Emzirme Rehberi olarak ilk deneyimlerim

Posted by on Mar 10, 2011 in Blog, Emzirme | 7 comments

Yaklaşık 1 aydır aktif olarak gönüllü Emzirme Rehberliği yapıyorum. Notlarım daima yanımda geziyorum. Emziren Anneler Grubu’ndaki yazışmaları tek tek okuyorum. Nurturia’da emzirme sorusu yakalarsam cevaplıyorum. Emziren arkadaşlarım da sürekli kontrolümde, sürekli nasıl gidiyor diye yokluyorum. Henüz kendim deneyimlemediğim için bazı sorularda diğer gönüllü arkadaşlarıma da danıştığım oluyor. Çünkü çok teknik cevaplar bazen sorunun çözülmesinde yardımcı olamayabiliyor. Annenin o anki ruhsal durumu, kafa karışıklığı, annesinden, arkadaşından, doktorundan farklı bilgiler duyması da durumu hassaslaştırıyor. Ben bu eğitimden de annelerden de öğrendim ki emzirmenin %90’ı duygusal. Fizyolojik olarak anneler ikiz bebeklerini bile ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslemeye yetecek kadar emzirme kapasitesine sahipler.

Burada teknik bilgi araya girsin: Prolaktin hormonu sütün yapımını ve salgılanmasını sağlarken oksitosin hormonu sütün göğüsten atılmasını sağlıyor. Huzur, sakinlik, sevgi, mutluluk, bağlılık ve şifanın hormonu. Olan oksitosin huzur varsa salgılabilen bir hormon. Utangaç, en ufak bir stres ya da anksiyete durumunda kaçıyor. Bu hormon dışarıdan da alınamıyor. Annenin gerçekten sakin, dinlenmiş, rahatlamış, emzirmeye istekli, hayalinde hep göğüslerinden süt fışkırdığını hayal etmesi gerekiyor. Hep gülümseme, kendine güven, hep pozitif düşünme durumu olmalı.

Ama gelin görün ki “olmalı” denilen durumlar bazen öyle olamıyor. En yakın arkadaşımın doğumunda yaşadıklarımızı paylaşmıştım. Bebeği çok ağladığı için eve döndüklerinin akşamı hastaneye geri gitmişler ve bebeğe biberonla mama verilmiş. (Mutlaka kadehle verilmeliydi oysa, ve arkadaşıma da kadehle besleme önerilmeliydi. Ahh ahh, zor geldi sanırım. Biberondan akan mamadan sonra annenin memesinden çekmekten hoşlanmayabileceğini düşünmediler mi???) Neyseki bebek doymuş, sakinleşmiş. Anne perişan. “Bebeğimi besleyemedim” stresi üzerinde. Ama bir yandan da mutlu, bebeği sakinleşmiş, uyuyacak. Çok uzun ve sıkıntılı bir normal doğum olduğu için kendisi de çok huzursuzdu doğumdan sonra. “Hiç böyle zor olacağını düşünmemiştim, çok zorlandım, hiç duygulanmadım, hala anne olduğumun farkında değilim” demişti hastanede. (Bebeğin bunu da hissettiğini düşünüyorum) Anne ve kayınvalide hep yanındaydı. Şaşkındı. Evde olanları da tahmin edebiliyorum. Bebek huzursuzken daha da uğraştılar, bebek de sinirlendi ve emmek istemedi. Annenin de sütü gelmedi çünkü zaten çok huzurlu bir vücut isteyen oksitosin salgılanamadı. Hastanede lıkır lıkır akan mamadan sonra bebeğin yine annenin göğsünden az gelen süte sinirlenmesi ve ağlama krizleri… Bu yaşananlar nedeniyle mamaya devam edildi. Bu dönemde memnun kalmadığı bir pompayla sütünü istediği gibi sağamayan arkadaşıma hemen başka bir pompa almasını söyledim. Sonra neler önerdim:

– Sütünü çekmeyi hiç ihmal etme. 2 saatte bir çekeceksin. Bebeği göğüsten almaya hala sinirleniyordu çünkü, o da çekip biberonla veriyordu. (Anlaşılan göğüsteki süt oğluşun dilediği çokluğa ulaşana kadar usul usul ilerleyecektik.)

– Çok acıkmasını bekleme, biraz acıktığını düşündüğün anda memeyi teklif et. Göğsün tamamını emsin, doymazsa çektiğin ve depoladığın sütü içir.

– Sinirlenmesine fırsat vermeden memedeyken onunla konuş, şarkı söyle, iletişim kur, gülümse, çıplak ten teması olsun, memenin kokusunu çeksin. Bir de bu konuda yazılarıyla hepimizi mest eden Emziren Anneler grubu üyelerinden sevgili Süreyya’nın mailini kopyalayıp gönderdim.

– Hiç vazgeçme, kendine inan. Daha 2 aylık bile değil. Daha uzun zaman sadece anne sütüyle besleyebileceksin. İnancını hiç kaybetme ve uğraş. Pompalamaya üşenme. Uğraştığın her dakikaya değer. Gerçekten her damlası altın değerinde. Bebeğine verebileceğin en güzel besin.

– Anne sütü ile beslenmeye alıştıkça ve sütün arttıkça bebek biberona uzaklaşacak ve memeden doğru çekim gücüyle yoluna devam edecek. Biberonlarla emen bebeklerin , biberon başlığından mama yanı sıra hava da emmesi ve bunun gazı tetiklemesi muhtemeldir. Oysa doğru kavrayış biçimi ile anne göğsünden emen bebeklerde bu hava alma etkisi azalacaktır. Sık emer, aldığı saf gıda ile de bol dışkılayan bebeğin sindirim sistemi 3 . ayın sonuna doğru düzene girer. (Sena‘cığım öğretti bu kısmı :)

– Sütünü arttırdığına inandığın ne varsa ye ve iç. Yeter ki inan. Çünkü ne yersen ye, inandığın zaman sütün artacak.

Son durum: Yeni aldığı pompadan memnun kaldı. Ameda marka . Anne sütü artıran tüm karışımları içiyor. Bulgur ve helvanın arttıracağına inandığı için bolca yiyor. Sütü her gün artıyor, mama azalıyor. O da motive oluyor. Arada yoruluyor, pes etmek üzereyken yine motive etmeye çalışıyorum. Zamanla çok daha iyi olacak. Çalışmadığı için çok şanslı, bunun kıymetini bilerek uğraşmaya devam edecek, ben de hep yanında olacağım.

Beni bıraksanız sayfalarca yazarım. Daha da yazacak çok konu var.

Her gün emzirmesine destek olduğumuz ve sütünü arttırdığımız annelerin gülümsemelerini görmek dileğiyle.

Zeynep

7 Comments

  1. ımm kadeh olayını bılmıyordum yenı ogrendım …cok sey varmıs ogrenecek coookkk

    • Tulincim gercekten ogrenecegimiz cok sey var. Ben her yazida, her blogda, her mailde farkli birsey ogreniyorum. Her anne farkli, her bebek farkli, o yuzden ogrenilenler sinirsiz…Bakalim biz nasil olacagiz :))

  2. Mucukk :)

  3. SÜPERSİN SEN:)

    • :)) Ben değil, emzirme rehberliği süper, yardım edebilmek süper!

  4. Zeynepcigim,
    Ne guzel yazmissin. Kalemine saglik. Benden bahsedip beni de onore etmissin :) Arkadasinin emzirme tecrubesinin her gecen gun daha da iyiye gidecegine ben de inaniyorum. Hele de senin gibi onu gonulden destekleyen bir arkadasi oldugu surece. Cogumuzun ihtiyaci olan tek sey birazcik moral destegi zaten. Gerisini yapmayi vucudumuz cok iyi biliyor zaten.

    Sevgiler,
    Sureyya

    • Süreyya’cığım, senin yazıların bambaşka! Gönderdiğimde arkadaşım da bayılmış, gözleri dolmuş okurken. Hormonlarım çoştu okuyunca dedi :) Ben de onun çok daha iyi olacağını biliyorum. Yazımı beğenmen de ayrıca çok mutlu etti beni. Sevgiler…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir