEHİR MİLENA’NIN DOĞUM HİKAYESİ – Normal Doğum

Posted by on May 4, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Bir süredir derslerin yoğunluğundan doğum hikayelerine ara vermek zorunda kalmıştım. Anneler Günü haftasında her gün bir doğum hikayesine yer vermek istiyorum. Annelik kutsal, kavuşmalar mucize. İsteyen her kadın yaşasın. Nisan’la Milena’nın hikayesi de harika… Son kontrolümde bebeğimin hala aşağı inmemesine rağmen hızla kilo aldığını ve böyle giderse 4 kiloyu geçebileceğini öğrendiğimde moralim biraz bozulmuştu. Ultrasonda kilo ölçümünde 500 gr’a kadar yanılma payı vardı ve yediklerime dikkat edip, booll yürüyüş yaparak hem bebeğin fazla kilo almasının önüne geçilebilir hem de aşağıya inmesini sağlayarak doğumu başlatabilirdim. Doktorum: ‘’sezeryanı düşünmek için çok erken, şimdiden düşünme, sen normal doğurursun, güveniyorum ben sana’’ demiş olsa ve sezeryan için kendimi önceden hazırlamış olsamda ümidimi kesmeden, annemle birlikte her gün, günde 4-5 saat yürümeye ve yediklerime çok dikkat etmeye başladım. Havaların çok kötü olması, daha önceden yürüyüş yapmama engel olmuştu ama bu sefer ne kar ne de soğuk hava engel olamayacaktı bana. Annemle her gün kendimizi farklı bir AVM’de bulduk. AVM’de olmanın diğer bir avantajı da bebek mağazalarına girerek moral bulmaktı ne de olsa… ​Nitekim  yürüyüşler etkisini bir şekilde göstermeye başlamış ve 5 gün sonra nişan gelmişti.. Eşimle kendimizi hemen hastanede bulduk ama nst sonuçlarıyla beraber, bebeğin hala aşağıya inmediğini, suyumun gelmediğini ve doğumun daha başlamadığını öğrenerek, sekreterlerle bugün de doğurmuyorum diye şakalaşarak hastaneden ayrıldık. Eşim bu duruma biraz bozulmuş, ‘yine boş yere geldik’ diyordu.. Ama bebeğimiz doğmak istemiyordu.. Ve ben o gün de Avm turuma devam ettim..  ​26 Şubat, sabah 4’te krampla uyandım. Son zamanlarda bu uyanmalar çok sıklamıştı. Yataktan kalkarken hafif bir sancı geldi. Lavaboya gittiğimde kanamam olduğunu fark ettim ve saate bakıp, sancı saatini not aldım. Bir sonraki sancı 30 dakika sonra biraz daha şiddetli olarak geldi ve yogada öğrendiğim hareketler ile sancıyı atlatıp, saati not aldım. 3. Sancı 17 dakika sonra geldiğinde başım da dönmeye başladı . Tansiyonumun düştüğünü düşünerek, yatağa döndüm ve eşimi uyandırarak acıktığımı söyledim. 11 dakika sonra bir sancı daha geldi.Eşime hala doğumun başladığına ihtimal vermediğimi ama isterse hastaneye gitmemizi söyledim. Bir ihtimal bile olsa bunlar gerçek doğum sancısıysa çok çabuk sıklaştığını ve şiddeti artan lakin aralıkları azalan bu sancılarla arabada seyahat edemeyeceğimi  söylemem üzerine hazırlanmaya başladık. Kapıya gelip, ayakkabılarımızı giymiştik ki ‘’bunlar gerçek sancı değil, bu kadar düzensiz olamazlar acaba bu saatte gitmesek mi, sabah gideriz’’ diyordum hala. Eşimin bir sancı daha gelirse gideriz demesiyle, kapı koluna tutunarak yere çömelmem bir oldu. Bu seferki sancı çok daha şiddetli ve kısa sürede gelmiş, sancı süresi de uzamıştı. Saate baktığımda 7 dakika olmuştu.Hastaneye gitmemiz 14 dakikamızı almış ve 3 sancı daha atlatmıştım. Gecenin karanlığında,  yolun ışıklarına bakarken gelen sancıyla birlikte bilincimi dış dünyaya kapatıyor; sancılar geçtiğindeyse eşimle şakalaşıp, gülüyordum. ​Hastaneye geldiğimizde -gülmemden benim doğuracağımı başta anlamasalarda- tekerlekli sandalyeyi kabul etmeyerek, yürüyerek gittim doktorun odasına. Bu arada bir sancı daha gelmişti. Sancı geldiği anda bir yere tutunup, derin derin nefes alarak zihnimi boşaltıyor, sancı geçtiği anda ise eşimle gülüşmeye devam ediyordum. ​Kontrol odasındaki asık yüzlü doktor doğumun başladığını, 3cm açıklık olduğunu, suyumun geldiğini söylediğinde; ben ‘ama başlamış olamaz’ derken, eşim de inanmakta zorluk çekiyordu. Bana göre suyum gelmemişti ve o gün doğum yapmayacağıma emindim hala. Hayalimde: sancılar başladığında önce sıcak bir duş almak, bir şeyler yemek ve uzun uzun yoga yapmak vardı ne de olsa. Hem daha uyuyacak, dinlenecek ve birkaç gün sonra doğuracaktım, çok uykum vardı şimdi.  Bu şaşkınlığıma, doktorun, hastanede doğum katında oda yok, nereye gitmeyi planlıyorsunuz sorusuyla yeni bir şaşkınlık daha eklendi. Şaka yaptığını düşünsem de doktorun ciddi olduğunu anladığımda sinirlenerek: ‘’biz acıbadem sigortalıyız, daha önceden  araştırdım, bu hastanede doğum yapacağım belliydi. O zaman bize 3. Kattan bir oda ayarlasınlar, orası da doluysa başka bir kattan ayarlasınlar, ben burada doğum yapacağım, doktorum burada’’ dedim. Ciddi olduğumu gören doktor eşimi işlemler için gönderip, beni de nst’ye bağlanmam için hemşireyle arkada bir odaya göndererek kurtuldu benden. Güleryüzlü (!) hemşire nst’yi bağlamayı beceremediği gibi, telefonuyla ilgilenmekten ortadan kaybolup duruyordu. Israrlarımla oda durumunu sordurduğumda şansımıza bir odanın o gün boşaldığı (saat sabahın 5,5’u :) ve odamızın hazırlandığı haberiyle nst’ye odamda bağlanmak üzere yola çıktık. Sonradan...

Read More