Posts Tagged "doğum hikayeleri"

Övgün ve Can’ın Doğum Hikayesi – Normal Doğum

Posted by on May 24, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Günler sona yaklaştıkça oğlumu beklerken yaşadığım sabırsızlık her geçen gün artıyordu acaba nasıl başlayacaktı doğum? Dayanılmaz ağrılarla mı yoksa bir anda suyum mu gelecekti veya bu kadar gerçekleşmesini istediğim normal doğumu başaramayacak mıydım? Artık bir an önce herşey başlasın istiyordum derken 18 haziran sabahı saat 07:00da tuvalete kalktığımda nişanım geldi , o güne kadar sakin olan ve doğumun tüm aşamalarını aylardır okuyup ezberleyen ben bir anda paniğe kapıldım ve hemen eşime seslendim, aslında ne yapılacağını daha doğrusu sadece sakince bekleyeceğimi bildiğim halde dönüp tekrar kitaplara baktım, aynen şöyle yazıyordu ‘tebrikler doğumunuz en geç 48 saat içinde gerçekleşecek’ sonra sakinlestim ve beklemeye başladık.Eşim o gun işe gitmedi ve ne tesadüftür ki annem de tam o gün yola çıkmış geliyordu. Saatler geçtikçe durum yerini çok hafif kasılmalara bıraktı ve ben her saat başı soluğu tuvalette alıyordum bir nevi vücut kendi kendine lavman yapiyordu..Bu kasılmalar beni hiç yormuyordu ancak vakit geçtikçe karnımın gittikçe küçüldüğünü ve aşağıya indiğini çok net bir biçimde görüyordum. Ev içinde yürüyüşüm dahi zorlaşmıştı. Bu arada ben kasılmaların aralığını tutmak için surekli saate bakıyordum ..Oldukça düzensizdi ve saat başı 45 dk.de bir geliyordu. Kararlıydım kasılmalar 5-10 dk.da bir gelene kadar doktoruma haber vermeyecektim ancak yine de tedbir amaçli nişanımın geldiğini whatsuptan doktoruma bildirdim. Bu arada kendi kendime gerçekten doğum başladı sanırım diyordum ama hayal kırıklığı yaşamamak için de bunu kendime bile itiraf etmek istemedim sonucta bu şekilde hastaneye gidip henüz doğum başlamadı diye dönen çok insan vardı.. Saatler öğleden sonrayı gösterdiğinde annem geldi ve eşim beni anneme teslim ederek işe gitti daha doğrusu ben onu gönderdim.Annem beni görür görmez karnımın inmiş olduğunu hemen farketti ve ona heyecanlanmamasını ve nişanımın geldiğini kasılmaların da başladığını söyledim aslında doğum çoktan baslamıştı ve latent fazı rahat bir şekilde evde geçiriyordum. O güne kadar hiç azalmayan iştahım son gün tavan yaptı, evde ne var ne yoksa yedim hatta akşam olunca eşime dondurma aldırdım.O akşam son yogamı evde yaptım ve uyuyamayacağımı bildiğim halde hepimiz yattık.Her kasılma geldiğinde sadece nefes alarak karşılık veriyordum… Saatler sabahın 4ünü gösterdiğinde kasılmaların arası 5-10 dk.da bire düşmüştü ve şiddeti de artmaya başlamıştı sonra eşimi uyandırdım ve doktorumu arayacağımı söyledim, Herman Bey beni sanki akşamin 8inde arıyorum edasında bir ses tonuyla hastaneye gitmemizi ve doğumun başlayip başlamadığına bakılmasını istedi , çantalarımızı aldık yola çıktık sabahın 5 inde hastaneye giriş yaptık. Nöbetçi doktor açıklık kontrolü yaptı ve ilk defa bu muayeneyi o sırada oldum ; açıklık 3 cm , doğum başlamış hatta latent fazı geçmek üzereydim buraya kadar bu şekilde gelmiş olmanın sevincini yaşadım. Sonrasında kahvaltımı yaptım ve sabah 8 civarı Herman Bey geldi açıklık kontrolü yaptı açıklık 4-5 cmdi. Doktorum epidural almamı önerdi ancak ben pek istemedim çünkü buraya kadar herşey çok normaldi. Hemşirelerin ve doktorun tavsiyesiyle epidural takıldı ve benim moralim bir anda sıfırlandı ağlamaya başladım, bundan sonra hiç bir acıyı hissedemeyeceğim diye ağlıyordum kulağa çılgınca gelebilir, ancak hayatımda hiç doğum yapmadığım için de doğum planımı doktorumla konuşmaya cesaret edememiştim dayanabilirmiydim bilmiyorum dolayısıyla kendimi onlara teslim etmiş oldum. Epidural takıldıktan yarım saat sonra sancılar bir anda şiddetlenmeye başladı daha sonrasında da suni sancı verildiğini öğrendim , sabah saat 9dan sonra hep söyledikleri ‘zaman kavramı kalmayışı’ sanırım o saatlerde baslamış olsa gerek ki gerçekten o andan doğum anına kadar ben başka bir dünyada ve başka bir boyuttaydım. Epidural tutmamıştı ben tüm sancıları hissediyordum aslında istediğim buydu, uyusturulmuş doğum bana pek anlamlı gelmiyordu, yaklaşık 3 saat sonra ıkınma hissiyatı başladı açıklık 7-8 cm e ulaştıktan sonra epidurali ve suni sancıyı kestiler. Henüz ıkınmamam gerektiğini biliyordum, biraz da içgüdülerimle hareket ediyordum. Son 1 saat biraz zorlu geçti dayanamayacağım dediğim anda içimden bir ses az kaldı biraz daha dayan diyordu. Açıklık 9-10 cme ulaştığında...

Read More

Ceren’le Vera’nın Doğum Hikayesi – Doğal Doğum

Posted by on May 10, 2015 in Hamilelik | 0 comments

39+4. günü de bitiriyorduk. Pazar gününü pazartesiye bağlayan geceydi ve kızım Vera gelmeye karar verdi. O geceden 4 gün önce son doktor muayenesine gittik. Gebelik şekerim olduğu için diyet yapmama rağmen bebeğim hızla kilo alıyor ve doktorum doğumun mümkün olduğunca vakitlice olmasını istiyordu çünkü normal doğum olacaktı. Çatı muayenesinde “2 santim açıklık var 3-5 gün icinde dogum gerçekleşebilir” dedi. “Uzun yuruyusler yap, squat yap belki 100 kez (çömelip kalkma).”diye ekledi.” Hamile yogasi yapıyorum”dedim “devam o zaman” dedi. Son 15 gundur hamile yogasinda yaptigimiz hareketleri zaten yapiyordum evde. Muayeneden sonra 1 saatlik yürüyüş ve yoga seansı yaptim. Zaten yogadaki çömelme hareketini her yaptigimda kızımla konusuyordum. “Seni bekliyorum, artik hazırım kızım” diyordum. Ve sancıların başladığı gece televizyon izlerken adet sancısı gibi bir sancıyı kasıklarımda hissetmeye başladım. Her sancının 20 dakikada bir geldiğini farkettim. Eşimin ailesi bizde kalıyordu, doğumda yanımızda olmak için şehir dışından gelmişlerdi. Saat 11:30 civarı biz de annemler de odamıza çekildik. Saati takip ediyordum ve sancıların arasındaki süre azalmaya başladığında eşime söyledim. Doktorumla iletişime geçtik ama hala acaba bu o gün mü zamanı geldi mi diye inanamıyordum. Doktorumun hastaneye geçin cevabını aldıktan sonra eşimin ailesini uyandırdık. Annemi aradım haber vermek için daha ben ağzımı açmadan annem “başladı mı kızım hadi bakalım Allah yardım etsin” dedi. Bu kadar mı hazırlıklı olunur. :) Moskova’da çalışan kardeşime sancılar başlayınca haber vermeyi karar vermiştik. Gerçi o bu haftasonu atlayip gelsem mi belki dogum olur demişti ama kızımın sağı solu nereden belli olsun. ;) Bir yandan da kızım kendini her ittiginde yani her sancıda “Aferin Vera, aferin kızıma seni bekliyoruz” diyerek kızımla konuşuyordum. Eşime duşa gireceğimi sonra da hazırlanacağımı söyledigimde yaşadığı paniği unutamıyorum. “Doğum başladı ne duşu” diyerek biran önce evden çıkmak istiyordu. Eşimi sakinleştirdim, “merak etme daha zaman var” diyerek. Evden çıkarken sancıların arasındaki süre 7 dakikaya düşmüştü. Uzun zamandır bu anı bekleyen ben gerçekten doğumun olacağına,evimden kızımı kucağıma almak için çıkıyor olduğuma inanamıyordum. Doğum çantamızı, hastene odamız için hazır olan süsleri, bebek hediyelerini de yanımıza aldık ve çıktık evden. Sanki yine bir gezme için çıkıyormuş gibiydim. Gerçekleşmesini  çok istediğim şeylerin zamani gelince algılarım pek şüpheci olur, inanması zor gelir hep. Hastaneye gittigimizde saat 01:00 olmustu. Hemşireler kontrol edip doğum başlamış diyene kadar da tam emin olamamıştım zaten. Hemşire kontrol etti 3 santim açıklık olduğunu söyledi ve NST’ye bağlandım. Artık havaya girmek gerekiyordu. Ailem getirdiğimiz süslerle odayı süsledi ve artık sürecin başladığını ilan etmiştik. Eşim her sancımda yanımda gözlerimin içine bakıyordu, sabret bu sancıyı da atlatıyorsun der gibi. Bana nefes tekniklerini hatırlatıyor, hatta bana eşlik ediyordu. Annem dua okuyor ve elimi tutuyordu. Eşimin annesi de yanımda. Babalarımız sancılar sıklaşıp etkisi artmaya başladığında zaten dayanamayıp dışarıda beklemeye karar verdiler. İkisinin de gözlerinin dolu dolu olup odadan çıktıkları an gözlerimin önünde. Hamileliğim sürecinde ve özellikle son zamanlarda doğumun evrelerini ve sancıyla başetme yöntemlerini okuyordum. Eşim de bana o süreçte nasıl yardımcı olacağını. Doğum koçum olmayi istemişti bir kere. ;) Aktif doğum istiyordum yani sancıları yatarak yaşamak yerine yürümek plates topunu kullanmak, açılmaya yardımcı olacak yoga hareketlerini yapmak.  Nefes teknikleri, odaklanmamış farkındalık yöntemi gibi bana sancılar sırasında acıya direnmeden ona dayanma, sabırla bir sonraki sancıyı karşılamama yardımcı olacak teknikler. Bir taraftan da okuduğum bazı yazılarda kendimi tutmadan doğum dalgalarında bağırmanın doğumun bir parçası oldugunu okuyordum. Kadınlar olarak çocukluğumuzdan beri nasıl davranmamız gerektigini düsünerek yaşamaya, kendimizi bastırmaya, kontrol altında tutmaya alışkın olduğumuzdan doğum sürecinde bu doğal tepkiyi de bastırmak beklenen birşeydi. Hemşire kontrole geldigi bir seferde NST’yi kontrol etti. Sancılar şiddetini arttırıyordu ve NST’de 127-130 görmeye başlamıştım. “Siz sancıları hissetmiyor musunuz” dedi bana. Neden öyle sorduğunu merak ettim. “Hiç sesiniz çıkmıyor çünkü” dedi. Doğum öncesi okuduğum yazıları ve kalıplardan çıkmam gerektiğini hatırlatıyordu adeta. Gücümün azaldığını hissediyordum. Ama odada, koridorda yürümem gerektiğini biliyordum. Eşimle...

Read More

Ayşe’yle Derin’in Doğum Hikayesi – Sezeryan Doğum

Posted by on May 9, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Derin bizi hiç bekletmedi çok şükür.. Bebek sahibi olmaya karar verdiğimiz ay hamile kaldım.. O kadar çok hissediyordum ki Derin’in varlığını daha hamile olduğumu öğrenmeden yediğime içtiğime inanılmaz dikkat etmeye başlamıştım.. Fakat hamileliğimi öğrendikten sonra kalp atışını duymadan sevinmeyelim dedik ve beklemeye karar verdik.. 29 ekim 2013 sabahı kanamayla uyandım o kadar çok korktum ki apar topar hastaneye gittik ve o gün ilk kalp atışını duyduk Derin bizimleydi hiçbir sorun yoktu çok şükür.. Devam eden günlerde bir kanama daha yaşadım yine aynı şekilde korkuyla gittim meğer normal bir süreçmiş bu yaşadığım, hamilelikte aşırı olmayan kanama olabilen birşeymiş.. Benim nazlı kızım cinsiyetinide bir türlü göstermedi bize annesine süpriz yapmak istedi ve 16. Haftanın sonunda 9 ocak 2014 yani benim doğumgünümde öğrenebildik kız olduğunu meğer ne çok istemişim bi kızım olsun.. Hayatımda aldığım en güzel doğumgünü hediyem.. 16. Haftadan sonra Zeynep ile tanıştık.. Canım Zeynep iyi ki girdin hayatımıza. Hamileliğim onun sayesinde o kadar hareketli ve aktif geçti ki şu an daha tembel hissediyorum kendimi :) doğuma birgün kala bile alışveriş yapıp gezebiliyordum :) yoga dışında keyifli sohbeti ve öğrettikleriyle bana o kadar çok yardımcı oldu ki.. Zeynepçiim teşekkürler iyi ki varsın :) Bu arada süreç benim için biraz daha farklıydı diğer hamilelerden.. Ben 12 yaşındayken geçirdiğim skolyoz ameliyatı yüzünden normal doğum yapmaktan çekindim, riskliydi. Bir çok doktor normal doğum yapabileceğimi ama sonrasında ne olacağını bilemediklerini söylüyorlardı.. Normal doğumu tabii ki çok istiyodum ama ya sonrasında bana birşey olursa değer miydi? Tabii ki hayır doğumdan sonra sapasağlam olmam gerekiyordu bebeğimi kendim büyütmem gerekiyordu bu yüzden doktorumun bütün ısrarlarına rağmen sezeryanı seçtim. Bu arada öğrendim ki skolyoz ameliyatı olduğum için epiduralde alamayacaktım genel anestezi olmak zorundaydım.. Bebeğimi ilk gören ben olamayacaktım ve inanılmaz üzüldüm.. Ama olsun biz sağlıkla kavuşalım gerisi önemli değil diye kendimi avuttum doğum anının saniye saniye çekilmesi için doğum fotoğrafçısıyla anlaştım.. İçim bi nebze daha rahattı en azından sonradan doğum anını izleyebilecektim.. Derin için hazırlıklar son gaz devam ederken, tipik bir oğlak burcuyum herşey aylar öncesinden hazırlandı evet :)) doktorumuz 39+2 yani 14 haziran cumartesi sabahı derinin aramıza katılabileceğini söyledi.. 15 haziran babalar günüydü, planlı sezeryana ne kadar karşı olsamda bir tarih seçmek mecburiyetindeydim.. Neden olmasın kızımın babasının ilk babalar günü olsun 15 haziran :) ve 14 haziran cumartesi sabahı 07.00da hastanedeydik herşey çok güzeldi muhteşem bir sabahtı.. Odayı eşimle, ailelerimizle birlikte heyecanla süsledik o kadar keyifliydi ki.. Saat 09.00da girecektim doğuma fakat acil bir sezeryan girdi araya neyse dedik vardır bir hayır ama son 1 saat geçmek bilmedi resmen.. Ameliyathaneye girerken biraz bebeğimden ayrılmanın hüznü, biraz korku biraz heyecan biraz gözyaşı vardı.. Ne kadar rahat bayılırsam o kadar güzel ayılacaktım bunu yaşamıştım ve çok rahat geçti herşey gözümü açtığımda şarkı söylemeye başladım :) Hemşireler pembe beyaz bir bebeğiniz oldu hiçbir sorun yok birazdan buluşacaksınız dedi.. Bu sırada doğumdan sonra ben baygınken Derin’i göğsüme koymuşlar ve emmek istemiş :) hemşireler çok aç bir kız emzirme konusunda probleminiz olmayacak dediklerinde iyice sabırsızlandım o kadar çok söylendim ki buluşma zamanını biraz erkene çektiler :) ve Derin geldi gerçekten pembe beyaz bir bebeğimiz olmuştu dünya güzeli.. Kokusu hala burnumda, minicik küçücük aç bir kız :) hemen emmek istedi ve çok şükür sorunsuz emzirdim.. Ve hemen elini kolunu kontrol ettim herşey tam mı diye çok şükür herşey tam ve yerli yerindeydi :) Canım bebeğim bir kez daha hoşgeldin iyi ki geldin iyi ki doğdun iyi ki bizi...

Read More

Pınar’la Zeynep’in Doğum Hikayesi – Doğal Doğum

Posted by on May 8, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Canım kızımın bize gelişi aniden oldu. O gün doktor kontrolüm vardı nst de ağrılarımın olduğunu fakat henüz rahim ağzının kapalı olduğunu öğrenmiştik bu da benim kız kardeşimin bir sonraki haftasonu olacak düğününe gidebilmem demekti. Aynı zamanda da o gün vajinal varisim dolayısıyla normal doğum yapmamım riskli olabileceğini konuştuk doktorumla, hem korkuyordum hem de bebeğim geleceği günü ben seçmek istemiyordum, keşke herşey doğal olsa diye de geçiyordum içimden. Doktorumdan sonra sıklıkla yaptığımız gibi eşimle akşam yemeğine gidiyorduk, sol kasığıma doğru hafif bir ağrı oldu tam da biz telefonda annelerimize bebeğin gelmesine daha 3 hafta var derken ve sonra hemen geçti. Yemekte içimden ben bugün doğuracağım diye geçti ama eşime söylemedim sonuçta daha var diye az önce ultrasonda görmüştük. Çok keyifli bir yemeğin ardından evimize döndük, o gün herşey bir başka güzeldi nedenmiş şimdi anlıyorum. Gece hamileliğim süresince her zaman olduğu gibi tuvalete gittim saate gözüm ilişti 02:38 idi. Bir pembelik vardı, biraz da su. Sonra bağırsaklarımı da boşaltmıştım. Üzerimi değiştirdim çünkü hiç ağrım yoktu tekrar yattım mı hatırlamıyorum ama ikinci sefer de bir akıntı oldu diye tuvalete gittim yine su var ağrı yoktu. Eşimi uyandırdım ve Doktorumu aradım uykulu sesiyle ağrımın olup olmadığını sordu, bana ve bebeğe karşı son derece titiz olan eşim ise çok rahattı çünkü rahim ağzım kapalıydı. Doktorum biraz dinlenmemi söyledi ağrın olursa haber ver diyerek, hala emin değilim herşeyi o an tam anlatabildim mi diye. Biraz ağrılar hissetmeye başladım yatakta, eşime söyledim geçer rahat ol dedi bana pek inanmadı tekrar doktoru arayacağım dediğimde de. Hastaneye gitmemizi söyledi doktorum ağrım da var deyince ben, eşim o kadar emindi ki doğumun daha olmayacağından yakındaki bir hastaneye mi doğumun olacağına mı diye sordu. Bu arada eşim o gün sabah 05:00 için olan uçak biletini açığa aldırdı fakat dönüş biletini değiştirmedi. Ve hızla yola çıktık. Daha önceden karar verdiğimiz gibi en sevdiğimiz şarkı olan Olmaz Olsun’u dinledik yolda. Hastanede nst değeri 30 u gösterirken ben avazım çıktığı kadar bağırmaya başlamıştım öyle ki bir hemşire gelip bana ağrınız var anlıyoruz ama biz de anneyiz geçecek dedi. Hemşirelerde eşim gibi doğumun olacağına pek ihtimal vermiyordu. Herkes benim gereksiz panik yaptığımı düşünüyordu ta ki yarım saat süren nst seansından sonra doktor kontrolünde açıklığımın 4 cm olduğu ortaya çıkana kadar. Artık haklıydım ve haklılığımın verdiği cesaretle daha çok bağırmaya başladım. Ağrının verdiği korku ile de normal doğumdan hemen vazgeçmiştim yeni haykırışım epiduralli sezeryan içindi. Kontrolü yapan doktor ile o an evinde bizden haber bekleyen doktorumun telefon görüşmesi sonunda ameliyathanenin 07:30 için hazırlanması ve sezaryen doğum yapılması kararı alınmıştı. Eşimi işlemleri halletmesi için hastanenin ilgili bölümlerine gönderirlerken beni de odaya aldılar. Odada hemşireler pek çok soru soruyordu ve benim ağrılarım artıyordu, ardı arkası kesilmeyen sorular nedeniyle sinir olmuştum sonunda dayanamadım hemşireler, eşim ve hastane doktorunu bir güzel payladım. Ağrılar şiddetlenirken benim ve eşimin kız kardeşi ellerimden tutmuşlar biraz olsun acım dinsin diye beraber dua ediyorduk çünkü başka çaremiz yoktu. Bu sırada eşim Hadımköy’den gelecek olan asıl doktorum ile konuşuyordu tam da mesai başlama saati idi ve hastanenin Nişantaşı’nın göbeğinde olmasından ötürü yetişmesi biraz güç olacak gibi görünüyordu. Ameliyat öncesi hazırlık bittikten sonra hastane doktoru tekrar kontrole geldiğinde rahim ağzı açıklığı 10 cm olmuştu. Doktor artık sezaryen doğum olamayacağını ve kaçınılmaz sonun normal doğum olduğunu söyledi oysa ki ben daha 5 dakika önce sezaryen ile ilgili tüm evrakları imzalamıştım. işte kızım nasıl gelmek istiyorsa öyle geleceğini belli etmişti ama bağırışlarıma dayanamayan eşim epidural ekibinin bir an önce gelmesini istedi. epidural ekibi gelmesine geldi fakat elleri boş döndüler çünkü muayene sonunda doğumun ileri aşamada olduğu için epidural yapılamayacağı kesindi. Bu arada doktorum henüz hastaneye ulaşamamıştı ve hatta eşimi arayarak durumu takip ettiğini ve trafik yüzünden onsuz doğum...

Read More

Tuğçe ve Arya Ela’nın Doğum Hikayesi –  Sezeryan Doğum

Posted by on May 6, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Minik Sarı Kızım Varlığını 9 Mayıs’ta öğrendiğim günden beri ayaklarım hiç yere basmadı. Sürekli bir heyecan vardı içimde.. Seni hissetmeye başlamak ise tarifsiz bir duygu.. Kucağıma alacağım günü sabırsızlıkla bekliyordum. Önce ayları, sonra haftaları ve artık günleri saymaya başlamıştık. Yılbaşında gelirsin diye büyük bir heyecan yapmıştım. Hava soğuk buz gibi bir Ocak ayı yaşadık. Kar yağdı okullar tatil oldu. Kar yerini sağanak yağmura bıraktı. Öyle soğuk öyle bir kış oldu ki beni panik sarmıştı. Ve tam da bu soğukta ben grip oldum. Hayatımın en zor ve stresli haftasını yaşadım. Bir de ev ve hastane arası çok uzak olduğu için her ihtimali her detayımızı önceden düşünmüştüm. Önce hastalığı yendim ve sonra senin için hazırlıklarımızı tamamladım. 38. Hafta kontrolümüzde her şey yolunda gidiyordu. Normal doğum olacağı için senin gelmeni bekliyorduk. Günler geçti 39. Hafta kontrolümüz yine süperdi ve senin geleceğinden şüphe etmeye başlamıştık. Ve 40. Hafta geldiğinde 12 Ocak Pazartesi günü senin hiç hareketini hissetmedim. Ne bir tekme ne bir dönme. Hiçbir işaret yoktu senden. Hemen babanı aradım. Koşa koşa geldi ve acile gittik. Acil doktoru suyumun azaldığını ve ertesi günü kendi doktoruma gitmemi söyledi. Hemen kendi doktorumu aradım ve salı günü rutin kontrolümüz olduğunu hatırlatarak beni sakinleştirdi, yarın görüşürüz dedi. Babanla sakin sakin evin yolunu tuttuk. O gece anneannen ile yatmak istedim. Babanı gönderdik kanepeye.. Sabaha karşı 4 gibi regli sancısını anımsatan bir sancı ile uyandım. Kasıklarımda derin bir ağrı.. Kuyruk sokumumda derin bir baskı.. Bir sağa bir sola döndüm uyku mümkün değil. Saat 5 olduğunda yine tam dönerken bir anda suyum geldi. Önce anlamadım anlayamadım. Koşa koşa tuvalete gittim. Ama engel olamıyordum. Sonra anneannene koştum anne suyum geldi ne yapacağız şimdi? Sancılar başlamıştı. Annem sanki 2 çocuk doğurmamış gibi ne yapacağını şaşırdı. Bir süre sonra babanı uyandırdık haydi gidiyoruz hastaneye.. Evin içerisinde yaklaşık bir saate yakın sancıların sıklaşmasını bekledik. Saat 6 gibi evden çıktık. Maslak’tan Avcılar’a tam 32 dakika sürdü. Panik olduğum nasıl yetişiriz diye düşündüğüm o yol bomboştu. Hastaneye girdik, hemen doğum katına çıktık. Nöbetçi ebe ve doktor ile görüştükten sonra nst ölçümü yapıldı. Odamıza yerleştiğimiz için daha rahat hareket edebiliyordum. Sancılarım sıklaşmaya başlamıştı ve inanılmaz bir ağrım vardı. Ve bu sırada ilk aklıma gelen yoga dersleri ve açılma hareketleri. Sakince yoga müziğini açtım. Önce nefes hareketleri – sanırım hayatımı kurtardı-  , sonra yoga hareketleri yaklaşık 2 saate yakın bu şekilde devam ettik. Saat 8 de ebemiz geldi. Doğumhanenin tüm soğukluğu yüzüme çarptı. Çatı muayenesinde hala suyum gelmeye devam ediyordu. Ama benim evde de dikkatimi çekmişti ebe de emin olmak için tekrar baktığında “Kaka”nı yaptığını farketti. Ve suyum pis geliyordu. Açılma henüz çok azdı. Beklemek beklememek, ya zehirlenirsen, ya normal doğum..Kafamda deli sorular dönüp duruyordu. Ebe, doktor amcan, ben ve babanla birlikte mantıklı olana “Acil Sezeryan’a” karar verdik. Saat 10’da ameliyathanenin içine göz yaşları içinde gönderdi beni baban.. Normal doğuma o kadar hazır olmama ve saatlerde sancı çekmeme rağmen sen bir an önce gelmek istedin. Epidural doğum sorduklarında hayır genel anestezi istiyorum dedim. Çünkü kalbim dayanamazdı o heyecana. 13 Ocak 2015 saat 10.05’te dünyaya gözlerini açtın. Seni hemen yıkayıp küveze almışlar. Kakanı yaptığın için 1-2 saat küvezde kalman gerekti. Evet; Seni hemen kucağıma alamadım. Hemen emziremedim. Hemen koklayamadım. 1 saat sonra ameliyathanede gözlerimi açtığımda ilk seni sordum. İyi olduğunu ve çok çirkin bir kız olduğunu söylediler. Sonra kime benzediğini sormuşum ve kaç kilo doğduğunu.. Annelik sanırım böyle bir şey.. İlk andan itibaren seni düşünmek.. Ameliyathane çıkışında baban bekliyordu beni.. Sanırım biraz ağlamış.. Bense gülerek çıktım. Korktuğum gibi narkoz sıkıntı yaratmamıştı. Sarıldı bana herşey yolundaydı. Odamıza çıktık seni 12 gibi getirdiler yanıma. Baktım baktım uzun uzun baktım sana. Melek olmalısın. Bir mucize olmalısın. Allah’ın bir Lutfü olmalısın. Emzirdim saatlerce kucağımdan bırakmadım seni.Koynumdan almalarına izin vermedim. 9 aylık bir yolculuktu bizimkisi.. Şimdi yıllar sürecek bir hikaye olacak.. Sağlıkla aldım seni kucağıma.. 13 Ocak’ta sen doğdun.. 13 Ocak’ta ben anne oldum.. 13 Ocak’ta biz aile olduk.. Bu benim ilk anneler günüm.. 10 Mayıs...

Read More