Posts Tagged "ayşe öner"

Ayşe Öner’den Emzirmenin Püf Noktaları

Posted by on Eki 13, 2014 in Blog, Emzirme | 0 comments

Cumartesi günü Acıbadem Fulya Hastanesi’nde Emzirme Haftası etkinlikleri kapsamında, Philips Avent‘in desteğiyle, sevgili Ayşe Öner‘den emzirmenin püf noktalarını dinledik. Katılamayanlar için en önemli noktaları toparlamak istedim. Normal doğum ve anneyle bebeğin doğumdan sonra tentene teması harika bir emzirme başlangıcı sağlar. Bebek kendi kendine anne memesini sürünerek koku yardımıyla bulur ve memeyi içgüdüsel olarak doğru şekilde kavrar. Bebeği kolunuza koyup memeyi zorla ağzına sokmaya çalışmak yerine yarı yatar pozisyonda bebeği çıplak bir şekilde üzerinize koyun ve bırakın emzirmeniz doğal şekilde başlasın. İlk 3 gun 2 saatte bir emzirmek gerekiyor. Ama bilin ki bebek cilt altına rezerv yapar ve hayatının ilk 3 günü idare edecek sıvısı vardır. Ama ara sütün gelmesi icin sık emzirmek çok önemli. Bebeğin rengi sararmaya başlarsa sarılık icin mama verelim diyebilirler. Gece gündüz emzirerek sarılığı geçirebilirsiniz. Bebeği ilk günler emzirmek için uyandırmalıyız. Altını açabilirsiniz, ayağını kaşıyabilirsiniz, yüzünü yıkayabilirsiniz. Bebekleri sarıp sarmalamayın sıcaktan uyurlar ve emmeleri zor olur, ilk doğduklarında çıplak, evde de hafif giydirin ki uyanık olup çok daha büyük istekle emsinler. Yenidoğan bebeğinizin midesi kiraz kadardır. Bebek ağladıkça “bu çocuk aç, sütün yok mu?” diyen insanlar olur, o insanlardan uzak durun. Babalara görev: bu insanlar kim olursa olsun uyarın ve anneye pozitif sözler söylemelerini isteyin. Bebek emerken boğazına süt kaçınca anne tıkanıyor nefes alamıyor diye stres olunca süt azalıyor. Her emzirmede aynı şey olacak diye anne korkuyor. Oksitosin hormonu salgılanamıyor ve süt azalıyor. Pozisyonunuzu değiştirebilir, veya bebeğinizi bu olay olursa omzunuza koyup iki kürek kemiği arasına vurarak rahatlatın. İlk 3 gün misafir ağırlamayın. Bebeğinizle baş başa kalıp sürekli (2saatte bir) emzirin ki olgun sütünüz gelsin. Uzun emen veya yanlış şekilde emen bebekler meme ucu yarasına sebep olabilir. Meme ucu derisini doğumdan önce hazirlamak gerekir. Hamilelik boyunca meme ucuna her sabah kolonya sıkın.  Akşam da krem sürün. Deriyi güçlendirecektir. 10. günde doğum kilosuna gelmediyse mama takviyesine geçmeyin, inisiyatif kullanın. Ağzı ıslak, göbeğinin derisi gergin, az da olsa kilo almışsa, “mama vermek istemiyorum” diyin. İlk ayda doğum kilosunun üzerine minimum 400gr. almış olması yeterlidir. Yeni anneye yardım gerek. Temizlik yemek düzen misafir ağırlama işlerini başkaları yapsın. Anne sadece bebekle ilgilensin. Meme ucu içe kaçmış durumdaysa hamileyken ve emzirmenin ilk günlerinde niplette kullanılmalı. (Ben de kullanmış ve yazmıştım, ürünün detayı burada) Emme içgüdüsü çok yüksek olup sürekli emmek isteyen bebeklere ilk birkaç gün her memede 10 ar dakika kalacak şekilde emzirilmelidir ki, göğüs uçları yaralanmasın. Zira 10 dakika da, bir saatte emse, ilk günler de kollastrum olduğu için miktar  3, 5 cc. yi geçmeyecektir, boş yere göğüs uçlarını travmaya maruz bırakmış oluruz. Memede kaşıntı, hassasiyet olursa havasız bırakmış olabilirsiniz, ilerisi mantar olabilir ki memeden bebeğe geçer. Papatya çayı demleyin, gazlı bezle hafifce memenin üstüne kapatın. Deri onarıcıdır. Sütyen takmayın mümkun olduğunca ki memeler hava alsın. Avent göğüs kalkanlarıyla çok rahat edersiniz. Çok emen bir bebek değilse, sürekli uyuyor, zar zor uyanıyorsa, memede 1 saat kalsa da 7-8 dk anca aktif emdiyse, bir seansta bir memeyi bir seansta bir memeyi emsin. Bebek uzun süre emmezse anne süt ateşi olur. Ateş varken duş almak istemezseniz Avent Jelped le sıcak suya koyup rahatlatın. Ellerle tepeden meme ucuna doğru masaj yapılacak, sonunda meme ucunu cevirir şekilde sıkılacak. Meme ucundan parça gibi bir süt geldikten ve akmaya başladıktan sonra pompa ile sağılacak. Sanayi tipi pompaya hiç gerek yok. Çok güçlü çekiyor. Kanalları zedeliyor ve yapıştırıyor. Çok uyarı verdiği için hiperlaktasyon da oluyor. Olgun süt gelince bebeğe tek meme yetebilir, bir memeyi emsin, diğer memeyi sağın. Tüm annelere bol sütler, sevgiler, Zeynep...

Read More

Bebek banyosu

Posted by on Şub 2, 2013 in Blog, Hamilelik | 0 comments

Ayşe Öner’in hamile rehberlik kursunda son konumuz bebek banyosuydu. Hevesle bekliyordum, beklediğim kadar da varmış,  çok keyifliydi. Taze annelerin en ürktüğü konulardan biri olan yenidoğan banyosunu o kadar güzel anlatıyor ki Ayşe Hanım, kendinize güveniniz geliyor. Benim geldi, Ayşe’nin ilk banyosu için sabırsızlanıyorum. Şimdi bize öğrettiği birkaç önemli notu paylaşmak istiyorum. – Bebekler doğdukları yer su olduğu için suyu hemen tanıyor ve çok seviyorlar. Huzursuz oluyorlarsa bunun sebebi annenin ya da yıkayan kişinin stresli olması, aç olmaları ya da ortamın serin olması olabilir. – Bebekler steril doğar. O nedenle doğumdan hemen sonra bebeğin yıkanmasına gerek yoktur. Silinebilir. Ama başında saçlarına yapışmış kan varsa yıkanmalı çünkü kan kuruyup bakteri üretebilir. – Yeni doğan bebeğin cildinde ph yoktur, o nedenle 3 gün sonra şampuan yapılmalıdır, ilk günlerde yapılan şampuan koruyucu floranın oluşmasını geciktirir. – Banyo, uyku düzeni kurmaya da yardım ediyor. – Bebeğin banyoda huzurlu olması için biraz emziriyoruz, tam doyurmuyoruz. Emzirilince hemen kaka yapar, altını temizliyoruz ve sonra suya sokuyoruz. – Bebeğin kulak zarına giden yol kısa ve düz, o nedenle su kaçsa bile hemen çıkar, kulağına su kaçar mı diye korkmaya hiç gerek yok. – Ayşe Öner yenidoğanı yıkarken file veya destek süngeri kullanılmasını önermiyor. Bebeğin suya temas etmesini, başını iki elle tutarak önce yüzdürmeyi, arkasından doğal sünger ya da tülbentle yıkamayı öneriyor. Ayşe Öner’in bebek banyosu videolarına buradan ulaşabilirsiniz. Bu derste ayrıca kız ve erkek bebeklerde doğru alt değiştirme temizliği ve göbek kordonu bakımı da var: – Göbek kordonu hafif açılmaya başlayana kadar bebek normal bir şekilde yıkanabilir. Deriden ayrılmaya başlayınca yıkamayı kesmek, düştükten 3 gün sonrasına kadar yıkamamak gerekiyor. Eğer düşme süre uzun olursa bebek sabun kullanmadan, sadece içme suyuyla yıkanabilir. – Göbek kordonundan korkmamak gerekiyor, cansız olan bir doku ve bebeğin canını acıtmaya imkan yok. Günde 4 defa %70-75 alkolle temizlemek yeterli. Dibinden ayrılmışsa yıkamıyoruz, göbek kısmını alkolle silmiyoruz, temizlemek için sadece içme suyla bebeğimizi siliyoruz. Eğitimlerine katılmak isterseniz detaylı bilgi burada. Ben boncuk Ayşe’yi yıkamayı böyle öğrendim, denemeler yapmak için oyuncak bebek bile edindim, biraz alıştırma da yapalım ki tam hazır olalım ilk banyoya, değil mi =) Bebeklerinizle keyifli banyolar =) Sevgiler,...

Read More

Bir ağlarım bir gülerim

Posted by on Oca 9, 2013 in Blog, Hamilelik | 0 comments

Boncuk Ayşe 23.haftasını yarıladı. Bende de bu ara mutluluk ve duygusallık kol kola gidiyor. Televizyon karşısında oturup ayaklarımı uzattığımda ya da banyo sonrasında karnıma yağ sürerken onunla konuşuyorum, Ayşeee, kuşuuum, canııım, kuzuuum diye sesleniyorum, pıtır pıtır hareketletle bana cevap veriyor, beni gülümsetiyor. Çoğu zaman… Bir gece tam uykuya dalacağım, kendi kendine hareketlendi, bir anda gözlerimden yaşlar süzüldü…İçimde büyüyen bir bebeğimin olmasına, hareket edip benimle iletişim kurmasına nasıl duygulandım, ve nasıl şükrettim… Yani bildiğiniz hamile duygusallığı sarıyor dört bir yanımı. Örneğin bu videoyu da kaç kez izledim, her seferinde gözlerim doluyor. Sanki boncuğumun yüzünü görüyor gibi hissediyorum. Bir sonraki doktor randevumuz haftaya, yine yüzünü gösterecek mi acaba diye heyecanla bekliyorum. Bu hafta başka neler yaptık, Ayşe Öner’in eğitiminde harika bir ders daha aldık: Bebek Masajı. Hem gaz masajını hem genel masajı öğrendim. Boncuk Ayşe’me uygulamak için sabırsızlanıyorum. Gaz masajına doğumdan itibaren, genel masaja da 1-1.5 aylık olduğunda başlanabiliyor. Yenidoğan bebeklerin sindirim sistemleri tam gelişmemiş olduğundan gaz masajıyla bağırsaklarında biriken gaz kütleleri parçalanabiliyor ve bebek rahatlayıp gazı daha rahat çıkartabiliyor. Günde 3-4 kez yapılabiliyor bu masaj. Yeni annenin kabusudur gaz konusu. Umarım masajı uygulayabilirim ve gaz sancılarını azaltabilirim. Ayşe Hanım yeni annelerin yaşadığı durumu da şöyle özetledi. Bebeğin gaz sancısı olur, bebek ne yapacağını bilemediği için ağzı açık aranır gibi yapar, ayakları elleri durmaz, ağlar da ağlar. Ağzı açık olduğu için meme istiyor sanılır, gazı olduğu için emmeyi de reddedince taze anneye etraftan “bak süt gelmiyor, sinirleniyor, sütün yetmiyor, mama verelim” baskıları başlar. Ve anne de ne yapacağını bilmediğinden gereği olmadığı halde mama verebilir. Mama bağırsaklarda daha zor sindirildiğinden daha fazla gaz sancısı ve kabız olarak geri döner. Bu bir kısır döngüye dönüşebilir diyor. Sütün yetmediğine dair baskılardan çokça söz ediyoruz Annelerden Sütlü Tarifler’de. Hamileyken bebeğimizin gazını çıkartmaya yarayan bu masajı öğrenir, bebeğimizi yeterli derecede emzirdiğimizi düşündüğümüzde ağlama krizi geldiyse bunun gaz olduğunu anlayabilir, bebeğimizi rahatlatabiliriz. Bir de eklemek istediğim bir önemli bilgi daha, bebeklerin memede uyuma durumları oluyor, anne de uykusu bölünmesin diye yatırabiliyor. Bu daha beter bir gaz sancısı olarak geri dönebilirmiş, uykusu açılsa da emzirmeden sonra mutlaka gazını çıkartın diyor Ayşe Hanım. Gaz masajı videosunu buradan izleyebilirsiniz. Genel masaj da hem bebeğimizi rahatlatıyor, hem de bebeğimizle harika bir iletişim kurmamızı sağlıyor. Ayrıca egzersizlerle kas gelişimi de destekleniyor. Bu masaj gaz masajına göre daha kapsamlı, günde bir kez ya da gün aşırı yapıldığında bebekler çok mutlu oluyormuş. Ayşe Hanım özellikle babaların bu masajı yapmalarını önerdi, bebekleriyle iletişim kurabilecekleri harika bir yol olduğunun da altını çizdi. Ben de Murat’a öğreteceğim, bir yandan ayaklarını ısırır bir yandan masaj yapar artık kızına =) Bizden haberler böyle. 23.hafta göbiş fotoğrafımızla veda edelim. Öpücükler ve pıt pıtlar =) Zeyno& Boncuk...

Read More

Ayşe Öner Hamile Rehberlik Kursu

Posted by on Oca 4, 2013 in Blog, Hamilelik | 2 comments

Geçen cumadan beri sevgili Ayşe Öner‘in Hamile Rehberlik Kursu’na katılıyorum.    Yoga derslerimin programına göre cuma ve pazar günleri olan eğitimlere devam edeceğim. Konular sürekli tekrar ettiğinden ister hafta içi, ister haftasonu olan eğitimlere katılabiliyor, bir konudan başlayıp kuru tamamlayabiliyorsunuz. Bu esneklik benim gibi hem hafta içi hem haftasonu çalışanlar için harika gerçekten.  16.haftadan itibaren başlanabiliyordu, ben 21.haftada başladım. Ayşe Hanım’ın yumuşacık sesinden yılların tecrubesini dinliyoruz pür dikkat. Onun hakkında ne yazsam az kalacak, şöyle özetleyeyim: 25 yıl yenidoğan bebek hemşireliği yaptıktan sonra kendi kreşini açmış ve bebeklerle birebir ilgilenmiş, aynı zamanda hamilelere eğitim vererek ve doğum koçluğu yaparak çalışmalarına devam etmiş. Binlerce bebek büyütmüş, hamilelere, annelere destek olmuş bir melek o. Öyle tatlı, öyle yumuşak, öyle samimi ki, insanın sarılası ve bir daha bırakmayası geliyor =) İlk haftanın konusu amniyotik sıvının özellikleri, erken açılma halinde ne yapmalıyız, sızıntı olduğunu nasıl anlarız, amniyotik kese doğumda hangi fazda açılır? Doğum sonrası zaman yaşananlar, yapılması gereken egzersizler, değişimler, ve lohusalık zamanı idi. Bu hafta da konu bebek odası hazırlığıydı. Oda seçimi, boya ve duvar kağıdı kullanımı, zemin ve ışıklandırma nasıl olmalı, mobilya seçerken nelere dikkat edilmeli? Alışverişte doğru ve gerçekten ihtiyacımız olacak seçimleri yapmak idi. Ayşe Hanım önerilerini paylaşırken biz de bol bol soru sorduk. Çok faydalı ve çok keyifli bir program, detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. Eğitim notlarımı toparlayıp özet olarak paylaşacağım. Bu öneriler sonrasında Ayşe’nin odasını nasıl dekore ettiğimizi de paylaşacağım tabii, en keyifli hazırlıklardan biri de odası ne de olsa. Pazar günü de bebek masajı var, ona Murat’la gideceğiz, babası da yapsın kızına masaj, oy oy oy ben de onları izleyeyim =) Emzirme, bebek banyosu, doğum ve ilk yardım da heyecanla öğrenmeyi beklediğim konular. Anneliğe hazırlanırken sevgili Ayşe Öner’in deneyimlerinden faydalanmak çok güzel bir şans, tüm anne adaylarına tavsiye ediyorum. 23.hafta yaklaşıyor, zaman hızla geçiyor. Boncuk Ayşe sürekli hareket halinde, pıt pıt’lar pat pat’lara doğru hafifçe dolgunlaşmaya başladı =) Bizden bu haftalık bu kadar… Sevgiler, Zeyno & Boncuk...

Read More