Ah Kestane Ah!

Posted by on Oca 22, 2013 in Blog, Hamilelik | 7 comments

Dün erken uyanınca ve pırıl pırıl havayı görünce trafiğe takılmadan sahilde bir kahvaltı edelim, sonra da Bebek’te yürüyüş yapalım istedim. Murat da haftasonu araba kullanmak istemiyor, buralarda takılsak dedi, ama ben kullanırım deyince kıramadı. Gittik mis gibi dışarda kahvaltı ettik, arkasından Bebek’te arabayı park etmek için ara sokaklardan birine girdik.photo 1

Buraya kadar herşey harika.

Biraz hassas bir yere parkedince sokağın biraz ilerisine bakayım dedim daha iyi bir yer var mı, şimdi biri sürtmesin, burnumuzdan gelmesin. Sokakta bakınırken uslu uslu oturan bir köpek dikkatimi çekti. Tasması sallanıyordu kemik şeklinde. Cins bir köpek. Günaydın dedim gülerek. Tanısam tanımasam hep köpeklerle konuşurum çocukluğumdan beri. Sanki benden sana zarar gelmez demek isterim. Biraz ilerlememe kalmadı bir apartmanın bahçesinde bağlı olan bir köpek havladı. Uslu uslu oturan o köpek de ayaklanmış, arkamdan gelmiş meğer, farkında değilim, bacağımda bir acıyla bağırdım. Arabaya doğru yürümeye başladım elim ayağım titreyerek. Köpeğe dönüp bakamadım bile. Hemen Amerikan Hastanesi’ne gidelim dediğimi hatırlıyorum. Sinirlerim bozuldu, ağlıyorum. Isırık küçük ama bacağım yanıyor, kanama yok, kuduz aşısı olunur mu olunmaz mı fikrim yok, doktoruma da o anda hemen ulaşamadım. Beni aldı bir ağlama, gitmiyor.

photo 2Acildeki doktor aşıya gerek yok derinin içine diş geçmemiş, isterseniz Şişli Etfal’e gidin sadece orada yapılıyor, gerek görürlerse yaparlar dedi. İçim bir rahatlıyor, bir daralıyor. Gerek yok dediler ama acaba var mıdır? Her aşının bir yan etkisi vardır gereksiz yere yaptırmayın diyen doktorun yanından çıktık. Ben de gereksiz ilaç, gereksiz aşı istemem. Ama içim içimi yiyor. Şişli Etfal’e gittik. Bekletmeden hemen aldılar. Enfeksiyon bölümündeki doktor da aşıya gerek yok dedi, kendi doktorunuz da görsün içiniz rahat etmezse gelin yaparız dedi.
Kayınvalidemin yakın bir arkadaşı aynı sokakta oturuyor, onu aradık köpeği sordurduk, bakımlı dediler, aşıları tam dediler. İçimiz biraz daha rahatladı. Kanyon’da bir yemek yedik ,kafam dağıldı. Bu arada açıp açıp bacağıma bakıyorum. Bir değişim var mı diye. Akşam oldu içimdeki kurtlar kulağıma, aşılı olduğundan emin ol, var dediler ama süresi geçmiştir belki diyor. Sabah yoga dersimi iptal edip köpeğin peşine düşmeye karar veriyorum.
Bir de haftalardır beni arayan ve kayıt yapmak için çağıran Aile Sağlığı Merkezi’ne uğrayayım diye düşünürken uykuya daldım. Bölük pörçük hemen sabah olsun tadında bir uykudan uyanıp hemen gittim. Oradaki hemşire de gerek yok dedi. Tetanoz aşı kartımı da gösterdim, 2009’ta kolumu yarmıştım dikiş atılmıştı ve 3 doz tetanoz olmuştum. 2014’e kadar koruyormuş beni. Ona da gerek olmayınca köpeğin peşine düşmek üzere Bebek’e gittim. Orada çok cici sahipleri olan Vanesserie diye bir pastane gördüm. Sokağa yalnız giremiyorum, köpekle yalnız yüzleşmek istemiyorum. Sağolsunlar yardımcıları olan bey benimle geldi. O önden ben arkadan. Köpeği gördüm kemik tasması sallanıyor, hemen tanıdım. Tasmasının arkasında bakan hanımın telefonu varmış, hemen aradım. Hiç merak etmeyin her türlü aşısı var ev köpeği kadar güzel bakılıyor dedi. Sokağa atılan bir köpek, insanlardan çok zarar görmüş, arada böyle hırçınlaşıyor dedi. Bakan hanımın evinde de köpeği varmış, buna gönüllü bakıyor, aşılarını düzenli yaptırıyormuş. Veterinerinin telefonunu verdi onunla da konuştum, aşı defterini istedim. Kimliğini ve aşı defterini gönderdi. İsmi Kestane’ymiş. Ah Kestane ah! Ben sana ne yaptım da sinsice geldin arkamdan ısırdın?

photo-18Ve doktoruma doğru yola çıktım, o da görsün son kez. Küçük bir ısırık ama midem bulandı bir kere. O da rahatla, hiç gerek yok aşıya, sen bana güven deyince tamamen rahatladım. Ve konuyu bu kadarla kurtulduğumuz için şükrederek kapattım.
Huzursuz oldum, ağladım çünkü sinirlerim bozuldu. Neden her yazı yüz tane köpekle iç içe geçen 30 senede olmadı da hamileyken başıma geldi? Ya aşı gerekliyse ve ben olmadıysam? Ya başka bir mikrop geçerse? Ya gereksiz yere olursam ve aşı bebeğime bir zarar verirse… gibi gibi sorular dolandı durdu aklımda, ama sonunda doktorların önerileri ve köpeğin belgeleri sonrası rahatladım.

Neler öğrendim:

– Uslu muslu demeyeceksin, hamileyken sokak köpeklerinin yanına yanaşmayacaksın. Risk almaya hiç gerek yok.

– Konu ne olursa olsun için rahat değilse birkaç doktora danışacaksın.

– Ve kesinlikle sağlıkla ilgili internetten yazılar okumayacaksın, köpek ısırması diye yazıp biraz okuma hatasını yaptım, pişmanım!

– Kedi veya köpek ısırmalarında kuduz riski olsun olmasın ilk iş beyaz sabunla bolca köpürterek yıkayacakmışız. Beyaz sabun kuduz mikrobunu ve diğer mikropları hemen öldürüyormuş. Alkol, kolonya sürülmemeliymiş, onlar mikropları oldukları yere sabitliyormuş.

– Kuduz riski varsa – ki İstanbul’da artık kuduz aşısı olmayan köpek yok dedi Aile Sağlığı Merkezi’ndeki hemşire – kuduz aşısı olmak gerekliyse hamilelikte de yapılabiliyor. Hatta tetanozu da birlikte yapıyorlar. Kuduz aşısı sadece kuduz merkezi olan devlet hastanelerinde yapılıyor, özel hastanelerde ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde yapılmıyor. Tetanoz ise yapılıyor. Hiç tetanoz olmadıysanız 24-28.haftalar arasında yapılması öneriliyor.

Doktorum her hamilenin bir vukuatı olur, senin de nazar boncuğun bu olsun dedi. Olsun bakalım =) Allah tüm hamileleri ve bebişlerini korusun.

7 Comments

  1. Canım çok gecmis olsun:(

  2. Bununla geçmiş olsun :( Ben de hayvan milletine güvenemediğim için çok çok sevmeme rağmen bir tane bile sokak kedisini sevmemiştim hamileliğim boyunca.

    • Cok tesekkur ederim, ben de hiiic yanasmiyorum artık =(

  3. ayy cok gecmiş olsun zeynepcim

  4. Çok geçmiş olsun Zeynep :(

  5. çok geçmiş olsun.ben de karnım burnunda hamlieyken küt diye sandalyeden düşüp hem eywah düştüm diye panik olmuş hem de sandalyenin demiri bacağımı çizdiği için tetanoz aşısı olmuştum.hayatımda ilk kez sandalyeden düşüşümdü:)

Trackbacks/Pingbacks

  1. Sevgili Günlük – 24 ve 25.Hafta | LeiLeo Blog - [...] da tatlıya düşkün olmam. Ben tuzlularımla mutluyum =) 24.haftamızı eğer okuduysanız köpek ısırması vukuatıyla bitirdik. Belki de bu olay…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir