Annelerden Sütlü Tarifler – 195

Posted by on Eki 6, 2014 in Blog, Emzirme | 0 comments

Bugün Instagram sayesinde tanıdığım çok tatlı bir anne konuğum var, sevgili Burcu. Lokum bir kızı var, ismi Lina.

Lina doğduğundan beri Burcu’yla mesajlaşıyoruz. Zor süreçlerde birbirimize destek olmaya çalışıyoruz. Burcu’ya sütlü tarifler sorularını gönderirken dedim ki, ister sorulara yanıt ver, ister uzun uzun yaz içini dök. İkinciyi tercih etmiş ve uzun uzun yazmış hikayelerini:

Lina ilk emme denemesini her yenidoğan gibi hastanede yaptı, hemşirelerin de yardımıyla memeyi tutabildi, fakat eve geldiğimizde durum hiç de öyle olmadı. Emzirme danışmanından ve hemşirelerden evde de destek aldım ama ben bir türlü beceremiyordum memeyi ağzına sokmayı, minik bir bebek olan Lina da maalesef kendi beceremedi. O lohusa kafasıyla “lütfen emsin tek isteğim bu” diye çok gözyaşı döktüğümü biliyorum. Sütüm de oldukça fazla gelmeye başlayınca ne yapacağız, sağma ve biberonla besleme rutinine geçtik.

Bayağı bir üretim zinciri vardı evde. 2 saatte bir ben sağıyorum o esnada bir önceki saatte sağılmışlarla Lina besleniyor, sonra herşey sterilizasyona gidiyor ve kısa süre içinde bunlar tekrarlanıyor. İlk 1 hafta eşim de evde olduğu için geceleri yatakta birimiz sağar birimiz beslerdik, böyle çok komik bir fotoğrafımız var fakat paylaşamayacağım :) Bu sistem 1 ay kadar devam etti. Lina’yı herhangi biri besleyebildiğinden ben arada nefes almak için gayet rahat dışarılara çıkıyordum. Sonra bir gün tavsiye üzerine silikon meme ucu ile emzirmeyi denedim ve bu şekilde emzirebildim. O gün bu gündür emzirmek benim için bir yaşam biçimi. Fakat bu yeni yöntemle bir emzirme seansı minimum 45 dk sürüyordu ayrıca strerilizasyon başlı başına bir işti ve tabiki özellikle dışarda bir yandan çocuğu tut bir yandan üstünü ört, arada meme ucunu düşürmeden yerleştir gibi işler son derece zahmetli oluyordu. Kısacası bu kısmı sevmedim ve tam hatırlamamakla beraber ama yaklaşık 3 aylıktan hemen önce gibi bir gün aa unuttuk ne zamandır denemiyoruz bakalım emecek mi dedik ve baktık ki Lina büyümüş de emebiliyormuş. İlk hafta bir miktar bocalaması oldu çünkü meme ucuyla o kadar uzun sürmesinin sebebi zaten azar azar geliyor olmasıydı, çıplak memeye alışık olmayan çocuğum bir süre dengeleyemedi  birazcık kustu ama alıştı hem de ne alışmak, tam bir meme bağımlısı kendisi.

Burada çok çok önemli bir notum var! Meme ucuyla emzirebilmeye başlayınca biz biberonu unuttuk. Gerek görmedik, nasılsa anne vardı, emzireceğim bağ kuracağım diye yanıp tutuşuyordu. Ama ne oldu 2,5 aylıkken bir akşam üstelik benim doğumgünüm akşamı yemeğe çıkalım dedik. Birkaç gün öncesinden de biberon verelim arada ki sürpriz olmasın dedik ama oldu. Biberon bir daha hiç almadı Lina, ne benim sütüm ne mama ne su, hiçbirşey. Bu ne demek; ben Lina’yı hiç kimseye bırakamadım, akşamları geçtim gündüz bile maksimum 2-2,5 saatti evden çıkış-eve varış sürem. Katı gıdaya geçişimiz de çok sıkıntılı oldu. Lina o kadar memeci ve anneci oldu ki kaşıkla beslenmeyi, başka gıdaları hep reddetti. Hala daha çok zorlanıyoruz, kilosu alt sınırlarda gidiyor. O yüzden biberonu hep verin, hatta başkası versin, anne sütü olur, mama olur hiç farketmez. Mama vermek dünyanın sonu değil, anne sütü tabii ki çok özel ama Lina da kolay hastalanan bir bebek mesela yaklaşık 9,5 ay sadece anne sütü almış olmasına rağmen. Evet ben de emziremediğim için çok ağladım ilk ay ama bugüne kadar birçok kez emzirmenin bana getirdiği birtakım yüklerden ötürü de çok ağladığım oldu. Bu sebeple en büyük tavsiyem biberon ve arada bebeği başkasının da beslemesi.

İlk 1 aydan sonra, sarılık riski de kalkınca ben Lina’yı uyandırmazdım beslenme için, eğer doktor izin veriyorsa, sağlıkla ilgili bir durum yoksa bunu da tavsiye ederim. Aç olsalar uyanırlar diye düşünüyorum. Uyuyan çocuğu uyandırmak delilikle eşdeğer bence :) Bunu işler değişip gecede 10 kez kalkınca anladım.

Ben çok şükür sütü bol bir anneydim hatta süt annesi olduğum ikiz kızlarım bile var ne mutlu bana. Bunun için çok birşey yapmadım fakat bence en önemli şey su, bol bol su. Humana’nın çayını ve 6 aydan sonra GNC nin bira mayası tabletlerini kullandım. Faydasını da gördüm. Tabii ki yediklerime dikkat ettim, sağlıklı şeyler yemeğe özen gösterdim. İşe başlayınca yani Lina 9,5 aylıkken takviye kullanmayı bıraktım.

Lina şu an 16 aylık olmak üzere ilk günden beri gece emerek uykuya geçiyor ve tabii ki bazen 1 bazen 3 bazen 5 kere uyanıyor ve sadece tekrar emerek uykuya geri dalabiliyor. Bu uyanış saatleri ve sıklığı hiçbir zaman önceden bilinemediğinden ben hala daha o uyuduktan sonraki saatlerde ev dışında birşey yapamıyorum.

Artık meme kesmeyi konuşuyoruz fakat bu kadar bağlı bir çocuğu incitmeden nasıl yapacağım bulamadım. O yüzden beklemedeyiz. İstiyorum ki kendi bıraksın, ya da biraz konuşmaya başlarsa bunu iletişimle çözelim. Şimdilik 18. aya kadar bu konuyu kapattık. Emmek bir bebeğin 1 numaralı ve en doğal hakkı. Emerken nasıl mutlu olduğunu, rahatladığını, sakinlediğini, bir nevi şarj olduğunu gördükçe onu zorlamaktan, radikal hareketker yapmaktan bir o kadar uzaklaşıyorum. Çok ufak denemelerim oldu ve sert tepkiler verdi bu sebeple de hazır olmadığını düşünüyorum.

Ve evet akşam banyodan sonra odasına girip ışıkları kapatıp uyku emmesini yaparkenki o sessizlik, o sükunet, o ikimiz hali çok güzel. Tabii ki beni zorladığı, uyumadığı, odasından 1 saatten önce çıkamadığım geceler de çok oldu/oluyor veya uykumun gecede 5 kere bölünmesinden ötürü yeter diye isyan ettiğim de. Ama ben sanırım o ikimize özel birşey olma hissini de çok seviyorum bir yandan, zaten seviyorum ki bırakamıyoruz. Bunda benim de etkimin olduğunu biliyorum.

İşte Lina’yla benim halen yaşanmakta olan ve vakti geldiğinde umarım güzel sonlanacak emzirme hikayem bu. Yeni annelere bol süt ve iştahlı bebeler dilerim.

Burcu’yu ve Lina lokumunu Instagram’dan takip edebilirsiniz.

burcu lina

Annelerden Sütlü Tarifler’e desteği için sevgili Burcu’ya çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler, bol sütler

Zeynep

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir