Posts Tagged "doğal doğum hikayesi"

Nadiye ve Nil’in Doğum Hikayesi – Doğal Doğum

Posted by on May 14, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Evet… Ben de artık anneyim. Meleğim 39+3 haftalıkken 03.03.2015 tarihinde saat 02.38 de dünyaya geldi. Aradan çok uzun zaman geçmeden, hazır o da mışıl mışıl uyuyorken ömrüm boyunca unutmamın mümkün olmadığı o muhteşem anları kaleme almak istedim. Ümit ederim ki okuyan birilerini korkularından uzaklaştırmaya da vesile olur bizim hikâyemiz. Öncelikle tüm gebeliğim boyunca hep hareketli olmaya ve iyi beslenmeye elimden geldiğince dikkat ettiğimi söyleyerek başlamak istiyorum. 13. haftadan itibaren düzenli olarak hamile yogası yapmaya başladım. Haftanın bir günü sevgili Zeynep’in Acıbadem derslerine katılırken bir günü de İstanbul Doğum Akademisi’nde yoga yaptım. Bir süre sonra kendime güvenim gelince bunlara ek olarak evde kendim de yapmaya başladım ki her geçen gün çok daha etkili sonuçlar aldım. Bulduğum her fırsatta da bolca yürüyüş yaptım. Her şey yolunda giderken ve artık doğumuma haftalar kala 38+3 de mecburi sebeplerle değişen sigortam yüzünden hekim değiştirmeye karar verdim. Bu durumun motivasyonumu bozmaması için kendime hep telkinde bulundum. Sonuçta doğal doğumdu hayalimdeki ve ben de bunun için bedenimi her şekilde hazırlamıştım. Kısa sürede de olsa kendime yeni hatta belki de daha iyi bir hekim bulabilirdim. Doulam sevgili Özge’nin tavsiyesi ile Acıbadem Kadıköy’den Doktor Harika Bodur ile tanışmamız işte böyle bir arayışla başladı. Kendisi beni gerçekten çok sıcak karşıladı ve bu ani değişikliğin beni yıpratmaması için uzun uzun rahatlatıcı konuştu. Ben de kendisine hayal ettiğim doğumun detaylarını içeren tercihlerimi yazılı olarak sundum. Her maddeyi dikkatle inceledi ve saygıyla da cevaplandırdı. Sonunda da imzalayarak o hastaneye gelene dek benimle ilgilenecek ekibe gerekirse göstermemi söyledi.  Aslında bir hafta öncesinde başladı doğum sancılarım kesik kesik ama çok üzerinde durmadan hayatıma devam ettim. Hatta birkaç işimi halletmek için tek başıma karşı yakayageçecek kadar cesaretli davrandım ama sonuç eşimin beni acilden toplaması oldu :) Karnım öyle kasılıyordu ve bebeğim o kadar sıra dışı hareket ediyordu ki doğum başladı diye düşünüyordum. İlk bulduğum acile kendimi zor atıp hemen bir NST çektirdim ve gerçekten de ağrılarım çok şiddetli çıktı. Ancak doğum değildi, hiçbir düzen yoktu ağrılarda. Takip edip dinlenmemi söyledi doktor ancak bu ağrılar giderek artarak hafta boyunca devam etti. Gebelik boyunca pek yaşamadığım uykusuzluk ve bel ağrısı her geçen gün arttı. Üstüne bir de grip olup boğaz enfeksiyonu yaşamayı da başardım.  Tüm bunlara rağmen yine de işlerimi yapmaya, son hazırlıkları tamamlamaya hatta evi temizlemeye devam ettim :) Doğumun olacağı günün sabahına ise gerçekten çok hasta ve bitkin uyandım. Gerçekten hissettim büyük günün o gün olduğunu. Öğlene kadar kendimi dinlendirip sonrasında evi süpürdüm, markete, postaneye gidip işleri hallettim ve her an sıklaşan ağrıların artık belimden bacaklarıma doğru vurmaya başladığını fark ettim. Hem çok bitkin hem de enerjik hissediyordum. Hayatımda hissetmediğim bir histi. Yerim de duramıyor kendime sürekli yeni işler çıkarıp oyalanıyor, ağrıları unutuyordum. Akşamüzeri eşimi arayıp eve biraz erken dönüp dönemeyeceğini sordum.  İlk tepkisi “Yoksa minik geliyor mu?” oldu heyecanla, ben de “Sanırım ama panik yapma sancı aralıkları sıklaştı ama emin olamıyorum” dedim. O gelene kadar ağrıları unutmak için mutfakta oyalandım, akşam için aldığım hamsileri yıkayıp aklımdan sancı kavramını silmeye çalıştım :) Sonrasında da güzel bir duş alıp bebeğimi, bedenimi ve en önemlisi zihnimi sıcak suyla dinginleştirdim. Bu arada sancılar iyiden iyiye vurmaya başladı. Eşim gelince o yemeği hazırlarken ben sancı aralıklarını kontrol etmeye başladım. Aman Allah’ım 10 dakikanın altına düşmeye başlamıştı bile! Hemen sevgili doulam Özge’ye ve fotoğrafçım Derya’ya hazırlıklı olmalarıiçin mesaj attım. Belki bu gece onları uykusuz bırakabilirdim :) Özge ağrı aralıklarını öğrenince miniğimin gelmeye başladığını söyledi, aralıkları not edip bir yandan da eşimin ayıkladığı balıkları biraz biraz da olsa yemeye çalışıyordum ki enerjim düşmesin ve uzun geceye dirayetim kalsın. Doğum dalgalarımın aralığının 5 dakikanın altına düşmeye başladığını görünce değerli doktorum Harika Bodur’a durumu bildirdim,o da hastaneye gidip bir kontrol ettirmemi söyledi. Ben bu arada gelen her dalgayı bol bol nefes alarak karşıladım. Pilatestopuma oturup yuvarlak çizerek kalçalarımı dinlendirmeye çalıştım. Eşim hastane çantalarımı arabaya indirirken hala emin değildi doğurduğuma ama ben biliyordum ki prensesim valizini eline almış çoktan yola düşmüştü :) Kadıköy...

Read More

Pınar’la Zeynep’in Doğum Hikayesi – Doğal Doğum

Posted by on May 8, 2015 in Hamilelik | 0 comments

Canım kızımın bize gelişi aniden oldu. O gün doktor kontrolüm vardı nst de ağrılarımın olduğunu fakat henüz rahim ağzının kapalı olduğunu öğrenmiştik bu da benim kız kardeşimin bir sonraki haftasonu olacak düğününe gidebilmem demekti. Aynı zamanda da o gün vajinal varisim dolayısıyla normal doğum yapmamım riskli olabileceğini konuştuk doktorumla, hem korkuyordum hem de bebeğim geleceği günü ben seçmek istemiyordum, keşke herşey doğal olsa diye de geçiyordum içimden. Doktorumdan sonra sıklıkla yaptığımız gibi eşimle akşam yemeğine gidiyorduk, sol kasığıma doğru hafif bir ağrı oldu tam da biz telefonda annelerimize bebeğin gelmesine daha 3 hafta var derken ve sonra hemen geçti. Yemekte içimden ben bugün doğuracağım diye geçti ama eşime söylemedim sonuçta daha var diye az önce ultrasonda görmüştük. Çok keyifli bir yemeğin ardından evimize döndük, o gün herşey bir başka güzeldi nedenmiş şimdi anlıyorum. Gece hamileliğim süresince her zaman olduğu gibi tuvalete gittim saate gözüm ilişti 02:38 idi. Bir pembelik vardı, biraz da su. Sonra bağırsaklarımı da boşaltmıştım. Üzerimi değiştirdim çünkü hiç ağrım yoktu tekrar yattım mı hatırlamıyorum ama ikinci sefer de bir akıntı oldu diye tuvalete gittim yine su var ağrı yoktu. Eşimi uyandırdım ve Doktorumu aradım uykulu sesiyle ağrımın olup olmadığını sordu, bana ve bebeğe karşı son derece titiz olan eşim ise çok rahattı çünkü rahim ağzım kapalıydı. Doktorum biraz dinlenmemi söyledi ağrın olursa haber ver diyerek, hala emin değilim herşeyi o an tam anlatabildim mi diye. Biraz ağrılar hissetmeye başladım yatakta, eşime söyledim geçer rahat ol dedi bana pek inanmadı tekrar doktoru arayacağım dediğimde de. Hastaneye gitmemizi söyledi doktorum ağrım da var deyince ben, eşim o kadar emindi ki doğumun daha olmayacağından yakındaki bir hastaneye mi doğumun olacağına mı diye sordu. Bu arada eşim o gün sabah 05:00 için olan uçak biletini açığa aldırdı fakat dönüş biletini değiştirmedi. Ve hızla yola çıktık. Daha önceden karar verdiğimiz gibi en sevdiğimiz şarkı olan Olmaz Olsun’u dinledik yolda. Hastanede nst değeri 30 u gösterirken ben avazım çıktığı kadar bağırmaya başlamıştım öyle ki bir hemşire gelip bana ağrınız var anlıyoruz ama biz de anneyiz geçecek dedi. Hemşirelerde eşim gibi doğumun olacağına pek ihtimal vermiyordu. Herkes benim gereksiz panik yaptığımı düşünüyordu ta ki yarım saat süren nst seansından sonra doktor kontrolünde açıklığımın 4 cm olduğu ortaya çıkana kadar. Artık haklıydım ve haklılığımın verdiği cesaretle daha çok bağırmaya başladım. Ağrının verdiği korku ile de normal doğumdan hemen vazgeçmiştim yeni haykırışım epiduralli sezeryan içindi. Kontrolü yapan doktor ile o an evinde bizden haber bekleyen doktorumun telefon görüşmesi sonunda ameliyathanenin 07:30 için hazırlanması ve sezaryen doğum yapılması kararı alınmıştı. Eşimi işlemleri halletmesi için hastanenin ilgili bölümlerine gönderirlerken beni de odaya aldılar. Odada hemşireler pek çok soru soruyordu ve benim ağrılarım artıyordu, ardı arkası kesilmeyen sorular nedeniyle sinir olmuştum sonunda dayanamadım hemşireler, eşim ve hastane doktorunu bir güzel payladım. Ağrılar şiddetlenirken benim ve eşimin kız kardeşi ellerimden tutmuşlar biraz olsun acım dinsin diye beraber dua ediyorduk çünkü başka çaremiz yoktu. Bu sırada eşim Hadımköy’den gelecek olan asıl doktorum ile konuşuyordu tam da mesai başlama saati idi ve hastanenin Nişantaşı’nın göbeğinde olmasından ötürü yetişmesi biraz güç olacak gibi görünüyordu. Ameliyat öncesi hazırlık bittikten sonra hastane doktoru tekrar kontrole geldiğinde rahim ağzı açıklığı 10 cm olmuştu. Doktor artık sezaryen doğum olamayacağını ve kaçınılmaz sonun normal doğum olduğunu söyledi oysa ki ben daha 5 dakika önce sezaryen ile ilgili tüm evrakları imzalamıştım. işte kızım nasıl gelmek istiyorsa öyle geleceğini belli etmişti ama bağırışlarıma dayanamayan eşim epidural ekibinin bir an önce gelmesini istedi. epidural ekibi gelmesine geldi fakat elleri boş döndüler çünkü muayene sonunda doğumun ileri aşamada olduğu için epidural yapılamayacağı kesindi. Bu arada doktorum henüz hastaneye ulaşamamıştı ve hatta eşimi arayarak durumu takip ettiğini ve trafik yüzünden onsuz doğum...

Read More