Bir doğumun ardından

Posted by on Oca 11, 2011 in Blog, Emzirme | 1 comment

Çocukluk arkadaşım dün gece doğum yaptı. Zaman ne çabuk geçti dedim hastane yolunda, daha 11 yaşındaydık, ne zaman büyüdük de anneliğe terfi ettik…
Paylaşmak istediklerim doğum ve ilk günkü emzirmeyle ilgili gözlemlerim. (Artık gözlemleme konusunda uzman oldum sayılır, bir de uygulamaya geçsem fena olmayacak :))
Plasenta eskimesi ve 40.haftanın dolmasına rağmen bebeğin rahat rahat yerinde durması ve doğmaya teşebbüs etmemesi sebebiyle dün sabah 07.30 da suni sancı ile başlayan doğumu, gece 00.16 da minik oğlunun dünyaya merhaba demesiyle mutlu sona erdi. Çok yorulmuş, çok ağrı çekmiş ama doktoru da o da yılmamış ve normal doğum için çok çaba sarfetmişler.(Bu zamanda böyle doktoru alnından öpmek lazım) Kafadan değil yüz üstü gelen bebeğin boynuna kordon da dolanmış ama doktor sağlıklı bir şekilde doğurtmayı başarmış. Sonuçta tüm çabalar, telaşlar, ağrılar yerini saşkınlıkla karışık bir mutluluğa bırakmış.

Hastaneye girdiğimde bebek de anne de iyiydi. Oğlumuz uyuyordu, yorgun savaşçı annemiz dinleniyordu. Annenin özel bölümü vardı odada. Rahat emzirememe durumu oluyor kalabalık ve açık odalarda. Anne memesinin göründüğünü mü düşünsün, bebeğini emzirmeye mi çalışşın. Etraftakilerin bakış ve yorumlarıyla zaten zor olan durum açık odada daha da zor bir hal alıyor. Perde de yetmiyor zira zırt pırt açılıp kapatılıyor. Neyse bizim odamız rahattı o anlamda. Ama emzirme seansı yine de zorluydu. Durum aynen şuydu: Anne zaten bebeğiyle yeni tanışmış, nasıl tutacağını bilmiyor, bebek o kadar narin ki memesini verene kadar ya ağlıyor memeyi almıyor ya da tam istediği pozisyonu bulana kadar anne sıcaktan ve tepesine 20 kişinin toplanıp ‘aldı mı, çekiyor mu’ demesinden ve memesine dokunup bebeğin ağzına sokmaya çalışmasından fenalık geçiriyor ve emziremiyordu. Bu durumda ben ne yaptım? Çaktırmadan herkesi dışarı çıkarttım, arkadaşımı  rahatlattım, ona su içirdim, üzerindeki pikeyi aldım, derin nefesler aldık, bebeği dikkatlice en rahat ettiği pozisyona getirdim – ki bu bizim oğlanda dik ve çapraz şekilde sağ göğsü emiyorsa ayakları sol tarafa sarkacak şekilde anneye paralel ve çapraz durduğu pozisyondu- ve bol bol moral verdim “senin sütün var ve çok güzel emzireceksin, bebeğin de alıyor bak, yavaş yavaş, sıkma kendini, rahatla” diye diye. Ve başardık. Bebek ben orada bulunduğum 5 saat boyunca 2 göğsü de 2 şer kere emdi. Memenin ilk değerli sütleri boşaltılmış oldu. Sonra bebeği göğsünde uyudu, ben de arkadaşımın yemeğini yedirdim, “yarasın, süt yapsın arkadaşıma” diye diye. Çıkarken bana söylediği herşeyden değerliydi. “canım arkadaşım sen olmasan yapamazdım, iyi ki geldin…” Evet canım, iyi ki geldim ve seni mutlu edebildim, daha ne isterim? Ben milyon tane hediye alsam ne ben ne o bu kadar mutlu olmazdık, bebeğimizi ilk günunde annesinin sütüyle doyurduk ve bunu ikimiz başardık, bundan daha güzel bir paylaşım olabilir mi…

One Comment

  1. ay ne guzel bır hıkaye buuuu -Tulin

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir