Posts Tagged "doğum hikayem"

Doğum Hikayemiz

Posted by on May 23, 2013 in Bebekle Hayat, Hamilelik | 11 comments

3 Nisan 2013, saat 05:30. Pijamamda bir ıslaklıkla uyandım. “Allah Allah, herhalde çok sıkıştım, uykuya daldım, çişimi kaçırdım” diye söylendim kendi kendime. Hamileliğin son haftalarında baskıdan dolayı olabilir diye duymuştum. Daha 35.haftadayım. Suyumun gelmiş olması imkansız. Kalktım, üstümü başımı değiştirdim ve sessizce tekrar yattım. 10 dakika sonra baktım yine ıslak. Yok, bu çiş kaçırma değil, basbayağı suyum geliyor. Aklımda birkaç saniye içinde milyon tane soru belirdi. Acaba gerçekten doğum mu başlıyor, daha çok erken değil mi? Suyun gelmesi durdurulabilir mi? Az geldiyse belki durur ve sabah hemen doktora giderim. Bu sorular dolanadursun su son hızla gelmeye devam etti. Ben derin nefeslerle duaya başladım, hayırlısı olsun, bebeğim ve ben sağlıkla kavuşalım diye. Ve Murat’ı uyandırdım. Şaşkınlıkla fırladı yataktan, “aaa gerçekten mi? Hadi hayırlısı…” dedi. Sarıldık. Hemen güç verdi bana sevgilim. Saat 06.00 oldu. Doktorumu aradım. – Günaydın Deniz Hanım, benim suyum geldi, ne yapmalıyım? Durdurabilir miyiz? Daha 35.hafta biliyorsunuz. Çok erken değil mi? Önce uyku sersemi şaşırdı. Sonra toparlandı ve soğukkanlı bir sesle konuşmaya başladı. – Zeynepcim doğum başlamış, su geldikten sonra durduramayız. Ben bu sabah yurtdışına çıkıyorum, senin doğumuna daha zaman var diye rahat rahat gidiyordum. Şansa bak. Neyse, hayırlısı. Ben hemen ekibimizden (Cankat Kadın Sağlığı) bir doktora yönlendireceğim seni. Organize edip arıyorum seni hemen. – Peki. O kadar. Doktorumun doğumda benimle olamamasını nedense çok sakin karşıladım. Rüyamda da görmüştüm doğumumda başka bir doktor daha vardı. Doulam Sima’m yanımda olacaktı ya, kendimi her doktorla güvende hissederim gibi geliyordu. Bir de erken doğum durumu olduğu için bebeğime sağlıkla kavuşmaktan başka hiçbir şey önemli gelmiyordu bana. İster normal, ister sezeryan, yeter ki bebeğim sağlıklı olsun, doğduğunda bir sıkıntı yaşamayalım istedim. Deniz Hanım’dan telefon geldi. “Seni Doktor Cihan doğurtacak. Şimdi sen hemen kalk Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi’ne git. Oranın yenidoğan bölümü de çok iyidir. Ben uçağa binene kadar iletişimde oluruz. Sağlıkla doğuracaksın merak etme, Cihan çok iyi doktordur.” dedi. Telefonu kapattık. Heyecanımı ifade edemiyorum, korku, şaşkınlık, sersemlik de cabası. Sürekli “daha hiçbir şeyi hazır değil” diyip duruyorum. Ben de hazır değilim ki, bırak eşyaları. O gün son yoga dersimi verecektim. Sonra da 4-5 hafta bebeğime hazırlanacaktım. Aylardır gitmeye fırsat bulamadığım hamile masajımı yaptıracak, okuyamadığım kitapları okuyacak, doulamla çalışmalara başlayacak, eşyalarını yıkayıp yerleştirecek, hastane çantamı hazırlayacaktım. Odası bile daha gelmemişti. Aldığım herşey paketlerinde, kolilerin, valizlerin içinde bekliyordu. Doğum geceliklerim dahil. Neyse dedim, nasılsa hastanede gerekli her şey vardır, ne yapalım, kısmet böyleymiş. Saat 06:15 oldu. Sima’yı aradım. Canım, sakin sesi nasıl huzur verdi o an. “Herşey güzel olacak, sen hastaneye git, ben 1 saat sonra yanındayım” dedi. Onca duygunun yanında içimde derin bir huzur vardı. 06:30. Hastanedeyiz. Ne garip dedim. Planımda hiç olmayan bir hastanedeyim, ama gayet mutluyum. Acil doğum odasına aldılar bizi. 101 numara. Ben öğrenciyken 4 sene Gayrettepe’de oturdum. Murat’la da burada otururken tanıştık. Pencereden dışarı bakarken “aşkımızın başladığı yerde bebeğimiz doğacak” dedi. Gülümsedim, gözlerim doldu, sarıldık uzun uzun. Bu andan itibaren içimde sadece huzur kaldı. Gerisini bıraktım gitti. Bir doktor geldi. Cihan Bey değil, o henüz gelmemiş, bu hastanedeki nöbetçi doktor. Açıklığa baktı. Ben bu kadar yoğun hisli bir kontrol olduğunu bilmiyordum. Derin nefesle atlattım neyse ki. Henüz açılma yok dedi ve gitti. O doktoru bir daha görmedim. Murat hastane işlemleriyle ilgili çıkması gerekince, “kimseye haber verme, bir yerlere (sosyal medyayı kastediyor =) yazma, sağlıkla doğsun sonra istediğin gibi arkadaşlarını arar, dilediğin yere yazarsın diyerek odadan ayrıldı. Ah ben durabilir miyim? Bir gün önce canım kızlarla harika bir piknik yapmıştık. Çok mutlu bir gün geçirmiştim. Toplu mailleşmemiz devam ediyordu, ah söyle güzeldi böyle güzeldi diye. İrem‘le çimlerde yoga yapmamız da günün olayı olmuştu =) Mailin konusunu “Sürpriz” olarak değiştirip haberi uçurdum. Dualarına ve enerjilerine ihtiyacım çok vardı. Bana her zamanki...

Read More